hissetmiş ile cümle
hissetmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.そして雲が 頭上まで来たとき
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Imagino que tenha sido bastante amargo e desmoralizante.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Îmi imaginez că a fost amar şi demoralizator.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Jeg kan forestille mig de var temmelig bitre og demoraliserede.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.J'imagine qu'ils étaient plustôt frustrés et démoralisés..
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Képzelem azt a keserűséget és kiábrándultságot.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.씁쓸하고 사기도 저하됐겠죠.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Saya membayangkan betapa pahit dan jatuhnya semangat mereka.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Sie waren ziemlich verbittert und demoralisiert.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Umím si představit, že to bylo dost hořké a demoralizující.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Verjamem, da so bili precej zagrenjeni in demoralizirani.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Wyobrażam sobie, że musieli czuć się rozgoryczeni.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Τους φαντάζομαι πικραμένους και με πεσμένο ηθικό.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Думаю, они были сильно ожесточены и деморализованы.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.Можу собі уявити їх біль та розчарування.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.ואני מניח שהיו די ממורמרים ומיואשים.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.أتصور مدى الإحباط والمرارة الذي وجدوه.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.引き返して 海岸へ戻ろうとした帰路で
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Cítila som sa nesmelá, v rozpakoch.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Czułam nieśmiałość i zażenowanie.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Ich fühlte mich schüchtern, ich schämte mich.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Ik voelde me verlegen, ik schaamde me.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Jeg følte mig genert, jeg følte mig flov.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Je me sentais timide, gênée.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Ker sem sramežljiva in plašna.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.저는 부끄럽다고 느꼈고, 창피했어요.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Mă simțeam timidă, jenată.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Me sentía cohibida, avergonzada.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Mi sentivo timida, imbarazzata.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Nagyon szégyelltem magam.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Saya merasa malu, saya merasa tidak enak,
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Sentia-me acanhada, envergonhada.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Styděla jsem se, cítila jsem se rozpačitě.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Tôi cảm thấy mắc cỡ, ngại ngần,
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Ένιωθα δειλή, ένιωθα αμήχανη.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Мені стало соромно, незручно.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Чувствах се срамежлива, чувствах се притеснена.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.Я чувствовала стыд, стеснение.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.התביישתי, הרגשתי נבוכה.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.أحسست بالحرج وشعرت بالخجل
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.そこで疑問は「これは私だけ?」
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.E ela sentou-se a seguir simultaneamente por quatro estradas.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.En ze voelde hoe ze zelf simultaan die vier wegen opging.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.E si era sentita come se stesse percorrendo simultaneamente le quattro strade.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Et elle sentit comme si elle se retrouvait sur quatre routes à la fois.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Hän tunsi kulkevansa samanaikaisesti neljää ylämäkeä.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Iar ea a simţit că mergea simultan pe cele patru drumuri.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.네개의 길위에 모두 동시에 주행하고 있는 자신을 발견하기도 하였습니다.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Mala pocit, akoby simultánne šla po štyroch cestách naraz.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Měla pocit, jakoby simultánně jela po čtyřech cestách naráz.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Miała wrażenie, że jedzie jednocześnie po 4 różnych drogach.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Och hon kände hur hon själv åkte på fyra vägar samtidigt.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Og hun følte sig selv køre op ad fire veje på én gang.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Ő pedig azt érezte, hogy négy úton halad egyszerre.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Und sie spürte, wie sie gleichzeitig vier Straßen entlangfuhr.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Và bà ấy thấy mình đồng thời đi lên cả bốn con đường.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Y ella sintió que iba simultáneamente por los cuatro caminos.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.Και αισθάνθηκε το σώμα της να πηγαίνει συγχρόνως και στους τέσσερις δρόμους.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.И она почувствовала, что едет одновременно по четырем дорогам.
Ve aynı anda bu dört yolda birden gittiğini hissetmiş.И тя се чувствала, като че ли се движи едновременно по четири пътя.