Bugün kasvetli hissediyorum.I'm feeling gloomy today.
Sen benimle değilken kendimi bazen yalnız hissediyorum.When you're not with me, I sometimes feel lonely.
O konuda kendimizi oldukça iyi hissediyoruz.We're feeling pretty good about it.
Onun aslında bir hile olduğunu hissediyorum.I really feel it's a red herring.
Birçok genç insan kendini umutsuz hissediyor.Many young people feel hopeless.
Şu anda kendimi öyle hissediyorum.I'm feeling like that right now.
Şu an gerçekten harika hissediyorum.I really do feel phenomenal now.
Kararla haklı olduğumu hissediyorum.I feel vindicated by the ruling.
Kuşkusuz kendilerini tehdit altında hissediyorlar.No doubt they feel threatened.
Şu an çöp gibi hissediyorum.I feel like garbage right now.
Ben yeterince yapamam gibi hissediyorum.I feel like I can't do enough.
Biz yine biraz normal hissediyoruz.We kind of feel normal again.
Kendimiz hakkında iyi hissediyoruz.We feel good about ourselves.
Birçok Amerikalı bu şekilde hissediyor.Tom is an inspiration to many.
Birazcık ihlal hissediyorum.I feel violated a little bit.
Bağlantı kurduğumuzu hissediyorum.I feel like we're connecting.
Ben her zaman çok destekli hissediyorum.I always feel very supported.
Herkes baskıyı hissediyor.Everybody feels the pressure.
Tom'a yalan söylediğim için kendimi kötü hissediyorum.I feel bad about lying to Tom.
Tom kendini oldukça emin hissediyordu.Tom was feeling pretty cocky.
Tom kendini oldukça kibirli hissediyordu.Tom was feeling pretty cocky.
Kendimi biraz oynak hissediyorum.I'm feeling a little frisky.
Bunun bir sorun teşkil ettiğini hissediyorum.I feel this poses a problem.
Bunun iyi bir nokta olduğunu hissediyorum.I feel this is a good point.
Tam tersini hissediyorum.I feel exactly the opposite.
Aslında kendimi harika hissediyorum.I'm feeling great actually.
Çocuklarınız için kendimi üzgün hissediyorum.I feel sorry for your kids.
Kendimi onu yapmış gibi hissediyorum.I feel like I've done that.
Kendimi yine evde gibi hissediyorum.I feel like I'm home again.
Doğru zaman olduğunu hissediyorum.I feel it's the right time.
Kendimi takımım hakkında iyi hissediyorum.I feel good about our team.
Kendimi tepeler kadar yaşlı hissediyorum.I feel as old as the hills.
Tom şimdi çok acı hissediyor.Tom now feels a lot of pain.
Yeterince iyi olduğumuzu hissediyoruz.We feel we're good enough.
Tom kendini sürekli olarak endişeli hissediyordu.Tom constantly felt anxious.
Neden çok başım dönüyor gibi hissediyorum?Why do I feel so dizzy?
Kendimi fiziksel olarak hasta hissediyorum.I feel physically sick.
Şimdi tehdit altında hissediyorum.Now I feel threatened.
Kendimi genç hissediyorum.I feel young at heart.
Daha enerjik hissediyorum.I feel more energized.
Kesinlikle kötü hissediyorum.I certainly feel bad.
Tom gerçekten kötü hissediyor.Tom really feels bad.
O sadece ürkütücü hissediyor.It just feels eerie.
Çok kutsanmış hissediyorum.I feel very blessed.
Ben daha rahat hissediyorum.I feel more relaxed.
Tıpkı Tom gibi hissediyorum.I feel just like Tom.
Yolsuzluk hissediyorum.I smell corruption.
Çok şaşkın hissediyorum.I feel so confused.
Ben bir zafer hissediyorum.I sense a victory.
Kendimi çok moralsiz hissediyorum.I hit rock bottom.
Kendimi çok şanssız hissediyorum.I hit rock bottom.
Bağlı hissediyorum.I feel connected.
Aldatılmış hissediyorum.I feel cheated.
Kendimi her sabah hasta hissediyorum.I feel sick every morning.
Tom burada olmadığı için kötü hissediyorum.I feel bad that Tom isn't here.
Tom bir şey yapması gerektiğini hissediyor.Tom feels he needs to do something.
Ben sarhoş hissediyorum.I feel punch-drunk.
Kendimi her zamankinden daha özgür hissediyorum.I feel freer than ever
Kendimi şimdi biraz daha iyi hissediyorum.I feel a little better now.
Herkesi hayal kırıklığına uğrattım gibi hissediyorum.I feel like I let everybody down.