Ana içeriğe geç
Sözlük

hissettim ile cümle

hissettim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Eve geldiğimde, kendimi çok aç hissettim.When I came home, I felt very hungry.
Ben evin sallandığını hissettim.I felt the house shake.
Korkunç bir şey olduğunu hissettim.I had a feeling that something dreadful was happening.
Ne olduğunu hissettim.I sensed what was happening.
Sırtımda bir şeyin süründüğünü hissettim.I felt something crawling on my back.
Ayaklarıma bir şey dokunduğunu hissettim.I felt something touch my feet.
Kolumda sürünen bir şey hissettim.I felt something crawling up my arm.
Ben bütün gece üşüdüm ve huzursuz hissettim.I felt cold and uneasy all night.
İyi uyuduktan sonra kendimi çok daha iyi hissettim.After sleeping well, I felt much better.
Ben iyi uyudum sonra çok daha iyi hissettim.I slept well, after which I felt much better.
Turnayı gözünden vurduğumu hissettim.I felt I had hit the jackpot.
Sanki bir rüyadaymışım gibi hissettim.I felt as if I were in a dream.
Sanki hayal görüyormuşum gibi hissettim.I felt as if I were dreaming.
Motor çalışırken hissettim.I felt the engine running.
Ben çok garip hissettim.I felt very awkward.
Haberi duyduğumda ağlayacak gibi hissettim.I felt like crying when I heard the news.
Ben habere ağlayacak gibi hissettim.I felt like crying at the news.
Haberi duyduğumda çok üzgün hissettim.I felt very sad when I heard the news.
Sonra annem ve babamın beni gerçekten sevdiğini hissettim.Then I felt that my parents really loved me.
Duştan sonra zinde hissettim.I felt refreshed after showering.
Dinlendikten sonra daha iyi hissettim.I felt better after I took a rest.
Oyun bittiğinde kendimi çok bitkin hissettim.I felt exhausted when the game was over.
O kadar uykulu hissettim ki gözlerimi zorlukla açık tutabildim.I felt so sleepy that I could hardly keep my eyes open.
O sofistike insanlar arasında kendimi tamamen rahatsız hissettim.I felt utterly out of place among those sophisticated people.
Omzumda şiddetli bir ağrı hissettim.I felt a severe pain on the shoulder.
Söylemek istediğim her şeyi söyledikten sonra oldukça rahatlamış hissettim.I felt quite relieved after I had said all I wanted to say.
Bugün iliklerime kadar soğuğu hissettim.I feel chilled to the bone today.
Uçağım güvenle indiğinde rahatlamış hissettim.I felt relieved when my plane landed safely.
Ağlıyacak gibi hissettim.I felt like crying.
Ben bunu yapmayı bir görev olarak hissettim.I felt it my duty to do so.
Planın mantıksız olduğunu hissettim.I felt that the plan was unwise.
Pahalı bir restoranda rahatsız hissettim.I felt out of place in the expensive restaurant.
Ben çok mutlu hissettim.I felt very happy.
Çok yoruldum ama iyi hissettim.I got very tired, but I felt good.
Havuzda yüzdükten sonra canlandığımı hissettim.I felt refreshed after a swim in the pool.
Davetsiz bir misafirmişim gibi hissettim.I felt as if I were an uninvited guest.
Ben karanlıkta lamba anahtarını hissettim.I felt for the light switch in the dark.
Midemde keskin bir ağrı hissettim.I felt a sharp pain in the stomach.
Ayağıma bir şey dokunduğunu hissettim.I felt something touch my foot.
Sırtımda hareket eden bir şey hissettim.I felt something moving on my back.
Evin içinde bir şeyin dolaştığını hissettim.I felt something move in the house.
Sanki yüzümün yandığını hissettim.I felt as if my face were on fire.
Yüzümde soğuk bir rüzgar hissettim.I felt a cold wind on my face.
Yan tarafımda ani bir ağrı hissettim.I felt a sudden pain in my side.
Kendimi yalnız hissettim.I felt lonely.
Ellerimin titrediğini hissettim.I felt my hands tremble.
Biraz korktuğumu hissettim.I felt a little scared.
Yerin sallandığını hissettim.I felt the floor shake.
Kalbimin şiddetle çarptığını hissettimI felt my heart beat violently.
Aniden midemde keskin bir ağrı hissettim.I felt a sharp pain in my stomach all of a sudden.
Ona sataşma hakkında kötü hissettim.I felt bad about picking on him.
Kendimi ona doğru çekilmiş hissettim.I felt drawn toward her.
Beni uçak tuttu ve kusacak gibi hissettim.I got airsick and felt like throwing up.
Babamın şirketinde her zaman huzursuz hissettim.I always felt ill at ease in my father's company.
İlk başta onunla konuşmak için kendimi biraz fazla utangaç hissettim.At first I felt a bit too shy to speak to her.
Kalbimin hızla çarptığını hissettim.I felt my heart beating rapidly.
Yeni ortamlarda huzursuz hissettim.He felt ill at ease in the new surroundings.
Gerçeği söylemek gerekirse, kendimi yalnız hissettim.To tell the truth, I felt lonely.
Yıkandım ve çok daha iyi hissettim.I washed myself and felt much better.
Yüksek sesle bağırmak için bir dürtü hissettim.I felt an impulse to cry out loud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod