hoşlanıyor ile cümle
hoşlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.J'ai adoré quand il parlait de cet autre monde qui est tout près de celui-ci.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.저는 이들이 기존과는 또 다른 세상에 대해 이야기할 때 정말 좋았어요
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Me encanto cuando el hablo acerca de otro mundo al lado de este.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Mi-a plăcut când el a vorbit despre această altă lume care e lângă lumea noastră.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Mi è piaciuto quando (lui) parlava di questo altro mondo, che conviveva accanto al suo.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Saya senang ketika dia berbicara tentang dunia lain yang bersebelahan dengan dunia ini.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Tôi thích khi anh ấy nói về một thế giới khác bên cạnh thế giới này.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.V-dayで出会った彼らを
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Много ми хареса, когато той говореше за другия свят, който е точно до нашия свят.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.Я обожала, когда он говорил о том ином мире совсем рядом с этим.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.אהבתי את ההרצאה על העולם האחר.
Kendi dünyasının hemen yanındaki diğer dünyadan sözetmesinden çok hoşlanıyordum.أحببت حديثه عن هذا العالم الآخر الذي بجانب هذا العالم .
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.A lei piace fare quelli che chiama computer di carta.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Cháu rất thích làm thứ mà cháu gọi là máy tính xách tay bằng giấy.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Dia sangat suka membuat apa yang dia sebut laptop kertas.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Ela gosta de fazer o que ela chama "portáteis de papel".
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Ella disfruta haciendo lo que llama portátiles de papel.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Elle aime faire ce qu'elle appelle des ordinateurs en papier.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Ihr macht es Spaß, wie sie es nennt, Papier-Laptops zu basteln.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Îi place să facă ce numește ea computere din hârtie.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.그녀는 그녀가 종이 랩탑이라 부르는 것을 만들기를 좋아합니다.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Rada vyrába také papierové laptopy.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Ráda vyrábí to, čemu říká papírové laptopy. (Smích)
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Szeret ilyen papír-laptopokat készíteni.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Uwielbia tworzyć "papierowe laptopy".
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Ze maakt graag wat zij papieren laptops noemt.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Της αρέσει να ζωγραφίζει χάρτινους υπολογιστές.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.Она делает такие вещи, которые она называет бумажными лаптопами.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.(смях)
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.היא אוהבת לבנות מה שהיא מכנה מחשבים ניידים מנייר.
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.انها تحب صناعة ما يمكن ان نسميه " الكمبيوتر الورقي "
Kendisi "kağıttan dizüstü" dediği şeyler yapmaktan hoşlanıyor.(会場:笑い声)
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Ai anumite gusturi, îți plac anumite lucruri.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Anda mempunya rasa tertentu, bahwa anda menyukai hal-hal tertentu.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Je hebt een bepaalde smaak, je houdt van bepaalde dingen.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.여러분이 특정한 것을 좋아하는 특정 취향을 가지고 있다는 것입니다.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Man hat einen gewissen Geschmack, man mag bestimmte Dinge.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Masz określony gust, lubisz pewne rzeczy.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Máte určitý vkus, a máte rádi určité věci.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Máte určitý vkus, máte radi isté veci.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Meghatározott ízlésed van, adott dolgokat kedvelsz.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Passamos a ter certos gostos, a apreciar determinadas coisas.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Que uno prefiere ciertas cosas, que le gustan determinadas cosas.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Si hanno certi gusti, di sicuro piacciono certe cose in particolare.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Vous avez un certain goût, vous aimez certaines choses.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Έχεις συγκεκριμένα γούστα, σου αρέσουν συγκεκριμένα πράγματα.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.Имате определен вкус, харесват ви определени неща.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.У вас есть определенный вкус, поэтому вам нравятся определенные вещи.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.У вас є визначені смаки, вам подобаються певні речі.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.יש לכם טעמים מסויימים, שאתם אוהבם דברים מסויימים.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.لديك ذوق معين، وتحب أشياء معينة.
Kesin bir damak tadınız var belirli şeylerden hoşlanıyorsunuz.そのような嗜好があるからです 奇妙な事に
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Ama a las estrellas y Kimbap ama a los jugadores de béisbol atractivos.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Avec Suh Boeun qui est là-bas...
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Cô ấy yêu những ngôi sao xinh xắn và món sushi mình làm cho các cầu thủ bóng chày
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Dia mencintai bintang-bintang lucu dan sushi- ... Mencintai pemain bisbol menarik.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Dia mencintai bintang-bintang lucu dan sushi- ... Mencintai pemain bisbol menarik.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Ella ama las estrellas lindos y cariñosos... sushi-jugadores de béisbol atractivos.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.Elle aime les jolies stars, le kimbap et les beaux joueurs de baseball.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.En ollut koskaan tietoinen outoja tunteita... sisälle...