Ana içeriğe geç
Sözlük

hisseder ile cümle

hisseder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve özellikle de süzülme pozisyonu aldığınızda sanki uçuyormuş gibi hissedersiniz.Zvláště když pak držíte tělo v této v poloze zvané "tracking position", máte pocit, že letíte.
Ve özellikle de süzülme pozisyonu aldığınızda sanki uçuyormuş gibi hissedersiniz.Zwłaszcza w pozycji tzw. trakowania masz uczucie, że latasz. masz uczucie, że latasz.
Ve özellikle de süzülme pozisyonu aldığınızda sanki uçuyormuş gibi hissedersiniz.Και ειδικά όταν τεντώνεις το σώμα και τα άκρα, έχεις την αίσθηση ότι πετάς.
Ve özellikle de süzülme pozisyonu aldığınızda sanki uçuyormuş gibi hissedersiniz.И особенно, когда ты принимаешь отслеживающее положение, то у тебя такое ощущение, словно ты летишь.
Ve özellikle de süzülme pozisyonu aldığınızda sanki uçuyormuş gibi hissedersiniz.И особено, когато заемете пистова позиция, имате чувството, че летите.
Ve özellikle de süzülme pozisyonu aldığınızda sanki uçuyormuş gibi hissedersiniz.ובמיוחד כשאתה נכנס לעמדת עקיבה, יש לך את התחושה שאתה עף.
Ve özellikle de süzülme pozisyonu aldığınızda sanki uçuyormuş gibi hissedersiniz.و خاصة عندما تأخذ وضع التعقب، يتولد لديك الشعور أنك تطير بالفعل.
Ve özellikle de süzülme pozisyonu aldığınızda sanki uçuyormuş gibi hissedersiniz.飛んでいるように 感じられます 空を飛ぶ夢に一番近い形だと思います
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.E saí no meu Speedos, ao estilo europeu... (Risos) sentindo-me como o incrível Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.E sono uscito, con il mio costume a slip, in stile Europeo, sentendomi come l'Incredibile Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Et je suis sorti, dans mon Speedo, à l'européenne, me sentant comme l'Incroyable Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Kijöttem, az úszónacimban, ami európai stílusú (értsd: fecske), és úgy éreztem magam mint Hihetetlen Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Şi am ieşit, în slip, stil european, simţindu-mă ca incredibilul Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Und ich kam raus, in meinen Speedos, nach europäischer Art, und fühlte mich wie der unglaubliche Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Và tôi đi bơi trong bộ đồ bơi Speedos, phong cách châu Âu cảm giác như gã khổng lồ xanh (Incredible Hulk).
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Wyszedłem na brzeg w obcisłych kąpielówkach, w stylu europejskim, czując się jak Niesamowity Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Y salí, con mi bañador, estilo europeo, sintiéndome como el Increíble Hulk.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.Излязох с банския си "Спийдо", европейски стил, чувствайки се като Невероятния Хълк.
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.И я вылез, в своих Speedos, европейский стиль, чувствуя себя Невероятным Халком.
Veya mutlu olduğumuz zaman, kalbimizde hüzünlü duygular olsada, bütün vücudumuz ile onu hissederiz.Albo raczej gdy jesteśmy szczęśliwi, czujemy to w całym ciele, podczas gdy smutne uczucia są tu, w sercu.
Veya mutlu olduğumuz zaman, kalbimizde hüzünlü duygular olsada, bütün vücudumuz ile onu hissederiz.Nebo když jsme šťastní, cítíme to celým tělem, zatímco smutné pocity jsou tady, v srdci.
Veya mutlu olduğumuz zaman, kalbimizde hüzünlü duygular olsada, bütün vücudumuz ile onu hissederiz.Η μάλλον νιώθουμε τη χαρά σε όλο το σώμα μας, ενώ τα λυπηρά συναισθήματα εδράζονται εδώ, στην καρδιά.
