Ben, takdir ettiğini Jeeves göstermek için her türlü başka şeyler yapmak istedim hissettim onu.Tunsin Halusin tehdä kaikenlaisia muita asioita näyttää Jeeves että olen arvostivat häntä.
Ben, takdir ettiğini Jeeves göstermek için her türlü başka şeyler yapmak istedim hissettim onu.Úgy éreztem, meg akartam csinálni mindenféle más dolgokat mutatni Jeeves, hogy én nagyra rá.
Ben, takdir ettiğini Jeeves göstermek için her türlü başka şeyler yapmak istedim hissettim onu.Ένιωσα ότι ήθελα να κάνω όλα τα είδη των άλλων για να δείξει Jeeves ότι εκτίμησα αυτόν.
Ben, takdir ettiğini Jeeves göstermek için her türlü başka şeyler yapmak istedim hissettim onu.Чувствах се, исках да направя всякакви други неща, за да покаже Jeeves, че оценявам него.
Ben, takdir ettiğini Jeeves göstermek için her türlü başka şeyler yapmak istedim hissettim onu.Я відчував, що я хотів робити всякі інші речі, щоб показати, Дживс, що я цінував його.
Ben, takdir ettiğini Jeeves göstermek için her türlü başka şeyler yapmak istedim hissettim onu.Я чувствовал, что я хотел делать всякие другие вещи, чтобы показать, Дживс, что я ценил его.
Ben, takdir ettiğini Jeeves göstermek için her türlü başka şeyler yapmak istedim hissettim onu.شعرت أنني أردت أن تفعل كل أنواع الأشياء الأخرى لإظهار أن أقدر جيفيس
Ben, takdir ettiğini Jeeves göstermek için her türlü başka şeyler yapmak istedim hissettim onu.彼。 "Jeevesは、"私が言った、"それだけでは十分ではありません。
Ben yatağın kenarına oturdu. Baş dönmesi hissettim.나는 침대의 가장자리에 토 나는 혼란 스러워요.
Ben yatağın kenarına oturdu. Baş dönmesi hissettim.جلست على حافة السرير. شعرت بالدوار.
Ben yatağın kenarına oturdu. Baş dönmesi hissettim."私はあなたが感じてどれだけ知っている、古い愛する、"Motty consolinglyは言った。
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Aku sudah tahu.... tapi aku baru merasakannya belakangan ini.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Ich wusste es schon... aber ich fühle es seit ein paar Tagen.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Ik wist dat al... maar ik merk het nu echt.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Jag visste det redan.... men jag känner det dessa dagar.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Je le savais déjà, mais je l'ai vraiment ressenti ces derniers jours.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Lo sapevo già... Ma l'ho capito ancora meglio in questi giorni.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Mình đã biết vậy... nhưng những ngày gần đây mình thật sự cảm nhận được điều này.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Stiam deja... dar zilele astea am simti-o intradevar.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.To sem že vedela..., ampak zadnje dni to tudi čutim.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Wiedziałam o tym wcześniej... ale teraz naprawdę to czuję.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Το ήξερα ήδη... αλλά το ένιωσα έντονα αυτές τις μέρες.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.Я всегда это знала... но особенно почувствовала в эти дни.
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim...אני כבר ידעתי, אבל .אני באמת מרגישה את זה בימים האחרונים
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.كنت أعرف مسبقا ....ـ لكن أنا حقا شعرت بذلك في هذه الأيام
Ben zaten biliyordum... ama bu günlerde bunu daha iyi hissettim.最近 特にそう思う ハニ 漢江に行ったことある?
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.De egyszer csak azt éreztem, hogy merev és bizalmatlan.
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.Ineens voelde ik je verstijven en achterdochtig worden.
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.Kein Wunder, Sie wurden ganz starr und misstrauisch.
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.La un moment dat, te-am simţit rigidă şi temătoare.
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.V určitém momentě jsem ucítil, že tuhnu a zpozorněl jsem.
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.Για μία στιγμή μου φάνηκες επιφυλακτική.
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.В един момент ви усетих вдървена.
Bir ara, sert ve tedbirli olduğunu hissettim.Это - ответная реакция?
