Ana içeriğe geç
Sözlük

hoş ile cümle

hoş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, İtalyan opera aryalarını söylemekten hoşlanır.Tom likes to sing Italian operatic arias.
Aptal denilmesinden hoşlanmazsın, değil mi?You wouldn't like to be called stupid, would you?
Ananastan hoşlandığını söylediğini duydum, bu yüzden sana bir tane aldım.I heard you say you liked pineapples, so I bought you one.
Çiçek düzenlemesinden hoşlanmıyor musun?Don't you like the flower arrangement?
Tom beyzboldan hoşlanmaz.Tom doesn't like baseball.
Senin gibi hoş bir adam nasıl böyle bir karışıklık yaşadı?How did a nice guy like you get in a mess like this?
Bunu Tom için yapmanızın gerçekten çok hoş olduğunu düşündüm.I thought it was really nice of you to do that for Tom.
Ne kadar hoşgörülü olmalıyız?How tolerant should we be?
Buna inanamıyorum. O benden hoşlanmıyor.I can't believe it. She doesn't like me.
Tom'un çaldığı müzik türünden hoşlanmayacağınızı biliyordum.I knew you wouldn't like the kind of music Tom plays.
Tom kütüphaneye gitmekten hoşlanır.Tom likes going to the library.
Bundan hoşlanıyorum.I enjoy that.
Tom, Mary'nin ondan çok hoşlanmadığını fark etti.Tom realized that Mary didn't like him much.
Ben hoşgörülüyüm.I'm tolerant.
Tom'dan hoşlanmam.I dislike Tom.
Ben Tom'dan hoşlanmıyorum.I dislike Tom.
Tom, Boston hakkında konuşmaktan hoşlanır.Tom likes talking about Boston.
Tom spor hakkında konuşmaktan hoşlanır.Tom likes talking about sports.
Hoş geldiniz, sevgili misafirler!Welcome, dear guests!
Tom dikkat çekmekten hoşlanıyor.Tom likes to attract attention.
Tom kütüphaneye gitmekten hoşlanıyor.Tom likes to go to the library.
Tom Boston hakkında konuşmaktan hoşlanıyor.Tom likes to talk about Boston.
Tom spor hakkında konuşmaktan hoşlanıyor.Tom likes to talk about sports.
O konuda düşünmek hoşuma gitmiyor.I don't like to think about it.
Samimi olan insanlardan hoşlanırım.I like people who are friendly.
Tom şiir yazmaktan gerçekten hoşlanır.Tom really likes writing poems.
Çocuklarım için bir şeyler yapmak hoşuma gidiyor.I like doing things for my kids.
Tom, Mary hakkında konuşmaktan hoşlanır.Tom likes to talk about Mary.
Tom televizyonda spor izlemekten hoşlanmadığını söylüyor.Tom says he doesn't enjoy watching sports on TV.
Tom diğer insanlar hakkında konuşmaktan hoşlanır.Tom likes talking about other people.
Bence Tom'un Mary'den hoşlandığı oldukça açık.I think it's pretty obvious that Tom likes Mary.
Tom'un şarkı söyleme tarzından hoşlanmıyorum.I don't like the way Tom sang.
Tom'u takımda görmek hoşuma gidiyor.I like having Tom on the team.
Sanırım Tom bu geceki konserden hoşlanacaktı.I think Tom would've enjoyed tonight's concert.
Onu sana yapsaydım hoşuna gider miydi?How would you like it if I did that to you?
Tom geleneksel şarkılar söylemekten hoşlanır.Tom likes singing traditional songs.
Boston'da bundan hoşlanmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't like it in Boston.
Tom bu yüzden Mary'den hoşlanmıyor.That's why Tom doesn't like Mary.
Tom senden çok fazla hoşlanmıyor gibi görünüyor.It looks like Tom doesn't like you very much.
Kimsenin senden hoşlanmamasının bir nedeni var.There's a reason no one likes you.
Tom, Boston'tan çok fazla hoşlanmadı.Tom didn't like Boston very much.
Tom beyzbol seyretmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like watching baseball.
Tom beyzbol izlemekten hoşlanmaz.Tom doesn't like to watch baseball.
Tom hüzünlü şarkılar söylemekten hoşlanmaz.Tom doesn't like to sing sad songs.
Oyun programlarından hoşlanıyor musun?Do you like game shows?
Niye artık benden hoşlanmıyorsun?Why don't you like me anymore?
Onun hoşuma gitmeyeceğinden eminim.I'm sure I won't like it.
Ata binmekten hoşlanırım.I enjoy horseback riding.
Odun kırmaktan hoşlanmıyorum.I don't like chopping wood.
Çizim yapmak hoşuma gitti.I liked to draw.
Siz neden benden hoşlanmıyorsunuz?Why don't you guys like me?
Tom'dan ve aynı şekilde benden hoşlanmıyorsun, değil mi?You don't like Tom and me the same way, do you?
Onu yapmaktan hoşnut değilim.I don't like doing that.
Tom'un bugün burada olmaktan hoşlanacağını düşünüyorum.I think Tom would've liked to be here today.
Nasıl oldu da benden artık hoşlanmıyorsun?How come you don't like me anymore?
Ben de basketboldan hoşlanırım.I like basketball, too.
Hava hakkında şikayet etmek hoşuma gidiyor.I like to complain about the weather.
Tom Jackson için bir hoş geldin partisi verdik.We had a welcome party for Tom Jackson.
Filmin sona eriş biçiminden hoşlanmadım.I didn't like the way the movie ended.
Mary gerçekten hoş bir bayan.Mary is a really nice lady.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod