Tom çok gergin hissetti.Tom felt very nervous.
Tom ne hissettiğimi biliyordu.Tom knew what I felt.
Tom fevkalade mutlu hissetti.Tom felt extraordinarily happy.
O zaman nasıl hissettin?How did you feel then?
Tom, nasıl hissettiğini ifade edecek kelimeleri bulamadı.Tom couldn't find the words to express how he was feeling.
Tom'suz kaybolduğumu hissettim.I felt lost without Tom.
Tehdit edildiğini hissettin mi?Did you feel threatened?
Tom aynısını hissettiğini söyledi.Tom said he felt the same.
Daha güvenli hissettim.I felt safer.
Bizi yaşlı hissettiriyorsun.You make us feel old.
Bana yaşlı hissettiriyorsun.You make me feel old.
İyi hissettiğinden emin misin?Are you sure you feel OK?
Tom sabahleyin neden her zaman bu kadar yorgun hissettiğini merak ediyordu.Tom wondered why he always felt so tired in the morning.
Meltem iyi hissettiriyor.The breeze feels good.
Peki gerçekten nasıl hissettiniz?So how did you really feel?
Şimdi nasıl hissettiğimi biliyorsun.Now you know how I feel.
Ben depremi hissettim.I felt the earthquake.
Tom senin hissettiğin gibi onun hakkında aynı şekilde hissediyor mu?Does Tom feel the same way about that as you do?
Nişanlım bana önceden bildirmeden geldi ve ben mahcup hissettim.My fiancee arrived without notifying me beforehand, and I felt embarrassed.
Herkes bir şey yapmak zorunda olduğunu hissetti.Everybody felt they had to do something.
Dünyanın ayaklarımın altında sarsıldığını hissettim.I felt the earth shake under my feet.
Bu beni çok daha iyi hissettirir.This makes me feel a lot better.
Ben sensiz kaybolmuş hissettim.I felt lost without you.
Ben onsuz kaybolmuş hissettim.I felt lost without him.
Nasıl hissettiğin onlara söyledin mi?Have you told them how you feel?
Nasıl hissettiğini ona söyledin mi?Have you told him how you feel?
Bu beni onlara yakın hissettirdi.It made me feel close to them.
Bu beni ona yakın hissettirdi.It made me feel close to him.
Bu beni ona yakın hissettirdiIt made me feel close to her.
Onlara iyi hissettiğimi söyle.Tell them I feel fine.
Ona iyi hissettiğimi söyle.Tell him I feel fine.
Onlara nasıl hissettiğin söyle.Tell them how you're feeling.
Ona nasıl hissettiğini söyle.Tell him how you're feeling.
Bize nasıl hissettiğini söyle.Tell us how you feel.
Onlara nasıl hissettiğini söyle.Tell them how you feel.
Onlara nasıl hissettiğini söyledin mi?Did you tell them how you feel?
Ona nasıl hissettiğini söyledin mi?Did you tell him how you feel?
En azından onlara nasıl hissettiğini söyle.At least tell them how you feel.
En azından ona nasıl hissettiğini söyle.At least tell him how you feel.
Onlara nasıl hissettiğini söylemeye git.Go tell them how you feel.
Ona nasıl hissettiğini söylemeye git.Go tell him how you feel.
Senin için biraz üzgün hissettim.I felt kind of sorry for you.
Onlar için biraz üzgün hissettim.I felt kind of sorry for them.
Onun için biraz üzgün hissettim.I felt kind of sorry for him.
Hepimiz senin için üzgün hissettik.We all felt sorry for you.
Hepimiz onlar için üzgün hissettik.We all felt sorry for them.
Hepimiz onun için üzgün hissettik.We all felt sorry for him.
Bizim hakkımızda nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you felt about us.
Onlar hakkında nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you felt about them.
Benim hakkımda nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you felt about me.
Onun hakkında nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you felt about him.
Bana onlar hakkında nasıl hissettiğini söyle.Tell me how you feel about them.
Bana onun hakkında nasıl hissettiğini söyle.Tell me how you feel about him.
Zengin tüccar ölüm saatinin yaklaştığını hissetti.The rich merchant felt the hour of his death approaching.
Tüm gün kendimi harika hissettim.I felt great all day.
Mary kendini ihanete uğramış ve aşağılanmış hissetti.Mary felt betrayed and humiliated.
Tom kendini hem ihanete uğramış ve hem de aşağılanmış hissetti.Tom felt both betrayed and humiliated.
Dan, Linda'nın ölümü konusunda kendini suçlu hissetti.Dan felt guilty about Linda's death.
Seni suçlu hissettirmeye çalışmıyorum.I'm not trying to make you feel guilty.
Tom trenin hareket etmeye başladığını hissetti.Tom felt the train begin to move.