hissetmiş ile cümle
hissetmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-- ret ofte følte jeg at de havde bakket deres forudsigelser op på en mere materialistisk måde.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-- saya cukup sering merasa bahwa mereka mendukung prediksi mereka dengan cara yang lebih materialistis.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.- ziemlich häufig spürte ich, dass sie ihren Vorhersagen auf finanzielle Art Nachdruck verliehen hatten.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-αρκετά συχνά πραγματικά αισθανόμουν πως υποστήριζαν τις προβλέψεις τους με έναν πιο υλιστικό τρόπο.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.- досить часто я відчував, що в них були радше матеріальні підстави для своїх очікувань.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-- ובכנות, אני תמיד הרגשתי שהם גיבו את התחזיות שלהם בדרכים יותר חומרניות.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.-- وكثيرا ما كنت أشعر فعلا أنهم كانوا يبنون توقعاتهم بطريقة أكثر مادية.
-- oldukça sıklıkla, onların bu tahminlerini daha metarialistik şekilde desteklediklerini hissetmiştim.裏付けでもあったのかと思った 30年代にそれは普通で 理解できたが
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Ar fi trebuit sa aiba simptome.
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Chắc là cậu ấy thấy một số triệu chứng bất thường ở vùng ngực, cảm thấy rất khó chịu hoặc đại loại như thế.
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.DÅ borde han ha kännt symptomen i sitt bröst, känna sig väldigt obekväm eller nåt.
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Dan had hij symptomen van zijn borst moeten voelen, het voelen van iets echt ongemakkelijks of zoiets.
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Dann müsste er Symptome gehabt haben,von dem wirklich unbequemen Gefühl seiner Brust oder so etwas.
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Donc il devait sentir les symptômes dans sa poitrine ; se sentant vraiment incomfortable ...
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Lalu seharusnya dia merasakan gejala di dadanya, merasa tidak nyaman atau apapun.
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Τότε θα πρέπει να είχε αισθανθεί συμπτώματα στο στήθος του, νιώθοντας πολύ άβολα ή κάτι.
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Тогда он должен был чувствовать симптомы в груди, неприятные ощущения...
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.إذاً لابد بأنه شعر بأعراض في صدره ، جعلته غير مرتاح
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.大部 無理をしていたに違いないんです
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.Cô cũng phải cảm thấy yêu, đau khổ, vui sướng và buồn tủi.
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.Gotovo si tudi ti občutila ljubezen, bolečino, radost in žalost.
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.Jij moet ook de liefde hebben gevoeld, de pijn, het plezier en het verdriet.
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.Kamu juga pasti merasakan cinta... ...penderitaan, kegembiraan, dan kesedihan.
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.Şi tu trebuie să fi simţit dragoste, durere, bucurie şi tristeţe.
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.Také musíš cítit lásku, bolest, radost a smutek.
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.Tu as connu l'amour et la peine, la joie et la tristesse.
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.Tú también debes haber sentido el amor, el dolor, la alegría y la tristeza.
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.Ty także musiałaś czuć miłość, ból, radość, i smutek.
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.,בטח גם את חשת אהבה .כאב, שמחה ועצב
Şeye benziyor yani bizim gibi birçok anne baba ilk çocukta şöyle hissetmiştir:A toto je -- Myslíme si, že mnoho rodičov, keď do toho idú -- tak ako v našom prípade -- a vyzerá to takto.
Şeye benziyor yani bizim gibi birçok anne baba ilk çocukta şöyle hissetmiştir:우리는 많은 부모들이 여러분이 길로 들어설 때 - 우리의 상황처럼 말이죠-
Şeye benziyor yani bizim gibi birçok anne baba ilk çocukta şöyle hissetmiştir:Sehingga inilah -- Kami pikir banyak orang tua, saat Anda mencapai titik ini -- seperti kami juga --
Şeye benziyor yani bizim gibi birçok anne baba ilk çocukta şöyle hissetmiştir:ואנחנו חושבים שהרבה הורים, כשמגיעים לרגע הזה - לפחות כך היה עבורנו -
Şeye benziyor yani bizim gibi birçok anne baba ilk çocukta şöyle hissetmiştir:الرئيسية فيما يخص الابوة والامومة عندما يصل الابوين اليها .. ففي حالتنا لقد واجهنا شيئاً مشابها ..
Şeye benziyor yani bizim gibi birçok anne baba ilk çocukta şöyle hissetmiştir:多くの親にとって 子育てはこんな感じでしょう ヨーロッパ旅行に向けて荷づくりし とてもウキウキしていたのに
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Adesso che ci penso, quando sono stato risucchiato da Gluttony, ho provato una sensazione familiare.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Agora que falas nisso, no momento em que o Gluttony nos engoliu... Já tinha tido aquela sensação.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Ahora que lo dices, cuando Gluttony nos tragó... ya había tenido esa misma sensación.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Kun Gluttony nielaisi meidät, se oli jotenkin tuttu tunne.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Nu du siger det. Da Gluttony slugte os ... - Jeg har mærket det før.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Nu när du säger det... När Gluttony svalde oss... -Jag har känt det förut.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.W chwili, kiedy Gluttony nas połknął... Już kiedyś miałem to uczucie.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Τώρα που το λες, όταν μας κατάπιε ο Γκλούτονι... ...ένιωσα κάτι γνώριμο.
Şimdi söyleyince, Gluttony bizi yuttuğu anda... o duyguyu daha önce bir yerde hissetmiştim.Если подумать, то когда Обжорство проглотило нас, я понял, что раньше уже испытывал подобное.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.Een elektrische stilte, alsof ze konden voelen wat er stond te gebeuren.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Fâșșș) O tăcere elecrizantă ca și cum presimțeau ce urma să se vină.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Huss) Egy ostorcsapásra, mintha megérezték volna, hogy mi fog történni.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(쉬) 마치 무슨 일이 벌어질거라고 아는 것처럼, 전기가 흐르는 듯한 고요함이었죠.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Shhhhh) Sự tĩnh lặng đột ngột như thể chúng cảm nhận được điều gì đó sắp xảy ra.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Šššš) To ticho nabité elektřinou, jako kdyby cítila, co se stane.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Świst) Zapadła elektryzująca cisza, tak jakby wyczuwały to, co miało się wydarzyć.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Vuuu) Um silêncio eletrizante, como se soubessem o que estava para vir.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Whoosh) Comme un frisson électrique, comme s'ils pouvaient sentir ce qui allait se passer.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Whoosh) Questo silenzio elettrico, come se potessero sentire quello che stava per accadere.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Zisch) Diese elektrisierende Stille, als ob sie spürten, was gleich passieren würde.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.Ήταν σα να αισθάνθηκαν τον ηλεκτρισμό που ετοιμαζόταν να εξαπολυθεί.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Буум) Този електрически гръм, сякаш можеха да го усетят щеше да се случи всеки един момент сега.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Тсссс) Напряжённая тишина, как будто они предчувствовали, что случится.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.ווווש; מין דממה טעונת-חשמל, כאילו חשו מה עומד לקרות.
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.هذا الصمت الكهربائي، كما لو أنّها عرفت ما كان على وشك أن يحدث.