Ana içeriğe geç
Sözlük

hissetti ile cümle

hissetti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin John'a karşı neler hissettiğini biliyor mu?Does Tom know how Mary feels about John?
Tom'u görmek için yeterince iyi hissettiğinden emin misin?Are you sure you're feeling well enough to see Tom?
Hiç Allah tarafından terk edildiğini hissettin mi?Have you ever felt abandoned by God?
Bunun hakkında çok güçlü hissettiğini fark etmedim.I didn't realize you felt so strongly about this.
Tom hakkında o şekilde hissettiğini bilmiyordum.I didn't know you felt that way about Tom.
Hey, nasıl hissettiğini biliyorum.Hey, I know how you feel.
Evlilik için oyuna getirilmiş olduğunu hissetti.She felt she had been tricked into marriage.
Bu nasıl hissettiğimi değiştirmiyor.That doesn't change how I feel.
Hissettiğim tam da budur.That's exactly how I feel.
Bu bana daha iyi hissettiriyor.That makes me feel better.
Mary savunmasız hissetti.Mary felt vulnerable.
Ses tonundan, benden ne kadar nefret ettiğini hissettim.I knew from his tone how much he hated me.
Tom nasıl hissettiğini ifade etmek için çabaladı.Tom struggled to express how he felt.
Tom gece gökyüzüne bakarken önemsiz hissetti.Tom felt insignificant when he looked up at the night sky.
Beni yorgun hissettiriyorsun.You're making me feel tired.
Rüzgârın yüzüme vurduğunu hissettim.I felt the wind blowing on my face.
Yüzüme vuran rüzgarı hissettim.I felt the wind blowing on my face.
Yalnızca nasıl hissettiğiniz hakkında konuşmak bile daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.Just talking about your feelings can make you feel better.
Depremden sonra mahalle emniyetsiz hissetti.After the earthquake the neighbourhood felt insecure.
Ben seni kötü hissettirmeye çalışmıyorum.I'm not trying to make you feel bad.
Tom kendini güvencede hissetti.Tom felt reassured.
Aniden yaşlı hissettim.I suddenly felt old.
Ben Tanrı gibi hissettim.I felt like God.
O masaj çok iyi hissettirdi.That massage felt so good.
Kafesteki bir kuş gibi hissettim.I felt like a bird in a cage.
Tom her şey hakkında kendini çok rahatsız hissetti.Tom felt very uncomfortable about the whole thing.
Bir şey hissettiğimi biliyordum.I knew I felt something.
Hissettiğim bu.That's how I feel.
Nasıl hissettiğimi bilmiyorum.I don't know how I feel.
Ben senin hissettiğin her şeyi hissedebilirim.I can feel everything you feel.
Onlar tarafından tehdit edildiğimi hissettim.I felt threatened by them.
Bu beni Tom'a yakın hissettirdi.It made me feel close to Tom.
Tom hakkında nasıl hissettiğimden hâlâ emin değilim.I'm still not sure how I feel about Tom.
Bu seni daha iyi hissettirmeli.That should make you feel better.
Ben senin kendini çaresiz hissettiğine eminim.I'm sure you feel helpless.
Kendimi far ışığı tutulmuş bir geyik gibi hissettim.I felt like a deer in the headlights.
Hayat kurtarmak harika hissettiriyor.Saving lives feels great.
Onu herkes hissetti.Everyone felt it.
Sen Tom'un nasıl hissettiğini hayal edebilirsin.You can imagine how Tom felt.
Onların nasıl hissettiklerini hayal edebilirsin.You can imagine how they felt.
Tom kendini gittikçe sabırsız hissetti.Tom felt himself growing impatient.
Gerçekten bu şekilde hissettiğini bilmiyordum.I truly didn't know you felt this way.
Tom'un farklı hissettiğini düşünüyorum.I think Tom feels differently.
Tom gittikçe acıktığını hissetti.Tom felt himself getting hungry.
Çok huzursuz hissettim.I felt very uneasy.
Bu beni kirli hissettiriyor.It makes me feel dirty.
Tom hakkında nasıl hissettiğimi neden anlayamıyorsun?Why can't you understand how I felt about Tom?
Sonradan nasıl hissettiniz?How did you feel afterwards?
Başka herhangi birisi onu hissetti mi?Did anyone else feel that?
Kendimi şu anda ne kadar aptal hissettiğim hakkında bir fikrin var mı?Do you have any idea how stupid I feel right now?
Tom yalnız ve terk edilmiş hissetti.Tom felt lonely and abandoned.
Tom çok yorgun hissetti.Tom felt very tired.
Bana yalan söylendiğini ve aldatıldığımı hissettim.I felt lied to and cheated.
Tom umutsuz hissetti.Tom felt desperate.
Ne hissettiğini tam olarak biliyorum.I know precisely what you are feeling.
Tom güçlü hissetti.Tom felt strong.
Onun hakkında ne hissettiğimi Tom'a söylememeliydim.I shouldn't have told Tom how I felt about him.
Senin hissettiğin aynı şekilde hissediyorum.I feel the same way you do.
Tom çok daha mutlu hissetti.Tom felt much happier.
İlaç beni daha iyi hissettirdi.The medicine made me feel better.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod