hizip ile cümle
hizip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İki savaşan hizip, Federasyon ve Triceretonlar, cihazın kontrolünün kazancını ararlar.Two warring factions called the Federation and the Triceretons seek to gain control of the device.
Yenileme Partisi çoğunluğu hizip oybirliğiyle Stepanov'un adaylığını desteklemiştir.The majority faction of the Renewal Party unanimously supported Stepanov's candidacy.
Bu hizip çok geçmeden üstünlük sağladı ve Miller’i dahi kendi görüşlerine döndürdüler.This faction soon gained the upper hand, even converting Miller to their point of view.
Başlarda, Hasidik olan ve olmayan Yahudiler arasında ciddi bir hizipleşme yaşanmıştır.Nevertheless, early on there was a serious schism between Hasidic and non-Hasidic Jews.
15 tane hizip vardır.It has 15 scenarios.
Böylece ordu içindeki hiziplerin çatışmasına dayanan hükûmetler dönemi başladı.That state of affairs began to instill turmoil even among those in power.
Stavrakios'un durumu, ardılını öncelikli hale getirdi, sarayda iki hizip ortaya çıktı.The matter of Staurakios' succession was deemed urgent and two factions emerged at court.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.The conviction, rather than ending the controversy, served only to extend it.
919 yılında, çeşitli hiziplerin bir araya geldiği bir darbe ile Zoe yönetimden uzaklaştırıldı.In 919, a coup d'état involving various factions managed to remove Zoe from power.
İki hizip de kendi örgütlerini korur ve gittikçe birbirinden bağımsız hareket etmeye başlar.The two factions kept their separate structures and continued to operate separately.
Biz dünya çapında karşı oldukları için yekpare ve acımasız bir hizip tarafından.Oxford Graduate Downing Street Banker UK Conservative Party Leader
Kendi aralarından hizipler, ayrılığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Onlar ona inanırlar. Hiziplerden onu inkâr edenin varış yeri ateştir.Whoever among the partisans does not believe in it shall have Hell as the promised award.
Kendi aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
İşte onlar da böyle hiziplerdi.These were the hordes.
Böyle iken, aralarından çıkan hizipler ihtilafa düştüler.But the factions differed among themselves.
Yoksa zübürlerinde/kutsallaştırılmış hizip kitaplarında sizin için bir beraat/dokunulmazlık mı var?Or is there immunity for you in the Scriptures?
İşte bunlar, peygamberlere karşı toplanan hiziplerdi.These were the hordes.
Hiziplerden onu inkâr edenin varış yeri ateştir.So have no doubt about it.
Düşman hiziplerin gitmediğini sanıyorlar.They assumed that the confederates had not withdrawn.
Hangi hizipten olursa olsun kim onu inkâr ederse, ona vaad edilen yer ateştir.But whoever defies it from among the various factions, the Fire is his promise.
Ama hiziplerden bazıları onun bir kısmını inkâr ederler.And of the clans there are who deny some of it.
Bununla beraber hizipleşenlerden, âyetlerin bir kısmını inkâr edenler de vardır.And of the clans there are who deny some of it.
Kütle merkezinin hızıPropertyNameVelocity of the center of mass
Cismin açısal hızıPropertyNameAngular velocity of the body
RectÖlçümündeki parçacıkların ortalama hızıPropertyNameMean velocity of particles in the measureRect
Uzman, bombalama olayının arkasında hizipçi bir grubun olma olasılığının yüksek olduğuna inanıyor.He believes a splinter group is likely to be behind the bombing.
Bunun nedeni kısmen hizipçilikte aranabilir.Factionalism is partly to blame.
O halde Madison'ın yanıtladığı soru, hiziplerin olumsuz etkilerinin nasıl ortadan kaldırılacağıdır.The question Madison answers, then, is how to eliminate the negative effects of faction.
Hizipleşme ve siyasi partilerSectionalism
Adadaki siyasi hizipçilik azaldı.The political factionism on the island decreased.
Parti, 1966'da rakip Bağdat ve Şam merkezli hizipler arasında ikiye bölündü.The party broke into two in 1966, between rival Baghdad and Damascus-based factions.
Parti, hizipçilik nedeniyle Kasım 1963'te hükümetten çıkarıldı.The party was ousted from government in November 1963, due to factionalism.
Ulusal bir hizipçilik tarihinde, yoğun hizipçiliğin bir araya gelmesiydi.In a national history of factionalism, it was the assembly of intense factionalism.
Birkaç hizip nedeniyle yönetim oldukça karışıktı.Several factions were against the succession and other candidates pressed their claims.
Bu üstünlük duygusundan hareketle insanlar kendi hiziplerini savunurlar.From that sense of superiority, people then argue for and defend their faction.
Seçimler, BAC ve hizipçilik: 1954-1961Elections, the UAR and factionalism: 1954–1961
THKO-MB, orijinal THKO'nun parçalanmasından doğan Sovyet yanlısı hizipti.THKO-MB was the pro-Soviet faction that developed out of the crumbles of the original THKO.
Venedik siyaseti bu dönemde papalık yanlısı ve karşıtı hizipler arasında oldukça kutuplaşmıştı.1625–29) whose election Agucchi had striven for, but whose reign was something of a disaster.
Böylece ordu içindeki hiziplerin çatışmasına dayanan hükûmetler dönemi başladı.Die Zahl der Bewohner, Angehörige der Frühen Archaischen Periode, nahm zu.
15 tane hizip vardır.Elle contient 15 complications.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.Au lieu de mettre fin aux conflits entre les factions de Trébizonde, il les a encouragés.
Sonraki birkaç yıl boyunca fikir ayrılıkları ve hizipleşmeler ortaya çıktı.Depuis quelques siècles, les idées et les découvertes s’accélèrent.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.En lugar de poner fin a la lucha entre las facciones, él aún más la alentó.
1905 Devrimi iki hizipi de hazırlıksız yakalar.En 1905 estalló una segunda revolución radical, igualmente reprimida.
Guelfo ve Ghibellino yalnızca yerel hiziplerle ilgili bir nitelendirme olarak kaldı.Sin embargo, Elfman y Gibson solamente se acreditaron como una pareja sin nombre.
Esir düşmüş, rakip Bulgar ve Ulah hizipleri arasında piyon olmuş, esirken ölmüştür.Fue capturado, convirtiéndose en rehén de la facción rival búlgara y valaca, y murió en prisión.
Parlamentoda Hromada parlamento hizipçiliğinin lideri oldu.Mayoría de partidos de izquierda en el Parlamento.
Hizipler, 1977'de birleştirdi ve Nisan 1978'de, Afganistan'ın kontrolünü ele geçirdi.Le due fazioni del partito si riunirono nel 1977 e nell'aprile 1978 assunsero il controllo dell'Afghanistan.
Başlarda, Hasidik olan ve olmayan Yahudiler arasında ciddi bir hizipleşme yaşanmıştır.Tuttavia, presto ci fu un grave scisma tra ebrei chassidici e non chassidici.
15 tane hizip vardır.Contiene quindici tracce.
Bu isyan asklerî hiziplerin oluşturulmasına yol açtı.Egli ritenne che questo sarebbe potrebbe derivare dall'utilizzo di raduni religiosi.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.Stranamente, anziché assegnare una punizione, assegnò una mischia.
Yusuf Paşa zayıfladığında, üç oğlu etrafında hizipler yükseldi.Con l'indebolimento di Yūsuf, le fazioni in Tripolitania ripresero vigore coi suoi tre figli.
15 tane hizip vardır.Всего 15 подвидов.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.Таким образом, вместо победоносной борьбы он изобразил её счастливое завершение.
Sovyet hizip üyeleri ise Sovyeter Birliğine dönmeye karar verirler.الحزب الشيوعي السوفيتي الأحزاب الشيوعية تقرر إحياء الاتحاد السوفييتي.
Bu isyan asklerî hiziplerin oluşturulmasına yol açtı.وقد أثارت هذه الحركة التساؤل عن مولد أشكال جديدة للعصيان المدني.
Başlarda, Hasidik olan ve olmayan Yahudiler arasında ciddi bir hizipleşme yaşanmıştır.Algum tempo antes, tinha havido um sério cisma entre os judeus chassídicos e não-chassídicos.
919 yılında, çeşitli hiziplerin bir araya geldiği bir darbe ile Zoe yönetimden uzaklaştırıldı.Em 919, um golpe de estado envolvendo diversas facções conseguiu remover Zoé do poder.