Cevap verdiğiniz soru tam olarak: Yanıldığınızı farkettiğinizde nasıl hissedersiniz?Arra a kérdésre válaszoltak, hogy milyen érzés ráébredni a tévedésre?
Cevap verdiğiniz soru tam olarak: Yanıldığınızı farkettiğinizde nasıl hissedersiniz?Vous répondez en fait à la question: qu'est-ce que ça fait de se rendre compte que vous avez tort?
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Am ieșit simțindu-mă ultimul om de pe Pământ.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Eu saí dali a sentir-me tão em baixo como se tivesse sido atropelado por um camião.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Ich ging da raus und fühlte mich so klein, dass ich mit Zylinder unterm Teppich hätte gehen können.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Jeg gik derfra og følte mig så lav som en slanges mave i et hjulspor.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Je suis sorti de là avec le moral dans les chaussettes.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.전 완전히 기분이 상한 채로 밖으로 걸어나왔습니다.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Na afloop voelde ik me zo laag als een slangenbuik in een karrenspoor.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Odcházel jsem tak na dně, jak jen se může ocitnout břicho hada ve vyjeté koleji.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Olyan érzéssel sétáltam ki onnan, mint aki a béka segge alatt van.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Salí sintiéndome tan bajo como una cucaracha.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Saya berjalan keluar merasa rendah seperti perut ular dalam bekas roda.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Sono andato via sentendomi giù, avevo il morale sotto i tacchi.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Tôi bước ra khỏi đó, cảm thấy ê chề không khác gì một con rắn vừa bị xe ngựa cán bẹp dí.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Vyšiel som cítiac sa tak nízko ako hadie brucho v brázde na ceste.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Wyszedłem stamtąd czując się podle jak nędzny robak.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Έφυγα από εκεί νιώθοντας τόσο πεσμένος όσο ένα φίδι στο χώμα.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Когато излязох, се чувствах толкова унизен като змийски корем в коловоз.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.Я вышел с чувством, что меня раздавили, как живот змеи в колее фургона.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.יצאתי מרגיש מאד שפוף כמו נחש על גחונו.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.لقد خرجت حينها محبطاً كانت نفسيتي متدنية جداً بعد تلك الهزيمة
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.これ以上ないくらい 落ち込んでいました そして失望させてしまった 大隊指揮官に会いに行きます
Çok yönlü görüntülü sohbet ile, aynı odadaymış gibi hissedersiniz; ekran paylaşımı veمع دردشة الفيديو متعددة الاتجاه، ستشعر وكأنكم جميعًا في الغرفة نفسها، حيث تتيح
Çünkü herkes öyle. Eğer biri bunu fark ederse, diğeri biraz mağdur hisseder.다들 그러니까요, 그리고 만약 한 사람이 그걸 깨달으면 다른 사람들은 약간 불쾌하겠죠.
Çünkü herkes öyle. Eğer biri bunu fark ederse, diğeri biraz mağdur hisseder.Livet är kort
Çünkü herkes öyle. Eğer biri bunu fark ederse, diğeri biraz mağdur hisseder.Perché tutti lo sono, e se una persona se ne rende conto, l'altra si sentirà un po' offesa.
Çünkü herkes öyle. Eğer biri bunu fark ederse, diğeri biraz mağdur hisseder.لأن الجميع يفعل ذلك. و لو أدركها شخص واحد سيشعر الآخرين بالإهانة.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Bởi vì nó mệt mỏi và chúng ta cảm thấy mệt mỏi.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Omdat we moe worden.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Parce que c'est fatiguant et on sent la fatigue.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Pentru că e obositor și ne simțim epuizați.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Perché è stancante e ne sentiamo la fatica.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Porque es agotador.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Weil es anstrengend ist und wir uns ermüdet fühlen.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Потому что ночная работа нас изнуряет.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Тому що праця втомлює нас, ми відчуваємо втому.
Derin sayesinde hissedersin.A bőröddel, érzel.
Derin sayesinde hissedersin.Através da sua pele, consegue sentir.
Derin sayesinde hissedersin.Attraverso la tua pelle, puoi toccare, percepire.
Derin sayesinde hissedersin.Cez kožu, môžete cítiť.
Derin sayesinde hissedersin.Con tu piel, puedes sentir.
Derin sayesinde hissedersin. Dilin tat almanı sağlar, burnun da koklamanı.limba te va ajuta să guşti, si dacă ai un nas, poţi mirosi.
Derin sayesinde hissedersin.lahko vidiš. S kožo
Derin sayesinde hissedersin.Med din hud kan du känna.
Derin sayesinde hissedersin.Mit deiner Haut, kannst du fühlen.
Derin sayesinde hissedersin.Přes kůži, můžete cítit.
Derin sayesinde hissedersin.Qua làn da, bạn nhận cảm giác.
Derin sayesinde hissedersin.Μέσω του δέρματος σου μπορείς να αισθανθείς.
Derin sayesinde hissedersin.Через кожу ты можешь чувствовать.
Derin sayesinde hissedersin.Чрез кожата можете да усещате.
Derin sayesinde hissedersin.באמצעות העור, אתה יכול לחוש.
Derin sayesinde hissedersin.عن طريق جلدك أنت قادر على اللمس
Derin sayesinde hissedersin.触覚を感じることができます。 舌のおかげで味わうことができ、
Derin suçluluk hissedersiniz.Anda merasa sangat bersalah.
Derin suçluluk hissedersiniz.Bạn cảm thấy tội lỗi sâu sắc.
Derin suçluluk hissedersiniz.Cíti hlbokú, hlbokú vinu.
Derin suçluluk hissedersiniz.Cítíte se velmi provinile.
Derin suçluluk hissedersiniz.Il senso di colpa è molto, molto profondo.
Derin suçluluk hissedersiniz.Je voelt een diepe, diepe schuld.