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.Ik voelde me een beetje bedrogen, want visualisatie - - dat is een heel eenvoudig ding om te doen.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.I poczułem się troszeczkę oszukany, ponieważ wizualizacja -- -- to bardzo prosta rzecz do wykonania.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.전 좀 속은 기분이 들었습니다. 왜냐하면, 시각화는 정말 하기 쉬운 것이거든요.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.Și m-am simțit cumva păcălit, pentru că vizualizarea - - asta este un lucru foarte ușor de făcut.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.Tôi cảm thấy như đã bị lừa, bởi việc hình tượng hóa -- đó là một thứ rất dễ thực hiện.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.Y me sentí un poco engañado, porque la visualización --es lo realmente fácil de hacer.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.И се почувствах малко излъган, защото визуализацията е нещо лесно.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.И я ушел с небольшим ощущением подвоха, потому что визуализация - это очень просто.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.І я почувався трохи обдуреним, тому що візуалізацію створити дуже легко.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.והרגשתי מרומה מעט, מפני שההמחשה הויזואלית -- זה דבר מאוד פשוט לעשות.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.وأحسست بأنيي قد خذلت، لأن التصور.. شيءٌ سهل التطبيق
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.可視化はとても簡単な事です 私のスタジオでは いつもやっています
Birden içimi boşaltıyormuş gibi hissettim.De repente he sentido como que me vaciaran por dentro.
Birisi ile konuşmam gerekiyordu. Kendimi sana yakın hissettim.Csak el kellett mondanom valakinek, és most közel kerültünk...
Birisi ile konuşmam gerekiyordu. Kendimi sana yakın hissettim.Ik moest het aan iemand kwijt en wij zijn bevriend.
Birisi ile konuşmam gerekiyordu. Kendimi sana yakın hissettim.J'avais besoin d'en parler à quelqu'un et comme on est devenues proches...
Birisi ile konuşmam gerekiyordu. Kendimi sana yakın hissettim.Trebuia să-i spun cuiva şi am devenit apropiate.
Birisi ile konuşmam gerekiyordu. Kendimi sana yakın hissettim.كنت أريد أن أخبر شخصاً و أصبحنا مقربتان
Birkaç yıl önce boynumun kenarında bir şişlik hissettim, ve artık MR çekilme sırası bana gelmişti.Acum câțiva ani am simțit o umflătură pe laterala gâtului, și a urmat rândul meu în aparatul RMN.
Birkaç yıl önce boynumun kenarında bir şişlik hissettim, ve artık MR çekilme sırası bana gelmişti.Enkele jaren geleden voelde ik een knobbel in mijn nek. Nu was ik aan de beurt voor het MRI-apparaat.
Birkaç yıl önce boynumun kenarında bir şişlik hissettim, ve artık MR çekilme sırası bana gelmişti.Hace un par de años sentí un nódulo en el cuello y me tocó pasar por una resonancia magnética.
Birkaç yıl önce boynumun kenarında bir şişlik hissettim, ve artık MR çekilme sırası bana gelmişti.Há uns anos senti uma massa no pescoço e chegou a minha vez na máquina da ressonância magnética.
Birkaç yıl önce boynumun kenarında bir şişlik hissettim, ve artık MR çekilme sırası bana gelmişti.Một vài năm trước tôi cảm thấy có một cục bướu ở cổ, đến lượt tôi phải bị quét qua máy MRI
Birkaç yıl önce boynumun kenarında bir şişlik hissettim, ve artık MR çekilme sırası bana gelmişti.몇 년전에 저의 한쪽 목에 덩어리 같은게 있는걸 느꼈어요. 이번엔 제가 MRI검사를 받을 차례였던거죠.
Birkaç yıl önce boynumun kenarında bir şişlik hissettim, ve artık MR çekilme sırası bana gelmişti.MRI を受けることになりました 腫瘍でした それも悪性の
Birkaç yıl önce boynumun kenarında bir şişlik hissettim, ve artık MR çekilme sırası bana gelmişti.Parę lat temu wyczułem na szyi guz i sam musiałem iść na skan.