Burada olduğun zaman daha güvende hissediyorum.When you're here, I feel safer.
Biz kendimizi aç hissediyoruz.We feel hungry.
Bir rüyada olduğumu hissediyorum.I feel like I'm in a dream.
Tom beni kullanıyor gibi hissediyorum.I feel like Tom is just using me.
Tom beni kullanıyormuş gibi hissediyorum.I feel like Tom is using me.
Kafamı patlayacakmış gibi hissediyorum.I feel like my head is going to explode.
Tom için kötü hissediyorum.I feel bad for Tom.
Orada olmak zorunda gibi hissediyorum.I feel like I have to be there.
Kötü hissediyor musun?Do you feel bad?
Kötü mü hissediyorsun?Do you feel bad?
Bana yardım et lütfen. Bunalımlı hissediyorum.Help me, please. I'm feeling depressed.
Hâlâ o şekilde mi hissediyorsun?Do you still feel that way?
Yağmur yağacağını hissediyorum.I feel that it will rain.
Ben kutsanmış hissediyorum.I feel blessed.
Hazırım gibi hissediyorum.I feel like I'm ready.
Onun hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about that?
Her şey bir yalanmış gibi hissediyorum.I feel like everything is a lie.
Tom için gerçekten üzgün hissediyor musun?Do you actually feel sorry for Tom?
Kendini iyi hissediyor musun, Tom?Are you feeling better, Tom?
Daha iyi hissediyor musun, Tom?Are you feeling better, Tom?
Tom hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about Tom?
Kendimi enerjik ve mutlu hissediyorum.I feel energetic and happy.
Kendimi şaşkın hissediyorum ama nedenini bilmiyorum.I feel confused, but I don't know why.
Tom aynı hissediyor.Tom feels the same.
Herhangi bir ağrı hissediyor musun?Do you feel any pain?
Tom oldukça yalnız hissediyordu.Tom felt quite alone.
Keman hakkında kendini nasıl hissediyorsun?How do you feel about the violin?
Tom geleceği hakkında güvensiz hissediyor.Tom feels insecure about his future.
Ben 1000 tane şeytanın açlığını hissediyorum.I feel the hunger of a 1000 devils.
Ben onun etrafında kendimi rahat hissediyorum.I feel at ease around him.
Tom'un etrafında rahat hissediyorum.I feel at ease around Tom.
Tom benim hissettiğim şekilde üşüdüğünü hissediyor gibi görünmüyor.Tom never seems to feel the cold the way I do.
Onunla kendimi iyi hissediyorum.I feel good with him.
Bu gece şanslı olacağım gibi hissediyorum.I feel like I'm going to be lucky tonight.
Tom hâlâ biraz suçlu hissediyor.Tom still feels a little guilty.
Belki Tom'da aynı şekilde hissediyor.Maybe Tom feels the same way.
Bunun hakkında nasıl hissediyorsun, Tom?How do you feel about this, Tom?
Şimdi iyi hissediyor musun, Tom?Are you feeling all right now, Tom?
Şimdi nasıl hissediyorsun, Tom?How are you feeling now, Tom?
Tom onun hakkında ne hissediyor?How does Tom feel about that?
Şimdi Tom hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about Tom now?
Tom'u yıllardır tanıyormuşum gibi hissediyorum.I feel as if I've known Tom for years.
Ben sol bacağımda bir tür spazm hissediyorum.I feel a sort of spasm in my left leg.
Kendimi bir fantezi romanında gibi hissediyorum.I feel like I'm in a fantasy novel.
Ben bir aşk romanının kahramanıyım gibi hissediyorum.I feel like I'm the heroine of a romance novel.
Ben ağlamaklı gibi hissediyorum ama nedenini bilmiyorum.I feel like crying, but I don't know why.
O şimdi nasıl hissediyor?How's it feel now?
Güç'teki bir rahatsızlığı hissediyorum.I sense a disturbance in the Force.
Bütün bunlar hakkında nasıl hissediyorsun?How do you feel about all this?
Şu anda nasıl hissediyorsun?How do you feel at this moment?
Silah kontrolü hakkında nasıl hissediyorsunuz?How do you feel about gun control?
Seninle olduğum zaman kendimi çok mutlu hissediyorum.I feel so happy when I'm with you.
Bu çok güzel hissediyor.That feels very nice.
Biraz tuhaf hissediyorum.I'm feeling kind of strange.
Kesinlikle daha iyi hissediyorum.I'm definitely feeling better.
Bundan pişman olacağımı hissediyorum.I have a feeling I'm going to regret this.
Size çok yakın hissediyorum.I feel very close to you.
Tom şimdi kendini iyi hissediyor.Tom is feeling OK now.
O bugün kendini nasıl hissediyor?How is she feeling today?
Onlar iğrenç hissediyorlar.They feel nauseous.