hoşlanır ile cümle
hoşlanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Krem şantiden hoşlanırım.I like whipped cream.
Sami sohbet etmekten ve insanlarla küçük konuşmalar yapmaktan hoşlanırdı.Sami liked to chat and make small talk with people.
Tom dondurma yemekten hoşlanır.Tom likes to eat ice cream.
Sami çizgi pornodan hoşlanır.Sami likes anime porn.
Tom ve Mary, Boston'dan gerçekten hoşlanırlar.Tom and Mary really like Boston.
Maymunlar muzdan hoşlanır.Monkeys like bananas.
Tom ve ben birlikte vakit geçirmekten hoşlanırız.Tom and I like spending time together.
Tom plaja gitmekten hoşlanır.Tom likes going to the beach.
Tom basketbol izlemekten hoşlanır.Tom likes watching basketball.
Tom yabancılarla konuşmaktan hoşlanır.Tom likes talking to strangers.
Tom klasik müzik dinlemekten hoşlanır.Tom likes listening to classical music.
Tom ilgi odağı olmaktan hoşlanır.Tom likes to be the center of attention.
Tom hokeyden hoşlanır, değil mi?Tom likes hockey, doesn't he?
Tom spordan hoşlanır, değil mi?Tom likes sports, doesn't he?
Tom kendinden bahsetmekten hoşlanır.Tom enjoys talking about himself.
Bowling oynamaktan hoşlanır mısınız?Do you enjoy bowling?
Ispanaktan hoşlanırım.I like spinach.
Beyzboldan başka hangi sporu oynamaktan hoşlanırsınız?What sport other than baseball do you like to play?
Sakın domuzlarla güreş tutma. Hem kirlenirsin hem de domuz bundan hoşlanır.Never wrestle with pigs. You both get dirty and the pig likes it.
Fransızca kitap okumaktan hoşlanır mısınız?Do you enjoy reading books in French?
Caz dinlemekten hoşlanırım.I enjoy listening to jazz.
Tom yürüyüşe çıkmaktan hoşlanır.Tom likes going for walks.
O, yaramazlık yapmaktan hoşlanır.He likes mischief.
Kadınlar dominant erkeklerden hoşlanır.Women like dominant men.
Gizemli olmaktan hoşlanır.He likes to be mysterious.
Kızlar bundan hoşlanır. Nasıl bildiğimi sorma.Girls like that. Don't ask how I know that.
Tom açık havada vakit geçirmekten hoşlanır.Tom likes to spend time outdoors.
Tom dışarıda vakit geçirmekten hoşlanır.Tom likes to spend time outdoors.
Çocukken hayvanlardan ve çiçeklerden hoşlanırdı.As a child, he liked animals and flowers.
Toraman (Eudes): "Çok güçlüdür ve arkadaşlarının burnuna vurmaktan hoşlanır."Eudes : "He's very strong and likes to punch our friends on the nose."
Şanina ılımlı giyinir ve voleybol oynamaktan hoşlanırdı.Shanina dressed modestly and liked to play volleyball.
Sevgisini göstermekten hoşlanır.They declare their love.
Eski Mısır toplumunun varlıklı sınıfları, ayrıca tekne gezileri ve avcılıktan hoşlanırlardı.The wealthy members of ancient Egyptian society enjoyed hunting and boating as well.
Gary onu bulur ve ondan hoşlanır ve çıkmaya başlarlar.Gary liked it, so they went off and did it.
Aynı zamanda şehirde halkın arasında kimliğini açıklamadan dolaşmaktan hoşlanırdı.He also enjoyed roaming around the city among the population, without acknowledging his identity.
Roger Radcliffe ondan hoşlanır.I don’t like that Roger Corman does that.
"Devletlerden hoşlanırım, bu konuda dürüst olmak gerekir" dedi."I enjoy the States, to be quite honest about it", he said.
Daha çok rock müzikten hoşlanır.He prefers rock music.
Önceden Öykü'den hoşlanırdı, ama sonra ona nefret etmeye başladı.He used to love it, but now it overwhelms him.
Travis ve Connor şakacılardır ve en çok eşek şakalarından hoşlanırlar.Pepper has a crush on him, and they both love funny, good jokes.
Sheen'den hoşlanır.Fine likes Shade.
Suki'den hoşlanır.I like sumo.
Grósz avlanmaktan ve balık tutmaktan hoşlanırdı.He also liked to hunt and fish.
Perişan köyün acı çekmesini izlemekten hoşlanır.She enjoys watching Leslie hurt people.
Önüne gelen her kadından hoşlanır.He likes to appear right in front of everyone.
Hayatını ve hayattaki her şeyden hoşlanır.I appreciate everything about life.
Brick'ten hoşlanır.Brick agrees.
Onların genç oğlu Jeff, Meg'den hoşlanır.Their teenaged son, Jeff, takes an interest in Meg.
Bu arada hemen hepsi baldan hoşlanır.Because we all love ballads so much.
Kim'den hoşlanır.Tom Tom Mag.
İlk görüşte Ahmad ve Elly birbirlerinden hoşlanırlar.In addition, Michael and Abby do indeed love one another.
Para harcamaktan hoşlanır.He only cares about money.
Kitap okumayı ve film izlemekten hoşlanır.She likes reading novels and watching movies.
İyi Fransızca konuşur ve batı müziğinden hoşlanırdı.He speaks English and does not like opera music.
Birçok kişi ondan hoşlanır.A lot of people like it ...
İstemediği bir evlilik yapan Güzel (Selen Seyven) de Sadık'tan hoşlanır.As desired, what is being desired is truth for him who (represents) the best truth.
Bobby'den hoşlanır ve her zaman onu öper.She cares about him and too often babies him.
Kendisiyle konuşulmasından çok hoşlanır.He really enjoys being with him.
Birbirlerinden hoşlanırlar ve ilişkiye girerler.It matters if they love each other and have fun with each other.
Bayan Bellum'dan hoşlanır.Likes Mabel.