Ana içeriğe geç
Sözlük

hissetti ile cümle

hissetti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom başının üstünde gibi hissetti.Tom felt like he was in over his head.
Tom bir şey yapabilecek gibi hissetti.Tom felt like he could do anything.
Tom yeni bir adam gibi hissetti.Tom felt like a new man.
Tom kendini sağlıklı, mutlu ve zinde hissetti.Tom felt like a million bucks.
Tom kendini suçlu hissetti.Tom felt guilty.
Tom mükemmel hissetti.Tom felt great.
Tom hayal kırıklığına uğramış hissetti.Tom felt frustrated.
Tom aptalca hissetti.Tom felt foolish.
Tom tüm öğleden sonra odun yardıktan sonra yorgun hissetti.Tom felt exhausted after chopping wood all afternoon.
Tom şaşırmış hissetti.Tom felt confused.
Tom uyku tulumunun içinde rahat hissetti.Tom felt comfortable inside his sleeping bag.
Tom yapayalnız hissetti.Tom felt all alone.
Tom biraz sersemlemiş hissetti.Tom felt a little light-headed.
Tom küçük bir sersemlik hissetti.Tom felt a little dizzy.
Tom gelen bir soğuk hissetti.Tom felt a cold coming on.
Tom doktorun yazdığı ilacı aldıktan sonra biraz daha iyi hissetti.Tom feels a little better after taking the medicine that the doctor prescribed.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anlamıyor.Tom doesn't understand how Mary feels.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anlayabiliyordu.Tom could understand how Mary was feeling.
Tom nasıl hissettiğini kesinlikle bize bildirdi.Tom certainly let us know how he felt.
Bir sürü insan Tom'un hissettiği aynı şekilde hissediyor.A lot of people feel the same way Tom does.
Eğer bu seni daha iyi hissettiriyorsa, iki saat içinde öleceksin.If it makes you feel any better, you'll die in two hours.
Bu sana kötü hissettiriyorsa, neden sigara içiyorsun?If it makes you feel bad, why do you smoke?
Kesinlikle yağmur yağacak gibi hissettiriyor.It certainly feels like it's going to rain.
Tom nasıl hissettiğini anladığını söylüyor.Tom says he understands how you feel.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anladığını söylüyor.Tom says he understands how Mary feels.
Tom dinlenmiş hissettiğini ve tekrar yürüyüşe hazır olduğunu söyledi.Tom said he felt rested and was ready to start hiking again.
Bazı insanlar Tom'un davranışının uygunsuz olduğunu hissetti.Some people felt that Tom's behavior was inappropriate.
Tom bana gerekli hissettiriyor.Tom makes me feel needed.
Tom sadece nasıl hissettiğini bilir.Tom knows just how you feel.
Tom Mary'nin etrafında biraz garip hissetti.Tom felt a tad awkward around Mary.
Her zamankinden daha uzun çalıştığı için, o, yorgun hissetti.Since he had worked longer than usual, he felt tired.
O her zamankinden daha çok çalıştığı için yorgun hissetti.He felt tired because he had worked longer than usual.
Nasıl hissettiğini anlıyorum.I understand how you are feeling.
Soğuk yağmur soğuğu iliklerime kadar hissettirir.Cold rain makes me chilled to the bone.
Bu beni daha iyi hissettirdi.It makes me feel better.
Huzursuz hissettiğini biliyorum ama endişelenme.I understand that you feel uneasy, but don't worry.
O kadar kötü hissettiğinin farkında değildim.I wasn't aware that you were feeling that bad.
Beni sevdiğini biliyorum, ama senin için bütün hissettiğim sadece yakınlıktır.I know you love me, but all I feel for you is just affection.
Hazır hissettiğinizde anne babanıza beni tanıştırın.Introduce me to your parents when you feel ready.
Yolculuktan sonra, kendimizi çok yorgun hissettik.After the trip, we felt very tired.
Onun nasıl hissettiğini asla bilmeyeceğiz.We will never know how he's feeling.
Julia o haberi duyduktan sonra ağlıyor gibi hissetti.Julia felt like crying after she heard that news.
Haberi duyduktan sonra ağlayacak gibi hissetti.She felt like crying after hearing that news.
Onsuz kendimi yalnız hissettim.I felt lonely without her.
Beni öptüğünde bana karşı dürüst olduğunu hissettim.When she kissed me, I felt she was honest with me.
Mary dışlanmış hissetti.Mary felt excluded.
Dün gece depremi hissettin mi?Did you feel the earthquake last night?
Hissettiğim şey kelimelerle açıklanamaz.What I feel cannot be described with words.
Tom senin nasıl hissettiğini anladığını söyledi.Tom said he understood how you were feeling.
Yukarı kaldırıldığımı hissettim.I felt myself being lifted up.
Hasta hissettiği için, yatakta kaldı.Since he was feeling sick, he stayed in bed.
Hasta hissettiği için okuldan sonra evde kaldı.Since he was feeling sick, he stayed home from school.
Dışlanmış hissettim.I felt isolated.
Evin sallandığını hissettiğim için arka bahçeye koştum.Feeling the house shake, I ran out into the backyard.
Kendimi hemen biraz daha iyi hissettim.I felt immediately a bit better.
O insanlar arasında kendimi bir serseri gibi hissettim.I felt like an outcast among those people.
Tom çok uzun süre uyuduktan sonra çok yorgun hissetti.Tom felt very tired after sleeping for so long.
Göğsünde keskin bir ağrı hissetti.He felt a sharp pain in his chest.
Binanın içindeki herkes depremi hissetti.Everyone inside the building felt the earthquake.
Tom şanslı hissetti.Tom felt lucky.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod