Bir şey unutuyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm forgeting something.
Doğum günlerinin önemli olduğunu hissediyor musunuz?Do you feel birthdays are important?
Bazen öğleden sonra erken saatlerde uykulu hissediyorum.I sometimes feel drowsy in the early afternoon.
Ben bazen öğleden sonranın ilk saatlerinde uykulu hissediyorum.I sometimes feel drowsy in the early afternoon.
Bazen gecenin ortasında aç hissediyorum.I sometimes feel hungry in the middle of the night.
Ben gerçekten saygı hissediyorum.I feel really respected.
Tom genellikle öğleden sonranın ilk saatlerinde uykulu hissediyor.Tom usually feels sleepy in the early afternoon.
Tom olanlar için sorumlu hissediyor.Tom feels responsible for what happened.
Bu sabah Tom biraz daha iyi hissediyor.Tom feels a little better this morning.
Tom iyi hissediyordu, ama her halükarda çalışmaya gitti.Tom didn't feel well, but he went to work anyway.
Tom hâlâ Mary'ye bir şeyler hissediyor.Tom still has feelings for Mary.
Mary'yi gördüğünde, Tom her zaman mutlu hissediyor.Tom always feels happy when he sees Mary.
Vietnamlılar Amerikalılar hakkında nasıl hissediyor?How do the Vietnamese feel about Americans?
Ben, sevdiğim tek kadın tarafından terkedilmiş hissediyorum.I feel abandoned by the only woman I love.
Son günlerde kendini nasıl hissediyorsun?How are you feeling lately?
Birçok insan bu konuda benim hissettiğim gibi aynı şekilde hissediyor.A lot of people feel the same way about this as I do.
Tom bu konuda çok güçlü hissediyor.Tom feels very strongly about this.
Tom Mary için üzgün hissediyor.Tom feels sorry for Mary.
Tom tam olarak Mary gibi aynı şekilde hissediyor.Tom feels exactly the same way as Mary does.
Tom bugün biraz keyifsiz hissediyor.Tom feels a bit under the weather today.
Hem Tom hem de Mary onun hakkında aynı şeyi hissediyorlar.Tom and Mary both feel the same way about that.
Tom'un köpeğini bulamayacağını hissediyordum.I had a feeling that Tom wasn't going to be able to find his dog.
Tom ve Mary'nin o evi satın almamaya karar vereceklerini hissediyordum.I had a feeling that Tom and Mary would decide not to buy that house.
Bir sürü insan Tom'un hissettiği aynı şekilde hissediyor.A lot of people feel the same way Tom does.
Seni bilmem ama ben bugün oldukça iyi hissediyorum.I don't know about you, but I feel pretty good today.
Kendimi çok iyi hissediyorum!I feel so good!
"Nasıl hissediyorsun? "" Hiç iyi değil! ""How are you feeling?" "Not good at all!"
"Nasıl hissediyorsun?" "Hiç iyi değil!""How do you feel?" "Not good at all!"
Bugün kendimi iyi hissediyorum.I'm doing well today.
Duygularını anlıyor gibi hissediyorum.I feel like I understand your feelings.
Senin duygularını anladığımı hissediyorum.I feel that I understand your feelings.
Yorgun hissediyorum.I feel tired.
Bunu yapmanın biraz riskli olduğunu hissediyorum.I feel it's a tad risky to do that.
Hâlâ başağrım var ama bu sabah kendimi daha iyi hissediyorum.I still have a headache, but I'm feeling better this morning.
Bugün kendimi çok daha iyi hissediyorum.Today, I am feeling a lot better.
Herkes karamsar hissediyor.Everyone feels pessimistic.
Hiç kendini üzgün bir panda gibi hissediyor musun?Do you ever feel like a sad panda?
Ben bugün kendimi biraz üzgün hissediyorum.I'm feeling a little sad today.
Kendimi biraz depresif hissediyorum.I feel a bit depressed.
Kendimi biraz keyifsiz hissediyorum.I feel a bit depressed.
Trafik ışıkları tarafından tehdit edildiğini hissediyor musunuz?Do you feel threatened by the traffic lights?
O "Kendini nasıl hissediyorsun?" diye sordu."How do you feel?" he asked.
Havadan daha hafif hissediyorum.I feel lighter than air.
Bu gece kendimi bir şey yapıyor gibi hissediyorum!Tonight I feel like doing something!
Ben kendimi bir milyon dolar gibi hissediyorum.I feel like a million bucks.
Hasta hissediyorsan kusmak zorunda mısın?If you feel sick, you have to vomit?
Kendimi bir beluga balinası gibi hissediyorum!I feel like a beluga whale!
Kendimi bir beyaz balina gibi hissediyorum!I feel like a white whale!
Benim hakkımda nasıl hissediyorsun?How do you feel about me?
Sabahleyin kendimi çok tembel hissediyorum, hiçbir şey yapmak istemiyorum.During the morning I feel very lazy, I don't want to do anything.
Çok hoş hissediyorum.I feel so pretty.
Daha iyi hissediyorum.I'm feeling better.
Sen yokken kaybolmuş hissediyorum.When you are away, I feel lost.
Çok ihanete uğramış hissediyorum.I feel very betrayed.
Kendimi ihanete uğramış hissediyorum ama yine de onu seviyorum.I feel betrayed, but I still like her.
Onunla ilgili tiksinmeni hissediyorum.I feel your disgust on that one.
Kendimi yaşlı hissediyorum.I feel old.
Şimdi onun için kendimi üzgün hissediyorum.Now I feel sorry for her.
Tom istenilmeyen hissediyor.Tom feels unwanted.
Ben sık sık depresif hissediyorum.I often feel depressed.