Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ale keď som sa na to opäť pozrela, cítila som sa ako v mrazivom strede dokonalej búrky.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ám amikor hátrébb léptem, egy igazi vihar kellős közepén találtam magam.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Dar când am făcut un pas înapoi m-am simţit în mijlocul înghețat al unei furtuni perfecte.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Entonces al dar un paso atrás, me sentí en el centro duro y frío de una verdadera tormenta.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.제가 그만둘때 쯤, 저는 제 자신이 아주 춥고, 고난스러운
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ma facendo un passo indietro, mi sono sentita nel cuore di una tempesta perfetta.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mais quand j'ai pris du recul, Je me suis sentie au centre froid, et dur d'une tempête parfaite.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mas quando dei um passo atrás, senti-me no centro frio e duro de uma tempestade perfeita.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Men när jag tog ett steg tillbaka, upplevde jag mig vara i stormens öga i en perfekt storm.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mutta ottaessani etäisyyttä tunsin olevani kylmässä, kovassa pyörremyrskyn ytimessä.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Nhưng khi tôi lùi bước tôi thấy mình ở trung tâm lạnh lẽo và khắc nghiệt của một cơn bão lớn.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Toen ik een stap terugzette, voelde het alsof ik in het koude, harde centrum zat van een perfecte storm.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Αλλά όταν έκανα ένα βήμα πίσω, Βρήκα τον εαυτό μου στο κρύο, σκληρό μάτι του κυκλώνα.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Когда я отошла в сторону, я почувствовала себя в центре идеального шторма, холодного и жестокого.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Коли я ступила крок назад, я відчула, що перебуваю у холодному, гнітючому епіцентрі "ідеального шторму".
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Но когато отстъпих назад, се почувствах в студения, жесток център на една перфектна буря.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.אך כשצעדתי צעד לאחור, הרגשתי את עצמי בקור העז
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.و لكن عندما عدت للوراء، أحسست بنفسي في المركز البارد والقاسي
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.自分自身が 急激な変化の まっただ中にいると 感じたのです
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Aber als Ha Ni kam,mochte ich es so sehr. Es hat sich so angefühlt,als würde ich leben.
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Ale od kiedy Ha Ni się pojawiła, podobało mi się to tak bardzo, że znowu poczułam się żywa.
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Dar cand a venit Ha Ni, mi-a placut asa mult. Simteam ca traiesc.
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Maar toen Ha Ni kwam vond ik dat zo fijn. Het voelde alsof ik weer leefde.
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Ma quando c'era Ha Ni, mi divertivo così tanto. Mi sembrava di vivere davvero.
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Men när Ha Ni kom, så tyckte jag så mycket om det. Det kändes som om jag levde.
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Nhưng khi Ha Ni đến, tôi thích nó vô cùng. Tôi có cảm tưởng là mình đang được sống thật sự.
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Tapi ketika Ha Ni datang, aku sangat menyukainya. Aku merasa benar-benar hidup.
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Αλλά όταν ήρθε η Χα Νι, μου άρεσε τόσο πολύ. Με έκανε να νιώσω πως ζώ.
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Но когато Ха Ни дойде ми стана много приятно. Почувствах се "жива".
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.Но когда появилась Ха Ни, мне так это понравилось. Я почувствовала себя живой.
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.אבל כשהו האני הגיעה, אהבתי את זה מאוד. זה הרגיש כאילו אני חייה
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.لكن عندما ها إن جاءت , أحببته كثيرا . شعرت كما لو أنني كنت أعيش
Ama Ha Ni gelince, o kadar hoşuma gitti ki, yaşadığımı hissettim.幸せだったんですよ
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Ale Ježiš povedal: Dotknul sa ma niekto, lebo ja som poznal, že vyšla odo mňa moc.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Dar Isus a răspuns: ,,S'a atins cineva de Mine, căci am simţit că a ieşit din Mine o putere.``
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Ðức Chúa Jêsus phán rằng: Có người đã rờ đến ta, vì ta nhận biết có quyền phép từ ta mà ra.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Ðức_Chúa_Jêsus phán rằng : Có người đã rờ đến ta , vì ta nhận_biết có quyền phép từ ta mà ra .
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››I řekl Ježíš: Dotekl se mne někdo, nebo poznal jsem já, že jest moc ode mne vyšla.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››I rzekł Jezus: Dotknął się mnie ktoś, bom poznał, że moc ode mnie wyszła.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Jesus aber sprach: Es hat mich jemand angerührt; denn ich fühle, daß eine Kraft von mir gegangen ist.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Jesús dijo: --Alguien me ha tocado, porque yo sé que ha salido poder de mí
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Jezus pa reče: Nekdo se me je dotaknil, zakaj čutil sem, da je izšla moč od mene.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Jézus pedig monda: Illete engem valaki; mert én észrevettem, hogy erõ származék ki tõlem.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››예수께서 가라사대 내게 손을 댄 자가 있도다 이는 내게서 능력이 나간 줄 앎이로다 하신대
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Ma Gesù disse: «Qualcuno mi ha toccato. Ho sentito che una forza è uscita da me»
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Mais Jésus répondit: Quelqu`un m`a touché, car j`ai connu qu`une force était sortie de moi.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Mas disse Jesus: Alguém me tocou; pois percebi que de mim saiu poder.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Men Jesus sade: »Det var någon som rörde vid mig; ty jag kände att kraft gick ut ifrån mig.»
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Men Jesus sa: Det var nogen som rørte ved mig; for jeg kjente at en kraft gikk ut fra mig.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Men Jesus sagde: "Der rørte nogen ved mig; thi jeg mærkede, at der udgik en Kraft fra mig."
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Mutta Jeesus sanoi: "Joku minuun koski; sillä minä tunsin, että voimaa lähti minusta".
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Yesus berkata, "Tetapi ada orang yang menyentuh Aku. Aku tahu itu, sebab ada kekuatan yang keluar dari-Ku.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Ο δε Ιησους ειπε Μου ηγγισε τις διοτι εγω ενοησα οτι εξηλθε δυναμις απ' εμου.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Ісус же рече: Приторкнув ся до мене хтось; я бо чув, що сила вийшла з мене.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Но Иисус сказал: прикоснулся ко Мне некто, ибо Я чувствовал силу, исшедшую из Меня.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››Но Исус каза: Някой се допря до Мене; защото Аз усетих, че сила излезе от Мене.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››ויאמר ישוע נגע בי אדם כי ידעתי אשר יצאה ממני גבורה׃
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››فقال يسوع قد لمسني واحد لاني علمت ان قوة قد خرجت مني.
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››耶 穌 說 、 總 有 人 摸 我 . 因 我 覺 得 有 能 力 從 我 身 上 出 去
Ama İsa, ‹‹Birisi bana dokundu›› dedi. ‹‹İçimden bir gücün akıp gittiğini hissettim.››耶穌說 、 總 有 人 摸 我 . 因我 覺 得 有 能力 從 我 身上 出去