Ana içeriğe geç
Sözlük

hissetti ile cümle

hissetti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sadece seni daha kötü hissettirecek.This is only going to make you feel worse.
Tom'la konuşmalısın ve nasıl hissettiğini ona söylemelisin.You should talk to Tom and tell him how you feel.
Tom, Mary'ye yardım etmesi gerektiğini hissettiğini söyledi.Tom said he felt he needed to help Mary.
Tom, onu yapması gerektiğini hissettiğini söyledi.Tom said he felt he needed to do that.
Çok rahatsız hissettim.I felt very uncomfortable.
Tom beni özel ve gerekli hissettirdi.Tom made me feel special and needed.
Tom önerecek çok şeyi olduğunu hissetti.Tom felt that he had a lot to offer.
Tom'la çok rahat hissettim.I felt very comfortable with Tom.
Sadece nasıl hissettiğimi bilmenize izin vermek istedim.I just wanted to let you know how I feel.
Rahatsız hissettim.I felt uncomfortable.
Çok sinirli hissettim.I felt very nervous.
Hayal kırıklığına uğramış hissettim.I felt disappointed.
Ben biraz sarsılmış hissettim.I felt a bit shaken.
Biraz kusacak gibi hissettim.I felt a bit queasy.
Onu yapmaya devam et, harika hissettiriyor.Keep doing that. It feels great.
Bu oldukça garip ve utanç verici hissettiriyor.This feels quite awkward and embarrassing.
Bu pozisyon beni son derece savunmasız hissettiriyor.This position makes me feel extremely vulnerable.
Aslında bunun harika bir fikir olduğunu hissettim.I actually felt it was a great idea.
Tom Mary ile oldukça rahat hissetti.Tom felt pretty comfortable with Mary.
Tom bir şeyin doğru olmadığını hissetti.Tom felt that something wasn't right.
O, insanları kraliçeler gibi hissettiriyor.She makes people feel like queens.
Çok farklı olduğumuzu hissetti.She felt that we were too different.
Biraz sıcak hissettim.I feel a little hot.
Kendimi tamamen cahil hissettim.I felt totally clueless.
Kendimi tamamen ipucusuz hissettim.I felt totally clueless.
Başkaları için antenim var ve onların nasıl hissettiklerini algılıyorum.I have antennae for other people, and perceive how they feel.
Kasaba bir metropol gibi hissettiriyordu.The town felt like a metropolis.
Çay içmek her zaman beni daha iyi hissettiriyor.Drinking tea always makes me feel better.
Leyla kendini çok garip hissetti.Layla felt very strange.
Bu seni daha iyi hissettiriyor mu?Does this make you feel better?
Hiç seçeneğimin olmadığını hissettim.I felt I had no alternative.
Leyla, Sami için gerçekten çok kötü hissetti.Layla felt really bad for Sami.
Sami, Leyla'nın onun erkekliğini öldürdüğünü hissetti.Sami felt that Layla had killed his manhood.
O seni daha güvende hissettirmiyor mu?Doesn't that make you feel safer?
Leyla kendini Sami ile konuşamayacak kadar utangaç hissetti.Layla felt too shy to talk to Sami.
Leyla kendini korkmuş hissetti.Layla felt scared.
O seni daha iyi hissettirir mi?Would that make you feel any better?
Leyla, Sami'nin parmak uçlarının, omzunun arkasına dokunduğunu hissetti.Layla felt Sami's fingertips touching the back of her shoulder.
O partiden sonra sabahleyin kendini nasıl hissettin?How did you feel the morning after that party?
Tom kendini onu yapabileceğinden emin hissetti.Tom felt confident that he could do that.
Leyla derin bir acı hissetti.Layla felt a profound pain.
Leyla, Jamaika doğumlu bir satıcıya aşık olduğunu hissetti.Layla felt in love with a Jamaican-born dealer.
Leyla kendini tamamen güçsüz hissetti.Layla felt completely powerless.
Bu beni iyi hissettiriyor ve iş yükümü de azaltıyor.That makes me feel good, and also lessens my workload.
Leyla kendini tamamen tuzağa düşmüş hissetti.Layla felt completely trapped.
Leyla kendini çok yalnız hissetti.Layla felt very lonely.
Leyla, Sami ile kendini oldukça rahat hissetti.Layla felt pretty comfortable with Sami.
Nasıl hissettiğimi bilmek istemiyor musun?Don't you want to know how I feel?
Tom Mary için gerçekten kötü hissetti.Tom felt really bad for Mary.
Sami, Layla'yı etkileyebileceğini hissetti.Sami felt he could impress Layla.
Ben hep Tom bir şey saklıyor gibi hissettim.I always felt like Tom was hiding something.
Nasıl hissettiğimi asla anlayamazsın.You will never understand how I feel.
Nasıl hissettiğimi anlayamazsın.You can't understand how I feel.
Sami kaybı hissetti.Sami felt the loss.
Onun hakkında kötü hissettim.I felt bad about that.
Tom hepimize kendimizi özel hissettirdi.Tom made us all feel special.
Tom beni çok özel hissettirdi.Tom made me feel very special.
Tom onun hakkında kötü hissettiğini söyledi.Tom said he felt bad about that.
Tom yaptığı şey hakkında kendini gerçekten kötü hissetti.Tom felt really bad about what he had done.
Tom kendini rahatsız hissetti, bu nedenle ayrıldı.Tom felt uncomfortable, so he left.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod