Şu anda kendimi öyle hissediyorum.I'm feeling like that right now.
Şu an gerçekten harika hissediyorum.I really do feel phenomenal now.
Kararla haklı olduğumu hissediyorum.I feel vindicated by the ruling.
Şu an çöp gibi hissediyorum.I feel like garbage right now.
Ben yeterince yapamam gibi hissediyorum.I feel like I can't do enough.
Birazcık ihlal hissediyorum.I feel violated a little bit.
Bağlantı kurduğumuzu hissediyorum.I feel like we're connecting.
Ben her zaman çok destekli hissediyorum.I always feel very supported.
Tom'a yalan söylediğim için kendimi kötü hissediyorum.I feel bad about lying to Tom.
Kendimi biraz oynak hissediyorum.I'm feeling a little frisky.
Bunun bir sorun teşkil ettiğini hissediyorum.I feel this poses a problem.
Bunun iyi bir nokta olduğunu hissediyorum.I feel this is a good point.
Tam tersini hissediyorum.I feel exactly the opposite.
Aslında kendimi harika hissediyorum.I'm feeling great actually.
Çocuklarınız için kendimi üzgün hissediyorum.I feel sorry for your kids.
Kendimi onu yapmış gibi hissediyorum.I feel like I've done that.
Kendimi yine evde gibi hissediyorum.I feel like I'm home again.
Doğru zaman olduğunu hissediyorum.I feel it's the right time.
Kendimi takımım hakkında iyi hissediyorum.I feel good about our team.
Kendimi tepeler kadar yaşlı hissediyorum.I feel as old as the hills.
Neden çok başım dönüyor gibi hissediyorum?Why do I feel so dizzy?
Kendimi fiziksel olarak hasta hissediyorum.I feel physically sick.
Şimdi tehdit altında hissediyorum.Now I feel threatened.
Kendimi genç hissediyorum.I feel young at heart.
Daha enerjik hissediyorum.I feel more energized.
Kesinlikle kötü hissediyorum.I certainly feel bad.
Çok kutsanmış hissediyorum.I feel very blessed.
Ben daha rahat hissediyorum.I feel more relaxed.
Tıpkı Tom gibi hissediyorum.I feel just like Tom.
Yolsuzluk hissediyorum.I smell corruption.
Çok şaşkın hissediyorum.I feel so confused.
Ben bir zafer hissediyorum.I sense a victory.
Kendimi çok moralsiz hissediyorum.I hit rock bottom.
Kendimi çok şanssız hissediyorum.I hit rock bottom.
Bağlı hissediyorum.I feel connected.
Aldatılmış hissediyorum.I feel cheated.
Kendimi her sabah hasta hissediyorum.I feel sick every morning.
Tom burada olmadığı için kötü hissediyorum.I feel bad that Tom isn't here.
Ben sarhoş hissediyorum.I feel punch-drunk.
Kendimi her zamankinden daha özgür hissediyorum.I feel freer than ever
Kendimi şimdi biraz daha iyi hissediyorum.I feel a little better now.
Herkesi hayal kırıklığına uğrattım gibi hissediyorum.I feel like I let everybody down.
Bu sabah oldukça dinlenmiş hissediyorum.I feel quite rested this morning.
Kollarında güvende hissediyorum.I feel safe in your arms.
Kaşıntı hissediyorum.I feel itchy.
İyi bir insan olduğumu hissediyorum.I feel I'm a good person.
Bunu yaparak kendimi daha güçlü, daha başarılı ve daha cesur hissediyorum.By doing this, I'm feeling stronger, more accomplished and braver.
Kendimi biraz hasta hissediyorum.I'm feeling a little sick.
Daha iyi olabileceğimizi hissediyorum.I feel we could be better.
Kendimi çok yaşlı hissediyorum.I feel very old.
Gerçekten bunun haksız olduğunu hissediyorum.I really feel this is unfair.
Onun hâlâ bana aşık olduğunu hissediyorum.I feel she's still in love with me.
Karar hakkında kendimi oldukça iyi hissediyorum.I feel pretty good about the decision.
Kendimi güvensiz hissediyorum.I feel insecure.
O konuda tam olarak aynı şekilde hissediyorum.I feel exactly the same way about that.
Dışarıda bırakılmış hissediyorum.I feel left out.
Ben artık iyi hissediyorum.I feel well now.
Bu gece çok yorgun hissediyorum.I feel very tired tonight.
Güçlü hissediyorum.I feel strong.
Aklı karışmış hissediyorum.I'm feeling woozy.