Veya mutlu olduğumuz zaman, kalbimizde hüzünlü duygular olsada, bütün vücudumuz ile onu hissederiz.Вернее, когда мы счастливы, мы чувствуем это всем телом, и только грустим мы тут, в сердце.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Las células que crecen en el cuerpo sienten fuerzas y responden a ellas.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Le cellule che crescono nel corpo sentono la forza e reagiscono ad essa.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Sel tumbuh dalam tubuh, mengirimkan sinyal dan menanggapi mereka.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Wachsende Körperzellen nehmen Krafteinwirkungen wahr und reagieren darauf.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Клетките, растящи в тялото, усещат дразненията и реагират на тях.
Ya da en azından, 4 duvarın ardındaki dünyadan daha güvenli olduğunu hissederiz.O al menos, nos sentimos más seguros que estando del otro lado de la puerta.
Ya da en azından, 4 duvarın ardındaki dünyadan daha güvenli olduğunu hissederiz.Или поне в по-голяма безопасност от това, което е от другата страна на вратата.
Yalnızca özürlülüğü yüzünden II. Dünya Savaşında savaşamadığından kendini çok kötü hissederdi.그저 2차대전에 참전하지 못해서 안타까워하셨을 뿐이죠.
Yalnızca özürlülüğü yüzünden II. Dünya Savaşında savaşamadığından kendini çok kötü hissederdi.אבל הוא הצטער שלא הרשו לו להשתתף במלחמת העולם השנייה
Yalnızca özürlülüğü yüzünden II. Dünya Savaşında savaşamadığından kendini çok kötü hissederdi.لكنه شعر بالأسف لأنه لم يستطع المشاركة في الحرب العالمية الثانية
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.Ab und zu kommt es also vor, dass sie etwas bringen, wenn sie meinen, es könnte mich interessieren.
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.Dus af en toe gebeurt het dat ze iets brengen als ze het gevoel hebben dat het me zou kunnen interesseren.
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.Joten toisinaan sitä tapahtuu, että he tuovat jotain jos heistä tuntuu että se voisi kiinnostaa minua.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Ak spravím niečo, čo vám ublíži, cítim tú bolesť.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Als ik iets doe dat jou pijn doet, voel ik die pijn.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Así, si hago algo que te hace daño, siento dolor.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Ha tehát olyasvalamit csinálok, amivel megbántalak, akkor az nekem is fáj.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Jadi jika saya melukai Anda, saya merasakannya.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Joten jos teen jotain, joka satuttaa henkilöä, tunnen kivun itsekin.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.그래서 만일 제가 여러분에게 상처를 입혔다면, 저는 그 고통을 느낍니다
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Por isso se eu fizer algo que te magoa, sinto essa dor.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Quindi se faccio qualcosa che vi ferisce, sento quel dolore.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Så hvis jeg gør noget der gør ondt på dig, føler jeg smerten.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Si je fais quelque chose qui vous fait mal, je sens votre douleur.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Takže jestli ti někdo ublíží, bolest pocítím také.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Thế nên nếu tôi làm điều gì đó khiến bạn bị tổn thương, tôi cũng cảm thấy sự đau đớn đó.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Wenn ich etwas tue, das dich verletzt, fühle ich den Schmerz.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Έτσι, αν κάνω κάτι που σε πληγώνει, νιώθω τον πόνο σου.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Поэтому если я сделал вам больно, я тоже чувствую боль.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Т.е. ако аз правя нещо, което те наранява, аз чувствам тази болка.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Тобто, якщо я зроблю вам боляче, я теж відчуватиму біль.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.לכן אם אני עושה משהו שכואב לאחר, אני מרגיש את הכאב.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.فإذا قمت مثلاً بعمل شيء يؤذي مشاعرك، أحس بهذا الألم.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.それを避ける傾向があります
Yani, maymunlar yalnız hisseder60億の猿は皆寂しがっている。
Yani, maymunlar yalnız hissederApen met een andere huidskleur Zoals je ziet, de apen voelen zich alleen
Yani, maymunlar yalnız hissederBạn thấy đấy, những con khỉ cô độc
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod