Birlikte yaşamaya başladığımızda kendini güvende hissettiğini söyledi.When we moved in together, she said she felt safe,
Her nasılsa, bedenimle heykeli birmiş gibi hissettim.It felt as if the statue and my body were somehow one.
Heykeli okşarken ellerini üzerimde hissettim.I felt his hands as he pawed the statue.
Ellerini bedenimde gezdiriyormuş gibi hissettim.It felt as if he was running them over my body.
Çok yoruldum, iyi hissetmiyorum.I'm very tired, I'm not feeling well.
Kadın tenini hissetmek istedim.I wanted to feel the women's skin.
Ama kendimi iyi hissetmiyorum.But I don't feel well.
Kendini seviyor, senin için hiçbir şey hissetmiyor.She loves herself, she has no feelings for you.
Ama bizim hissettiğimiz gibi bir mutluluğun kaderine... ...uzun sürmek yazılmamıştı.But constant bliss, such as we felt, was never destined to last for long.
Bu programları izlerken ne hissettiniz?How did you feel watching every single one of these shows?
Herhangi bir ahlaki belirsizlik hissettiniz mi?Did you feel a sense of moral ambiguity?
Televizyon bana bunları hissettirebilir mi?It can make me feel this?
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."takes me out of my everyday realm" and "makes me feel better."
Alice yalanladı olamayacağını hissettim, bu yüzden başka bir soru çalıştı.Alice felt that this could not be denied, so she tried another question.
'Ben düşünmek için bir hak ettik,' Alice hissetmeye başlamıştı için keskin söyledi biraz endişeli.'I've a right to think,' said Alice sharply, for she was beginning to feel a little worried.
Bir şey hissetmiyor musun?You don't feel anything?
İyi hissetmiyor musun?Is it that you're not bright?
zaten hissettiğimden daha kötü hissetmemi sağlayamazsın.Come on...
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi.Because the thought that came to my mind was that the feeling that I had was like a primal scream.
Öğrencilerimize, bizim için anlam ifade ettiklerini hissettiriyoruz.We make our kids feel like they matter to us.
En dipteyken, öyle olmadığımı bilirken bile, önemli biriymişim gibi hissettirdiniz.You made me feel like I was somebody, when I knew, at the bottom, I wasn't.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.A 50-year-old business man lamented to me that he feels he doesn't have colleagues anymore at work.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.But when I stepped back, I felt myself at the cold, hard center of a perfect storm.
Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.I want to have a feeling, I need to send a text.
Neredeyse kendimizi hissetmiyoruz.We almost don't feel ourselves.
Bir şekilde devamlı bağlantıda olmanın bizi daha az yalnız hissettireceğini sanıyoruz.We slip into thinking that always being connected is going to make us feel less alone.
Tüm üst sınıflar beni tanıdı. çok özel hissettim.All my seniors knew me. I felt really special.
Kiev'den Buddin, yeni tüketici pazarına karşı nasıl hissetiği sorusuna karşın,Bohdan from Kiev said, in response to how he felt about the new consumer marketplace,
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.When the brain experiences stress, the body's alarm system is activated.
Bunun nasıl hissettirdiğini çok iyi biliyorum.I know very well what that feels like.
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,So he starts to feel all of that old anxiety start to rise in him
Ve sorumluluk hissinin dünyadaki tüm farkları oluşturduğunu hissetmek ayrı bir şey.And so to feel that sense of responsibility makes all the difference in the world.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış.'Had he suddenly put out his tongue at me in derision, I could not have felt more humiliated.
Ve ben üzgün hissettim.And I felt sad.
Bugün buraya TED'in samimiyetini hissetmek için toplandık.Today we're all gathered to bask in the warm glow of TED.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.And I don't feel like I'm unique.
J Cub, Lütfen bana neler hissettiğini söyle!!!J Cub, Please tell me how you feel!!!
Benim ilham kaynağımdı. gerçekten de hissettiğim, filmi gördüğümdeAnd really, I feel as though, when I see the film --
Onların konunun içine girmesini ve tüm benlikleri ile öğrenmeyi hissetmelerini istedim.I wanted to have them be immersed and learn the feeling of learning through their bodies.
Adı Mike; bilişsel yetenek, görüş, yürüme ve hissetme açısından eşit açıda kaybı var.His name is Mike, and he is uniformly impaired on cognition, vision, walking, sensation.
Nefret edenlerin ne hissettiği kimin umrundaWho cares how you haters feel
Burada rahat değildim ve kendimi yanlız hissettim.I wasn't comfortable here <br />and I also felt lonely.
Jeju Adası'nda sizinle ilk karşılaştığımızda... ...içimde çok garip duygular hissettim.When I first met you in Jeju Isle, I felt weird inside.
İnsanların bu konuda yi hissetmeye ihtiyacı var.People need to feel good about it.
Bazı durumlarda, çeşitli zamanlar, bu şekilde hissettim.I've felt that way on certain occasions, at various times.
Çinliler böyle hissetmiyor.The Chinese don't feel like that.
Bir çeşit kötü hissetme ile ilgili bir kelimedir, korku.It's a kind of a bad feeling word, fear.
İçerik aynı ama hissettiğiniz duygular farklı.Content is the same, but you feel differently.
Kalın ve Mandela yazı tipinde free sizi özgür hissettirir.Free bold feels like Mandela free.
İyi hissettirir.It feels great.
Ve çevrelerinde olan biteni hissettiler.They sensed their environment.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.At some point, Homo Erectus resisted an instinctual fear of fire.
Ta yüreğinde bu birkaç şeyin doğru olduğunu hissetmen gerekir.It just means that those few things have to feel right in your gut.
Bu alışkanlıkları daha acısını bile hissetmeyecekleri bir zamanda çocuklara öğretebilirsin.You can teach those habits to young kids when they don't even feel the pain yet.
Yani hissetmezse boğulacak öyle değil mi?So if it doesn't feel, it will be drowned, OK?
Bu, kötümser ve çaresiz hissetmemizi mi gerektiriyor? Ben aksini düşünüyorum.I draw the reverse conclusion.
Oysa, ruhumun teslim olduğunu hissettiğimde, hayatıma veda etmiştim ben.When I felt my spirit surrender, I said goodbye to my life.
O an nasıl hissettiğimi hayal edebiliyor musunuz?Could you imagine how I felt in that moment?
Biri sizin ne hissettiğinizi hissetmeli.Somebody has to feel how you felt.
Nasıl hissettiğimi anlatacak kelime bulamıyorum şu an.I don't have words to explain exactly how I am feeling right now.