hoşlanıyor ile cümle

hoşlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Eu nunca estava ciente dos sentimentos estranhos... dentro...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Hon älskar söta stjärnor och sushi- ... älskande attraktiva basebollspelare.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Ich war nie bewusst, die seltsamen Gefühle... innen...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Jeg var aldrig klar over de mærkelige følelser... inde...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Miluje krásné hvězdy a kimbap-milující, přitažlivé baseballové hráče.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.N-am fost conștient de sentimentele ciudate... în interiorul...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Nigdy nie byłem świadomy dziwnych uczuć... wewnątrz...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Nikdy jsem nebyl vědom podivných pocitů... uvnitř...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Nikdy som nebol vedomý podivných pocitov... vnútri...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Obožuje srčkan zvezde in suši- ... ljubeče privlačne baseball igralcev.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Soha nem voltam tisztában a furcsa érzések... belül...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Ze houdt van schattige sterren en sushi- ... liefhebbende aantrekkelijk honkbal spelers.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Ήμουν ποτέ επίγνωση των περίεργα συναισθήματα... μέσα...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Её нравятся звёзды спорта, и она любит кимпаб.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Харесва готини бейзболисти, обичащи кимбап.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Я ніколи не був обізнаний про дивних почуттях... всередині...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.הייתי מודע לתחושות המשונות... בפנים...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.تحبّ النجوم اللطيفة وتحب الكيمباب ولاعبوا البسبول الودودين الجذّابين
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.لم أكن مدركة لـ المشاعر الغريبة بالداخل
Kimden daha çok hoşlanıyorsun?Kit szeretsz jobban?
Kimden daha çok hoşlanıyorsun? Profesörümün ilk aşkın olduğunu biliyorum.اخبريني من تحبين؟ اعلم ان الاستاذ نام كان حبك الاول
Kimden daha çok hoşlanıyorsun?Qui aimez-vous le plus ?
Kimden daha çok hoşlanıyorsun?Πες μου ποιος σου αρέσει;
Kimden mi hoşlanıyorum? İkisinden de hoşlandım.سألتني من احب؟ احبهما كلاهما
Kimden mi hoşlanıyorum?Kit szeretek jobban?
Kimden mi hoşlanıyorum?Qui aimez-vous le plus ?
Kimden mi hoşlanıyorum?Ποιος μου αρέσει πιο πολύ;
Kimse görevlendirmedi. Ondan çok hoşlanıyorum sadece.Je fais ça parce que je l'adore.
Kimse görevlendirmedi. Ondan çok hoşlanıyorum sadece.Không ai bảo cả, chỉ vì tôi thích cô ấy quá thôi.
Kimse görevlendirmedi. Ondan çok hoşlanıyorum sadece.L'ho fatto perché lei mi piace tantissimo.
Kimse görevlendirmedi. Ondan çok hoşlanıyorum sadece.Senki Én csak nagyon szeretem.
Kimse görevlendirmedi. Ondan çok hoşlanıyorum sadece.لا أحد أنا فقط معجب بها
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Cuando estaba en preparatoria amaba programar computadoras pues me gustaba el flujo lógico de eventos.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.In der High School habe ich gerne programmiert, denn ich mochte die logische Abfolge von Ereignissen.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Keď som bol na vysokej, rád som programoval počítače, takže som mal akosi rád ten logický tok udalostí.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Khi tôi còn ở trung học, tôi thích lập trình máy tính, vì vậy tôi phân loại các dòng sự kiện có vẻ logic.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Kiedy byłem w szkole średniej, uwielbiałem programowanie, lubiłem logiczny przebieg zdarzeń.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.고등학교때 저는 컴퓨터로 프로그램을 짜는 것을 좋아했고 사건발생의 논리적 흐름같은 걸 좋아했습니다.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Quand j'étais au lycée, j'adorais programmer des ordinateurs, j'aimais la suite logique des événements.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.Όταν πήγαινα στο γυμνάσιο, λάτρευα να προγραμματίζω υπολογιστές, έτσι μου άρεσε η λογική ροή των γεγονότων.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.В старших классах мне очень нравилось программирование, меня привлекал логический ход событий.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.כשהייתי בבית ספר תיכון, אהבתי לתכנת מחשבים, כך שבעצם אהבתי את הזרימה ההגיונית של ארועים.
Lisedeyken bilgisayarlarda program yazmayı seviyordum, yani olayların mantıksal akışından epey hoşlanıyordum.イベントの論理的な流れが好きでした それに、外科医かなにかになることに非常に興味が
Manolé'in kızından hoşlanıyor musun?Iti place Manolé pe fiica?
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Adoro l'arte di Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Eu gosto mesmo da arte de Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Ich liebe Mantegnas Werke.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Ik ben dol op de kunst van Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Îmi plac picturile lui Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Jag gillar verkligen Mantegnas målningar.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.J'aime beaucoup l'art de Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Jeg kan virkelig godt lide Mantegnas kunst.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.정말 좋아하고, 만테냐의 작품도 정말 좋아하고,
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Mám rád Mantegnovy obrazy,
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Me gusta mucho el arte de Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Nagyon tetszenek Mantegna művei.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Naozaj sa mi páči Mantegnovo umenie.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Res so mi všeč Mantegnajeva umetniška dela.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Saya sangat menyukai karya seni Mantegna.
Mantegna'nın sanatından gerçekten hoşlanıyorum.Tôi thực sự thích nghệ thuật của Mantegna.

İlgili Sayfalar