hoşlanır ile cümle
hoşlanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ördeklerden ve turtalardan hoşlanır.She loved Keats and cigars.
Biraz da Numara 5'ten hoşlanır.Just A Little Bit 5.
"Hangi cinsiyetle yatmaktan hoşlanırsın?"What gender do you like to sleep with?
Seni anasını *** kim hükümetten b-k çalmaktan hoşlanır?What do we want? What do we want !?
Gün sonunda dalga geçip gülmekten hoşlanırlar.At the end of the day they like to muck around and have a bit of a laugh.
Bazı kızlar süper kahramanlardan hoşlanır, bazı kızlar prenseslerden hoşlanır.Some girls like superheros, some girls like princesses
Bazı oğlanlar süper kahramanlardan hoşlanır, bazı kızlar,Riley: Some boy like superheros, some girls,
Bazı oğlanlar prenseslerden hoşlanır...Some boys like princesses...
Fakat aynı zamanda 'tartışma' hakkında düşünmekten de hoşlanırım.But I also like to think a lot about arguing.
Neden hoşlanırdım?What would I love?
Bazı moleküller kille etkileşmekten hoşlanır.Certain kind of molecules like to associate with the clay.
Daha sonra izleyeceğiniz bale virtüözlerinden ve step dansçılarından çok hoşlanırız.We delight at ballet virtuosos and tap dancers you will see later on.
Eğer JiHoo SeoHyun yerine ilk önce seninle karşılaşsaydı o zaman o senden hoşlanırdı kesinlikle.I'm certain if Ji Hoo had met you first, he would have fallen for you.
Ben olasılıklar için neler yaptığımı düşünmekten hoşlanırım.I like to think of what I do as a probability wave.
Biz birşeyler inşa etmekten hoşlanırız.We like to build things.
Biz bazı şeyleri birbirinden ayırmaktan hoşlanırız.Then we like to take things apart.
Kızlar en iyi bundan hoşlanır.Girls like that the best.
Hindistan'da bizim hükümet yapımız hakkında şikayet etmekten hoşlanırız.In India we often love to complain about our government bodies.
Bunların meraklıları ilk halinden hoşlanır.Real manias Iike 'em in their virgin state.
Eğer biri sana senden hoşlandığını söylüyorsa sen de ondan mı hoşlanırsın?If someone says they like you, then you just like them like that too?
Nelerden hoşlanır bunu bile bilmiyorum.I don't even know if she likes that.
Ödevlerimi bitirmekten hoşlanırdım.I liked getting my work done.
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Quick! Some people like the journey of 'Ah, I go.' and 'Ah, yes, check it out and enjoy'.
Birbirimizi severdik, aynı şeylerden hoşlanırdık.We liked each other; we liked the same kind of things.
Bazen ben kazanırdım, ama çoğunlukla o kazanırdı, ikimiz de bunlardan hoşlanırdık.Sometimes I would win, mostly he would win, but we both enjoyed them.
Hepimiz kişisel ihtiyaçlarımızı karşılayacak şeyler yapıldığında bundan hoşlanırız.All of us find it nice when things are made to please our personal needs.
En çok neden hoşlanır?What did he enjoy most?
Söyle bakalım, gizemli öykülerden hoşlanır mısın?Say, do you like mystery stories?
Ben tüm erkeklerden hoşlanırım.I like all men.
Onun tarzı, düzgün kızlarla dışarı çıkarmaktan hoşlanır.He's classy, the kind of guy who'd be going out with a proper lady.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.For your servants take pleasure in her stones, and have pity on her dust.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.He doesn't delight in the strength of the horse. He takes no pleasure in the legs of a man.
RAB kendisinden korkanlardan, Sevgisine umut bağlayanlardan hoşlanır.Yahweh takes pleasure in those who fear him, in those who hope in his loving kindness.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.For Yahweh takes pleasure in his people. He crowns the humble with salvation.
Kötülük yapmaktan hoşlanır, Zevk alırlar kötülüğün aşırısından.who rejoice to do evil, and delight in the perverseness of evil;
Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok Kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.A fool has no delight in understanding, but only in revealing his own opinion.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.For I desire mercy, and not sacrifice; and the knowledge of God more than burnt offerings.
Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar.In case they receive some of these they are pleased, if not, they are incensed.
O maldan diledikleri verilseydi hoşlanırlardı, verilmeyince de hemen kızarlar.In case they receive some of these they are pleased, if not, they are incensed.
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?Would any of you like to eat a dead brother's flesh?
Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?Would any of you like to eat a dead brother's flesh?
Ölü kardeşinizin etini yemekten hoşlanır mısınız?Would any of you like to eat a dead brother's flesh?
Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz.So you will hate that!
Bazı şeyler de vardır, hoşlanırsınız, şerdir size. Allah bilir, siz bilmezsiniz ki.Allah knows but you do not know.
Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?You would hate it (so hate backbiting).
Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı?Would any of you like to eat the flesh of his dead brother?
Sen de insanlardan bazı gönülleri, onlardan hoşlanır yap.I did so that they may establish Prayer.
Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı? İşte bundan hemen tiksindiniz!Would any of you like to eat the disgusting dead flesh of your brother?
Ölü kardeşinizin etini yemekten hoşlanır mısınız? Elbette ondan iğrenirsiniz.Would any of you like to eat the disgusting dead flesh of your brother?
O böcekleri avlamaktan hoşlanır.He loves to hunt for beetles and other insects.
Ne yazık ki, sunumda çocuklar gösteriden hoşlanırken, ders kavramsal bir felaketti.Unfortunately, while the children enjoyed the demonstration, the lesson was a conceptual disaster.
Bazen Emma'dan hoşlanır ama bu gerçek aşktan çok uzak bir duygudur.Though occasionally charmed by Emma, Rodolphe feels little true emotion towards her.
Go, yalnız seyahat etmekten ve fotoğraf çekmekten hoşlanır.Go enjoys traveling alone and taking pictures.
Bas gitaristimiz Hatebreed tarzı gruplardan hoşlanır .My bass player is from the straight edge hardcore, Earth Crisis, Hatebreed, stuff like that.
Woo-ryong, savaşta kocasını ve çocuğunu kaybeden Mi-sook adında bir köylüden hoşlanır.Woo-ryong is smitten by a villager called Mi-sook who lost her husband and child in the war.
Kuşları izlemekten hoşlanır.Sie beobachtet gerne Vögel.
Yabancı dilleri öğrenmekten hoşlanırız.Wir lernen gern Fremdsprachen.
Büyükbaba ve büyükannelerim kroket oynamaktan hoşlanırlar.Meine Großeltern spielen gerne Croquet.
Ne tür kitaplardan hoşlanırsın?Was für Bücher liest du gerne?