Sufilik'te, kutub kemale ermiş insandır, insan-ı kâmil'dir (Alemşümul insan), kutsal hiyerarşiyi yönetendir.在《人間大砲》中,他飾演一個使平凡的主人公變身為魅力男人的人物。
Roma toplumu son derece hiyerarşik bir yapıya sahipti.羅馬別墅有許多不同的建築風格。
Bundan başka şoförler arasında çok sıkı bir hiyerarşi de vardır.한편 그는 다른 조선인들에게도 상당히 냉담하게 대하였다.
Kanun hiyerarşisinde Anayasa en baştadır.헌법에 공식어를 지정한 것은 신헌법안이 처음이다.
Parti hiyerarşi sıralamasında 13'ncüdür.제13회 오빌상 여우주연상 수상자이다.
Bu hiyerarşinin başı Valide Sultan'dı.המפקד העליון של החיל היה הסולטאן עצמו.
Yani Kurul hiyerarşik bir yapılanma değildir.זה לא אומר שההפקה הייתה משעממת.
Başpiskoposluk, bir piskoposluktan hiyerarşik olarak üstündür.הוא טיפל באדריכלות יותר כבתור פיסול.
Parti hiyerarşi sıralamasında 15'incidir.חג הסוכות 15 בתשרי.
Büyük melekler (Latince: archangelus) hiyerarşide üstte yer alan meleklerdir.Те са част от Айнурите - ангелски същества, сътворени от Еру Илуватар (Създателя).
15 ana başlıktan oluşan metin bugün varolan kavramların hiyerarşik bir kategorilemesini yapar.Тетърът днес има петнадесет постоянни заглавия в репертоара си.
Bu tarikata bağlı olan yaklaşık 24.000 papaz alelade Katolik papazı hiyerarşine kabul edildiler.Već je postojalo oko 4,000 korejskih katolika koji dotad nisu imali doticaja s katoličkim svećeništvom.
DNS sistemi alan adı hiyerarşisi sağlar ve onunla adres boşluğu arasında çeviri servisi sağlar.DNS podržava hijerarhiju domenskih imena i omogućava servise prevođenja između sebe i adresnog prostora.
Bu teknoloji USH (Universal Semantic Hierarchy - Evrensel Anlamsal Hiyerarşi) temellidir.Táto technológia má byť založená na USH (Universal Semantic Hierarchy).
Bu üç bölüm arasında resmî bir hiyerarşi bulunmamaktadır.Medzi týmito troma pôvodcami neexistuje žiadna získaná imunita.
Bu hiyerarşinin başı Valide Sultan'dı.Hlava ich veliteľa bola poslaná sultánovi.
Veri tabloları hiyerarşik olarak birbirleriyle bağlanmıştır.Jednotlivé obrazy sú asociatívne spojené.
Yöneticiler hiyerarşisine alınacak kişiler liyakatleri esas alınarak yöneticilerce belirlenmelidir.Najboljše je, če nam zaposlene, s katerimi se pogovarjamo, priporoči njihov vodja.
Leon kilise hiyerarşisini yeni patrik seçimi yoluyla kontrol etmeye de çalıştı.Leon je z imenovanjem patriarhov poskušal nadzirati tudi Cerkev.
Bu hiyerarşinin başı Valide Sultan'dı.Najvišji položaj v sistemu je imel sultan.
Uygulamada, Roma topluluğu hiyerarşikti.Iki tol sentikiai priklausė Rimkų bendruomenei.
Tüm fonksiyonlar hiyerarşik bir şekilde birincil ve ikincil olmak üzere sıralanmıştır.Iga tegelase olemus avatakse ükshaaval ja sügavuti.
1939 yılının Eylül ayında, üst hiyerarşi ruhları gökten geldi.1939 szeptemberében a felső hierarchia szellemei leszálltak az égből.
1939 yılının Eylül ayında, üst hiyerarşi ruhları gökten geldi.En septembre 1939, des esprits d'expression hiérarchique élevée sont descendus des cieux.
1939 yılının Eylül ayında, üst hiyerarşi ruhları gökten geldi.In Septembrie 1939, spiritele ierarhiei superioare au coborat din ceruri.
1939 yılının Eylül ayında, üst hiyerarşi ruhları gökten geldi.lm September 39 stiegen Geister hoher hierarchischer Stellung vom Himmel herab.
1939 yılının Eylül ayında, üst hiyerarşi ruhları gökten geldi.Tháng 12 năm 1939... ...linh hồn những thiên thần bề trên đã bay xuống từ bầu trời.
1939 yılının Eylül ayında, üst hiyerarşi ruhları gökten geldi.V září 1939, duchové z vyšší sféry sestoupili z nebe.
1939 yılının Eylül ayında, üst hiyerarşi ruhları gökten geldi.We wrześniu, roku 1939, Duchy wyższe zstąpiły z niebios.
1939 yılının Eylül ayında, üst hiyerarşi ruhları gökten geldi.Τον Σεπτέμβριο του 1939, πνεύματα της ανώτερης ιεραρχίας κατέβηκαν από τους ουρανούς.
1939 yılının Eylül ayında, üst hiyerarşi ruhları gökten geldi.В сентябре 1939 года, души верхней иерархии спустились с небес.
Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.아리스토텔레스적인 과학이고 그것은 계층적이었지요.
Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.là khoa học của Aristotle, và nó được phân cấp.
Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.היה המדע האריסטוטלי, שהיה היררכי.
Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.كان علماً أرسطي (نسبةً لأرسطو) و كان هرمياً.
Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.宇宙の中心に地球が位置しており その周りに太陽
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Alors j'ai tendance à considérer qu'il y a une sorte de hiérarchie des cyber-besoins dans l'espace.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.De manier waarop ik erover denk is als een hiërarchie van cyberbehoeften in de ruimte.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Entonces la manera en que suelo considerarlo es como una jerarquía de cibernecesidades.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Hajlamos vagyok úgy megközelíteni, hogy létezik a "szájberszükségleteknek" egy hierarchiája.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Ich neige also dazu, es so zu sehen, dass es eine Hierarchie der Cyber-Bedürfnisse in diesem Raum gibt.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Il modo in cui tendo a pensarla io è come una gerarchia di cyber bisogni nello spazio.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Jadi saya cenderung untuk berpikir ini seperti piramida kebutuhan-cyber.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.그렇기에 제가 생각하곤 하는 방식은 일종의 사이버욕구의 위계 구도입니다.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Modul in care tind sa vad lucrurile este sub forma unei ierarhii a cyber-nevoilor in spatiu.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Por isso tenho tendência a pensar nisto como uma hierarquia das cibernecessidades no espaço.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Představuji si to jako jakousi hierarchii kybernetických potřeb v prostoru.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Przypomina mi to więc hierarchię cyber-potrzeb w przestrzeni.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Så jag brukar tänka på det som en hierarki av cyberbehov i rymden.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Ο τρόπος λοιπόν που τείνω να σκέφτομαι γι'αυτό είναι σαν μία ιεραρχία κυβερνο-αναγκών στο διάστημα.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Затова начинът, по който съм склонен да мисля за него, е като йерархия от кибернужди в пространството.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Так что я склонен относиться к этому как к иерархии киберпотребностей.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.ואני נוטה לחשוב על כך כעל מידרג של צרכים וירטואליים.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.لذا فالطريقة التي أميل للتفكير بها هي مثل التسلسل الهرمي للإحتياجات على الإنترنت في الفراغ.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.サイバー環境の 必要段階説です マズローの欲求段階説 みたいですけどね
Bilimi andıran, bilime benzeyen ilk uzay bilimi Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.La primera ciencia de la cosmología que ya parecía ciencia, fue la ciencia aristotélica, y era jerárquica.
Bilimi andıran, bilime benzeyen ilk uzay bilimi Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.Η πρώτη κοσμολογία που είχε κάποια σχέση με επιστήμη, ήταν η Αριστοτέλεια επιστήμη, και αυτή ήταν ιεραρχική.
Bilimi andıran, bilime benzeyen ilk uzay bilimi Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.Первая космология, более-менее похожая на науку, была теория Аристотеля, и подход тут была иерархический.
Bilimi andıran, bilime benzeyen ilk uzay bilimi Aristo bilimiydi ve hiyerarşik idi.Първата космологична наука, която изобщо приличала на наука, била аристотеловата наука, която била йерархична.
Birincisi hiyerarşik gözenekler ve diğeri materyaldeki makro-moleküler nano gözeneklilik.Una son los poros jerárquicos. Y la otra es una porosidad macromolecular a escala nanométrica en el material.