Ana içeriğe geç
Sözlük

hoş ile cümle

hoş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, filmlerden hoşlanıyor.He enjoys movies.
Onlar filmlerden hoşlanıyor.They enjoy movies.
Seni bu kadar hoşnutsuz yapan şey nedir?What makes you so displeased?
Partilerden hoşlanmazsın, değil miYou hate parties, don't you?
O, işinden hoşlanıyor.She likes her job.
O senden hoşlanıyor.She does like you.
Mary senden hoşlanıyor.Mary does like you.
Sen fasulyeden hoşlanıyorsun, değil mi?You like beans, don't you?
Hoş bir dokunuş.It's a nice touch.
Tom yüzme turlarından gerçekten hoşlanmaz.Tom doesn't really enjoy swimming laps.
Ondan hoşlanmamamın nedeni bu.That's the reason I don't like him.
Kızlardan hoşlanıyorsun, değil mi?You like girls, don't you?
O, kızlardan hoşlanır.He likes girls.
Kızlardan hoşlanır.She likes girls.
Mary strafor toplarından ve eski bir çoraptan hoş bir kardan adam yaptı.Mary made a cute snowman out of styrofoam balls and an old sock.
Öyle yaşamak hoşuna gidiyor mu?Do you enjoy living like that?
Eğer kültürlü bir adamsan, hoşgörüyle davran.Behave decently, as if you're a well-cultured man.
Tom özellikle neyden hoşlanmadı?What, in particular, did Tom not like?
Ben her perşembe spor sahasına gitmekten hoşlanırım.I like to go out to the sports field every Thursday.
Birinden hoşlandığımı düşünüyorum.I think I like someone.
Erken sabah toplantılardan hoşlanmam.I don't like early morning meetings.
Yoga derslerimde hoş bir adam var.There's a cute guy in my yoga classes.
Senden hoşlanmıyorum ve asla hoşlanmayacağım.I don't like you and I never will.
Kızlar için bazı hoş saç stilleri nelerdir?What are some cute hairstyles for girls?
Bir sürü kız ondan hoşlanıyor.Lots of girls like him.
Markku hoş bir biçimde şaşırmış gibi görünüyordu.Markku seemed pleasantly surprised.
Bundan hoşlanmayacaksın.You're not going to like it.
Biz onların kararını hoş karşıladık.We welcomed their decision.
Kardan hoşlanmıyorum.I don't like snow.
Emet o kadından hoşlanmaz.Emet dislikes that woman.
Kedi bahçede oynamaktan hoşlanıyor.The cat likes to play in the garden.
Senin, işinden hoşlandığını düşünüyorum.I think you like your job.
Bir yerde hoşnutsuz olan nadiren bir başkasında mutlu olur.He that is discontented in one place will seldom be happy in another.
Hatta ondan hoşlanmıyorum.I don't even like him.
Ben horozlardan hoşlanmıyorum.I don't like roosters.
Tom hakkında neyden hoşlanıyorsun?What do you like about Tom?
Muhtemelen senden hoşlanıyor.He probably likes you.
Mary'nin benden hoşlanmadığını nasıl biliyorsun?How do you know Mary is not into me?
Tom her zaman hoşuna gittiği gibi yapar.Tom always does as he pleases.
Tom ve ben şimdi iyi arkadaşız fakat ilk tanıştığımızda birbirimizden hoşlanmamıştık.Tom and I are good friends now, but we didn't like each other the first time we met.
Tom ve ben birbirimizden hoşlanmadık.Tom and I didn't like each other.
Tom ve Mary birbirlerinin arkadaşlıklarından hoşlanırlar.Tom and Mary enjoy each other's company.
Tom ve Mary birbirlerinden hoşlanıyorlar gibi görünüyorlar, değil mi?Tom and Mary seem to be attracted to each other, don't they?
Tom karısı hoşlandığı için o arabayı aldı.Tom bought that car because his wife liked it.
Tom Mary'ye hoşça kal demeyi unuttu.Tom forgot to say goodbye to Mary.
Tom senden çok hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to like you a lot.
Tom'un Mary'yi görmesi hoş bir sürpriz oldu.Tom was pleasantly surprised to see Mary.
Tom Mary'yi gördüğüne hoş bir şekilde şaşırmıştı.Tom was pleasantly surprised to see Mary.
Tom dine karşı tutumunda çok hoşgörülüdür.Tom is very tolerant in his attitude toward religion.
Onunla ilgili hoşlandığım şey budur.This is what I like about him.
Seninle ilgili hoşlandığım şey budur.This is what I like about you.
Bu kitabı onu yazmaktan hoşlandığım kadar çok okumaktan hoşlanacağını umuyorum.I hope you enjoy reading this book as much as I enjoyed writing it.
O eylemden hoşlandığını biliyordum.I knew you liked that action.
Şimdiye kadar hoşça vakit geçirdim.I've had a good time so far.
İkisi de aynı kızdan hoşlanıyor.They both like the same girl.
Tom'un ne tür müzikten hoşlandığını düşünüyorsun?What kind of music do you think Tom likes?
Aynada kendinize bakmaktan hoşlanır mısınız?Do you like to look at yourself in the mirror?
Sen de oldukça hoşsun.You're pretty cute too.
Gerçekten gözlerinden hoşlanıyorum.I really like your eyes.
"O senden hoşlanıyor mu?" "Hayır fakat iyi bir arkadaş ve birlikte eğleniriz.""Does he like you?" "No, but he's a good friend and we have fun together."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod