Ana içeriğe geç
Sözlük

hissettim ile cümle

hissettim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Biraz şaşkın hissettim.I felt a little dizzy.
Ben biraz katı hissettim.I felt a little stiff.
Kendimi sanki hiç seçeneğim yokmuş gibi hissettim.I felt as if I had no choice.
Ben benim yaptığım hakkında kötü hissettim.I felt bad about what I did.
Tam olarak aynı şekilde hissettim.I felt exactly the same way.
Ben onun riske deydiğini hissettim.I felt it was worth the risk.
Kendimi gerçekten oraya aitmişim gibi hissettim.I felt like I really belonged there.
Gerçekten oraya ait olduğumu hissettim.I felt like I really belonged there.
Tom'a ihanet ediyormuşum gibi hissettim.I felt like I was betraying Tom.
Tom'un kazası için sorumlu hissettim.I felt responsible for Tom's accident.
Aptal hissettim.I felt dumb.
Bu konuda aylarca suçlu hissettim.I've felt guilty about it for months.
Tom'un partisinde biraz rahatsız hissettim.I felt a bit uncomfortable at Tom's party.
Ben sadece biraz başımın döndüğünü hissettim. Bu kadar.I just felt a little dizzy. That's all.
Ben sadece eve geliyor gibi hissettim.I just felt like coming home.
Ben çocuk için merhamet hissettim.I felt pity for the boy.
Onun için üzgün hissettim.I felt sorry for him.
Kendimi onun için üzgün hissettim.I felt sorry for her.
Ben bunun meydana geleceğini emin hissettim.I felt sure this would happen.
Dün gece kendimi yorgun hissettim.I felt tired last night.
Çok uykulu hissettim.I felt very sleepy.
Kendimi çok yalnız hissettim.I felt very lonely.
Göğsümde belli bir anksiyete hissettim.I felt a certain anxiety in my chest.
Bacağımda bir ağrı hissettim.I experienced a pain in my leg.
Aniden köprüden nehre atlama dürtüsü hissettim.I suddenly felt the urge to jump off the bridge into the river.
Ona yardım ettikten sonra kirli hissettim.I felt dirty after helping him.
İkimiz arasında büyüyen bir gerginlik hissettim.I felt the tension grow between us.
Dizlerimde halsizlik hissettim.I felt weak in the knees.
O beni öptüğünde bir ürpertinin omurgamdan aşağı indiğini hissettim.When he kissed me, I felt a shiver run down my spine.
Sonradan kötü hissettim.I felt bad afterwards.
Patlamayı görmedim sadece hissettim.I didn't see the explosion. I just felt it.
Daha önce bir kez sadece bu şekilde hissettim.I've only felt this way once before.
Tamamen mutlu hissettim.I felt completely happy.
O anda dünya ile tam bir uyum içinde olduğumu hissettim.At that moment, I felt in complete harmony with the world.
Neredeyse kendimi onun için kötü hissettim.I almost felt bad for him.
Ben şaşırdım ve kendimi aptal hissettim.I was confused and I felt stupid.
Tom'un çekimine kapılmış hissettim.I felt attracted to Tom.
Ben onu hissettim.I felt that.
Ben suçlu ve üzgün hissettim.I felt guilty and sad.
Kalbimin hızlandığını hissettim.I felt my heart quicken.
Ses tonundan, benden ne kadar nefret ettiğini hissettim.I knew from his tone how much he hated me.
Rüzgârın yüzüme vurduğunu hissettim.I felt the wind blowing on my face.
Yüzüme vuran rüzgarı hissettim.I felt the wind blowing on my face.
Aniden yaşlı hissettim.I suddenly felt old.
Ben Tanrı gibi hissettim.I felt like God.
Kafesteki bir kuş gibi hissettim.I felt like a bird in a cage.
Onlar tarafından tehdit edildiğimi hissettim.I felt threatened by them.
Kendimi far ışığı tutulmuş bir geyik gibi hissettim.I felt like a deer in the headlights.
Çok huzursuz hissettim.I felt very uneasy.
Bana yalan söylendiğini ve aldatıldığımı hissettim.I felt lied to and cheated.
Tom'suz kaybolduğumu hissettim.I felt lost without Tom.
Daha güvenli hissettim.I felt safer.
Ben depremi hissettim.I felt the earthquake.
Nişanlım bana önceden bildirmeden geldi ve ben mahcup hissettim.My fiancee arrived without notifying me beforehand, and I felt embarrassed.
Dünyanın ayaklarımın altında sarsıldığını hissettim.I felt the earth shake under my feet.
Ben sensiz kaybolmuş hissettim.I felt lost without you.
Ben onsuz kaybolmuş hissettim.I felt lost without him.
Senin için biraz üzgün hissettim.I felt kind of sorry for you.
Onlar için biraz üzgün hissettim.I felt kind of sorry for them.
Onun için biraz üzgün hissettim.I felt kind of sorry for him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod