Hepimiz aç hissettik.We all felt hungry.
Hepimiz yorgun hissettik.We all felt tired.
Hepimiz mutlu hissettik.We all felt happy.
Tom yağmuru yüzünde hissetti.Tom felt the rain on his face.
Ona yanlışlıkla bağırdım ve kendimi gerçekten kötü hissettim.I yelled at him by mistake and I felt really bad.
Tom nasıl hissettiğimi bildiğini söyledi.Tom said he knew how I felt.
Tom'un nasıl hissettiğini bildiğimden eminim.I'm sure I know just how Tom felt.
Benim hissettiğim aynı şekilde hissettiğine çok memnun oldum.I'm very glad you feel the same way I do.
Beni böyle bir salak gibi hissettirdi.He made me feel like such an idiot.
İlk defa, her şeyin bitebileceğini hissettim.For the first time, I had the feeling that everything could end.
Kendimi iyi hissettim.I felt fine.
Kendimi güçsüz hissettim.I felt weak.
Kendimi sersemlemiş hissettim.I felt dizzy.
Kendimi bitkin hissettim.I felt tired.
Huzursuz hissettim.I felt uneasy.
Bu beni daha iyi hissettirecek.This will make me feel better.
Bir milyon göz bana bakıyormuş gibi hissettim.I felt as if a million eyes were looking at me.
Kendimizi ihanete uğramış hissettik.We felt betrayed.
Leyla, Fadıl'ı tutmak için bir çocuğa ihtiyacı olduğunu hissetti.Layla felt she needed to have a child in order to keep Fadil.
Dania baskıyı hissetti.Dania felt the pressure.
Fadıl ihanete uğramış gibi hissetti.Fadil felt like he was betrayed.
Fadıl hayatında bir boşluk hissetti.Fadil felt a void in his life.
Fadıl kendinde biraz suç ve öfke hissetti.Fadil felt some guilt and anger.
Fadıl kendini ihmal edilmiş ve terk edilmiş hissetti.Fadil felt neglected and abandoned.
Tom ihmal edilmiş hissetti.Tom felt neglected.
Tom ihanet edilmiş gibi hissetti.Tom felt like he'd been betrayed.
Tom buraya aitmiş gibi hissettiğini söylüyor.Tom says he feels like he belongs here.
Onun hakkında nasıl hissettin?How did you feel about that?
Bu seni nasıl hissettirirdi?How would that make you feel?
Tehlike hissettim.I sensed danger.
Dans etmek beni tekrar genç hissettiriyor.Dancing makes me feel young again.
Bu beni yine genç hissettiriyor.It makes me feel young again.
Kendimi çaresiz hissettim.I felt helpless.
Kendimi dışlanmış hissettim.I felt excluded.
Bunun beni nasıl hissettirdiğini düşünüyorsun?How do you think that made me feel?
Çalışmamak tuhaf hissettiriyor.It feels weird not working.
Bunu yapmak beni yine genç hissettiriyor.Doing this makes me feel young again.
Kendimi aptal hissettim.I felt foolish.
Garip hissettim.I felt awkward.
Utanmış hissettim.I felt ashamed.
Kendimi inanılmaz hissettim.I felt amazing.
Kendimi tamamen yalnız hissettim.I felt all alone.
Hepimiz kendimizi kötü hissettik.We all felt bad.
Tom kendini bugün biraz daha iyi hissettiğini söylüyor.Tom says he feels a little better today.
Biraz yorgun hissettim.I felt a bit tired.
Ben biraz sarhoş hissettim.I felt a bit woozy.
Bir aptal gibi hissettim.I felt like a fool.
Ben harika hissettim.I felt fantastic.
Ben hakkı yenmiş hissettim.I felt frustrated.
Ben aşağılanmış hissettim.I felt humiliated.
Ben yenilmez hissettim.I felt invincible.
Zulme uğramış hissettim.I felt persecuted.
Çok yorgun hissettim.I felt very tired.
Savunmasız hissettim.I felt vulnerable.
Ben idare edilmiş hissettim.I felt manipulated.
Fadıl iyi bir insan olduğunu hissetti.Fadil felt he was a good person.
Fadıl, Müslüman olması gerektiğini hissetti.Fadil felt he needed to be a Muslim.
Fadıl bir müslüman olması gerektiğini hissetti.Fadil felt he had to be a Muslim.
O, Fadıl'ı iyi hissettirdi.That made Fadil feel good.
Onunla konuşmalı ve ona nasıl hissettiğini söylemelisin.You should talk to her and tell her how you feel.