Kulağa hoş geliyor. O mavi olduğundan, taze hissedeceksiniz.そして、我々はその上にCDを置くことができます。
Medeni, kültürlü ve zalim. Evet, iyi bir av. Zaman alacak, ama Aidid eksikliğini hissedecek.Pidät siitä mitä kuulet? ...Tottele, hienostunut...
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Bude ti ještě divnějc.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Được rồi, đây là làm thế nào bạn sẽ weirder.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.그럼 제가 더 이상해지게 해 줄께요.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Näin tuntuu vielä oudommalta.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Ok, assim ainda vais ficar mais esquisita.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Okay, con questo ti sentirai ancora più strana.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Okay, sådan her får du det mere mærkeligt.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Oké, ettől még kevésbé leszel!
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Okej, så här kommer du bli ännu konstigare.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Teraz poczujesz się jeszcze dziwniej.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Tu vas être encore plus bizarre avec ça.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin. Voo, çç.Bien, así te sentirás
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin. Voo, çç.So wird es komischer.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Zo voel je je nog raarder.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Τώρα θα νιώσεις χειρότερα.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Сейчас станет еще интересней.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.حسنًا، هذه هي الطريقة التي ستكونين بها أكثر غرابة.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.ワォン、チッ
O mavi olduğundan, taze hissedeceksiniz.Como é azul, ele vai se sentir fresco.
O mavi olduğundan, taze hissedeceksiniz.Et en plus, le bleu inspire la fraîcheur.
O mavi olduğundan, taze hissedeceksiniz.Vì nó là màu xanh, nó sẽ cảm thấy tươi mát.
O mavi olduğundan, taze hissedeceksiniz.Ya que es azul, te sentirás fresco.
Pekala, bu zor olacak ama er ya da geç plastik tadını hissedeceksiniz çünkü bir diliniz var.Bude to trochu ťažšie, ale napokon zaregistruješ chuť plastu, pretože máš jazyk.
Pekala, bu zor olacak ama er ya da geç plastik tadını hissedeceksiniz çünkü bir diliniz var.La ciencia
Pekala, bu zor olacak ama er ya da geç plastik tadını hissedeceksiniz çünkü bir diliniz var.НАУКА
Peter: Eğer soru seninse, cevabı elde ettiğinde harika hissedeceksin.פיטר: אם השאלה היא באמת שלך, אתה תרגיש נהדר כשתשיג את התשובה
Sonra bir şekilde, bir noktada hissedeceksin, ya biri kendiliğinden gelip diyecek ki,És valahogyan egy ponton azt érzed majd, vagy váratlanul jön valaki és azt mondja:
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Có phải Chúa liên quan mật thiết đến nỗi đau của ta, và Người cảm nhận được nó trong cơ thể mình ?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Czy Bóg jest blisko związany z naszym cierpieniem, tak, że On sam odczuwa je w swoim własnym jestestwie?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Dieu est-il intimement lié à notre souffrance, au point qu'Il le ressente au plus profond de Son être?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?¿Está Dios intimamente involucrado en nuestro sufrimiento, así tal que el lo siente en su propio Ser?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Este Dumnezeu adânc implicat în suferința noastră, încât să o simtă în adâncul fiintei Lui?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Is God innig betrokken met ons lijden, zodat hij het in zijn eigen wezen voelt?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Ist Gott auf intime Weise in unsere Leiden eingebunden, so dass Er es in Seinem eigenen Sein spürt?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Je Bůh blízce spojen s naším utrpením, takže jej prožívá i sám na sobě?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?하나님은 우리의 고통에 친밀하게 개입하여, 그 자신의 존재 내에서 그 고통을 느끼나요?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Oppure é intimamente nella nostra sofferenza, così da sentirla dentro di Sé?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Ο Θεός σχετίζεται άμεσα με τα βάσανά μας, ώστε να τα νιώθει στην ύπαρξή Του;
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Бог интимно въвлечен ли е в нашето страдание, така че самия Той да го чувства?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Чувствует ли Господь наши страдания так глубоко, как чувствовал бы свои собственные?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?האם אלוהים מעורב באופן אינטימי בסבל שלנו, כך שהוא מרגיש את זה בהווייתו?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?هل يشاركنا الرب بحميمية معاناتنا, فيشعر بها داخله؟
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?我々の苦しみに関与するのでしょうか? こんなことを信じる位なら この人形使いを潔く見放し
Teninizle hissedeceksiniz.Bueno, será duro, pero eventualmente sentirás el sabor a plastico, porque tienes una lengua.
Teninizle hissedeceksiniz.Pocítiš to na svojej koži.
Teninizle hissedeceksiniz.....
Üstelik kendini çok yalnız hissedeceksin.És valószínűleg magányos is leszel.
Üstelik kendini çok yalnız hissedeceksin.Et tu vas probablement te sentir seule aussi.
Üstelik kendini çok yalnız hissedeceksin.Επιπλέον, είναι πολύ πιθανόν να νιώσεις και μοναξιά.
Üstelik kendini çok yalnız hissedeceksin.بالاضافة الى هذا ستكونين وحيدة ايضا
Ve böylece ölçüyle yaratılmış bu alanda bulunurken Tanrı'ya daha yakın hissedecektik.Będąc w kościele, który sięga wysoko do góry, jesteśmy bliżej Boga.
Ve böylece ölçüyle yaratılmış bu alanda bulunurken Tanrı'ya daha yakın hissedecektik.Dus door in die ruimte, gecreëerd op die basis, te zijn, konden we ons dichter bij God voelen.
Ve böylece ölçüyle yaratılmış bu alanda bulunurken Tanrı'ya daha yakın hissedecektik.Et si en étant dans cet espace, créé avec cette mesure, nous nous sentirions plus proche de Dieu.
Ve böylece ölçüyle yaratılmış bu alanda bulunurken Tanrı'ya daha yakın hissedecektik.Pouhá přítomnost v takovém prostředí nás tedy dovede blíž k Bohu.
Ve böylece ölçüyle yaratılmış bu alanda bulunurken Tanrı'ya daha yakın hissedecektik.Будучи в цьому оточенні, створеному по мірі, ми відчуваємо зближення з Богом.
Ve böylece ölçüyle yaratılmış bu alanda bulunurken Tanrı'ya daha yakın hissedecektik.Тогда мы, попадая в такое место, с такими пропорциями, ощутим близость к Богу.
Ve çok daha iyi hissedeceksinizdir.Dan voelde je je zoveel beter, weet je.
Ve çok daha iyi hissedeceksinizdir.Điều đó làm bạn thấy tốt lên rất nhiều.