Ana içeriğe geç
Sözlük

hissediyor ile cümle

hissediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.이게 사진을 찍을 수는 없지만 매우 싸다는 장점이 있죠 그리고 꼭 그 곳에 있는 것처럼 느끼게 해줍니다
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Na verdade não tira fotos, mas sai estupidamente mais barata, e mesmo assim, sentimos que estivemos lá.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Nie robi żadnych zdjęć, ale jest znacznie tańszy, a ty nadal masz wrażenie, jakbyś tam był.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Nó không chụp ảnh được nhưng nó rẻ hơn rất nhiều, và bạn vẫn cảm thấy như bạn đã ở đó.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Non scatta proprio delle foto, ma si risparmia un sacco, e ti dà comunque la sensazione di esserci stato.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Nu poate face poze, dar e al naibii de ieftina, si iti da impresia ca ai fost totusi la fata locului.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Sie macht keine Aufnahmen, aber sie ist verdammt günstig und man hat trotzdem das Gefühl
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.V resnici ne dela fotografij, vendar je prekleto cenejši in še vedno imate občutek, kot da ste bili tam.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.В действителност не прави снимки, но е много по евтина, и въпреки това чувстваш като че ли си там.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Он не фотографирует, но зато намного дешевле, и даёт вам те же самые ощущения.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.היא לא באמת מצלמת, אבל היא הרבה יותר זולה, ועדיין תרגישו כאילו הייתם שם.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.انها لا تأخذ صوراً في الواقع، لكنها أرخص بكثير، و لا تزال تحس و كأنك كنت هناك.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Aunque realmente mientras más tiempo paso viviendo allí, menos residente me siento.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.D'ailleurs, effectivement, plus je vis ici plus je me sens étranger.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Dan semakin lama saya tinggal di Amerika saya sebenernya semakin merasa lebih asing.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.De fapt, cu cât trăiesc mai mult acolo, cu atât mă simt mai străin.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Ehrlich gesagt, fühle ich mich dort umso fremder, je länger ich dort lebe.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Faktisk føler jeg mig mere som en fremmed, jo længere jeg bor der.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Igazából minél többet élek ott, annál idegenebbnek érzem magam.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Ik voel me hier hoe langer hoe meer een vreemdeling.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Im dłużej tu mieszkam, tym bardziej czuję się obcy.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.In realtà più vivo là e più mi sento un alieno.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Jag känner mig faktiskt mer utländsk ju längre jag lever där.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.거기에서 살면 살수록 더욱 이방인처럼 느껴집니다.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Na verdade, quanto mais tempo ali vivo, mais me sinto um alienígena.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Oikeastaan tunnen itseni sitä enemmän muukalaiseksi mitä kauemmin asun siellä.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Thực tế tôi cảm thấy càng ngoại quốc hơn khi tôi sống ở đó càng lâu.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Ειλικρινά, όσο περισσότερο ζω στο εδώ, τόσο πιο ξένος αισθάνομαι.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.Власне, що довше я там жив, то більше ним почувався.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.И всъщност с времето все повече и повече се чувствам като извънземно.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.На самом деле чем дольше я жил там, тем больше чувствовал себя иностранцем.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.בעצם אני מרגיש יותר נוכרי ככל שאני חי שם יותר.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.وبالفعل، يزداد شعوري بالغربة كلما طالت فترة بقائي هناك.
Aslında orada yaşadıkça kendimi daha yabancı hissediyorum.(笑)
["'Avatar' (2009)"] Birinci doktor: Nasıl hissediyorsun, Jake?["' 아바타 ' (2009)"] 의사 1: 어때요, 제이크?
["'Avatar' (2009)"] Birinci doktor: Nasıl hissediyorsun, Jake?["أفاتار (2009)"] الطبيب الأول: كيف تشعر يا جيك؟
Aynen hissediyor.Cítí to.
Aynen hissediyor.Cíti to.
Aynen hissediyor.Dia merasakannya.
Aynen hissediyor.Él lo siente.
Aynen hissediyor.Er fühlt es.
Aynen hissediyor.Érzi.
Aynen hissediyor.Il le ressent.
Aynen hissediyor.Kan känner det.
Aynen hissediyor.Lo sente.
Aynen hissediyor.Ông ta cảm thấy điều đó.
Aynen hissediyor.O simte.
Aynen hissediyor.Το νιώθει.
Aynen hissediyor.Він відчуває це.
Aynen hissediyor.Он чувствует это.
Aynen hissediyor.Усеща го.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Bạn sẽ cảm thấy mình đang leo lên bức tường gỗ
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Doch dann erreicht man die Baumkrone, als würde man durch eine Wolkendecke stoßen.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Het voelt alsof je een muur van hout beklimt.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.나무벽을 올라가고 있는 것처럼 느껴질 겁니다.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Mais quand on pénètre la canopée, c'est comme si on passait au-dessus des nuages.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Ma się wrażenie wspinania po murze lasu.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Se siente que se está escalando una pared de madera.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Simți că escalezi un perete din lemn.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Ti senti come se scalassi una parete di legno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod