Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde.نحن سننتقل الى البناية الرمادية. سارجنت!
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.El teatro nos despierta los sentidos y abre la puerta de nuestra imaginación.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Il teatro ci risveglia i sensi e ci apre le porte dell'immaginazione.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Kịch đánh thức giác quan và mở ra cánh cửa của trí tưởng tượng.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.공연은 우리의 감각을 깨우고 상상의 문을 열어 줍니다.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Le théâtre éveille nos sens et ouvre la porte à notre imagination.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Teatr budzi nasze zmysły i otwiera drzwi do naszej wyobraźni.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Teatrul ne trezeşte simţurile şi deschide uşa imaginaţiei.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Theater erweckt unsere Gefühle und öffnet die Tür zu unserer Fantasie.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Toneel doet onze zintuigen ontwaken en opent de deur tot onze verbeelding.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Το θέατρο ξυπνά τις αισθήσεις μας κι ανοίγει την πύλη της φαντασίας μας.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Театр пробуждает наши чувства и открывает дверь нашему воображению.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.Театърът събужда сетивата ни и отваря вратата пред нашето въображение.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.התאטרון מעורר את החושים שלנו, ופותח לנו את הדלת לדמיון.
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.المسرح ينشط أحاسيسنا و يفتح الباب لمخيلتنا
Tiyatro hislerimizi uyandırıyor ve hayallerimize olan kapıları açıyor.この想像力が私達を新たなことに挑ませるのです
Üzülmeyeceğini biliyorum, sizi sevişirken duyduğum sıcak hisler gibi.بنفس الطريقة التي أحصل على تلك المشاعر الدافئة حين أسمعكما تمارسان الحب كل ليلة
Uzun zamandır senin Arathorn için hislerini düşündüğümde hayali bir tutkudan başka birşey yok.Dlouho jsem si myslel, že tvé city k Arathornovi nejsou nic víc než rozmar, který tě přejde.
Uzun zamandır senin Arathorn için hislerini düşündüğümde hayali bir tutkudan başka birşey yok.一時の憧れにすぎないと 時間が経てば 目が覚めて-
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.A limbikus rendszer felelős az összes érzésünkért, olyanokért mint a bizalom és a hűség.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.A náš limbický mozog je zodpovedný za všetky naše pocity ako dôvera a vernosť.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.E il nostro sistema limbico è responsabile di tutti i nostri sentimenti, come la fede e la lealtà.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.E o nosso cérebro límbico é responsável por todos os nossos sentimentos, como a confiança e a lealdade.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Et notre système limbique est responsable de toutes nos émotions, comme la confiance ou la loyauté.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Iar creierele limbice sunt responsabile de toate sentimentele noastre, precum încrederea și loialitatea.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.변연계는 우리의 모든 감정을 조절합니다, 충의, 믿음 같은 것들이죠.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Limbik otak bertanggung jawab untuk perasaan kita, seperti kepercayaan dan kesetiaan.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Naši limbični možgani so odgovorni za vse naše občutke, kot sta zaupanje in zvestoba.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Nasz mózg limbiczny jest odpowiedzialny za nasze uczucia, takie jak zaufanie i lojalność.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Och vår limbiska hjärna ansvarar för alla våra känslor, förtroende och lojalitet.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Ons limbisch brein is verantwoordelijk voor al onze gevoelens, zoals vertrouwen en loyaliteit.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Ten je zodpovědný za všechny naše pocity, jako důvěra či loajalita.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Und unser limbisches System ist verantwortlich für all unsere Gefühle wie Vertrauen und Loyalität.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Y nuestros cerebro límbico es responsable de nuestros sentimientos como la confianza y la lealtad.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.А лимбичните ни мозъци отговарят за всичките ни чувства, като доверие и лоялност.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.І наш лімбічний мозок відповідає за всі наші відчуття, як довіра та вірність.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.Наш лимбический мозг ответственен за наши чувства, например, доверие и лояльность.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.המערכת הלימבית אחראית לרגשות שלנו כמו אמון ונאמנות.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.و هما المسؤولان عن كل عواطفنا، كالثقة والولاء.
Ve bizim çevresel beyinlerimiz güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.司ります またヒトの行動を司り
Ve bizim limbik beynimiz, güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.이 부위는 우리의 감정을 관장합니다. 믿음이나 충성심 같은 것들이요.
Ve bizim limbik beynimiz, güven ve sadakat gibi tüm hislerimizden sorumludur.信頼 忠誠心などを司ります またヒトの行動を司り
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.Și rezultatul este că senzația și realitatea ies din sincron, ajung diferite.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.Und das Ergebnis ist das Gefühl und Realität aus dem Gleichgewicht geraten, sie unterscheiden sich.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.Và kết quả là cảm giác đó và thực tế không trùng khớp Chúng khác nhau.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.W rezultacie uczucia i rzeczywistość nie równoważą się, stają się różne.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.Y el resultado es que la sensación y la realidad se desequilibran, se tornan diferentes.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.A ako výsledok sa pocity a realita rozchádzajú, stávajú sa odlišnými.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.A důsledkem je, že pocity a skutečnost se míjí, stanou se odlišnými.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.Akibatnya perasaan kita dan kondisi sebenarnya jadi kacau, jadi berbeda.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.Az eredmény pedig az, hogy az érzés és a valóság kapcsolata elromlik, különbözők lesznek.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.Ed il risultato è che sensazione e realtà vanno fuori fase, diventano diversi.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.En het resultaat is dat het gevoel en de realiteit op hol slaan, ze worden anders.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.E o resultado é que o sentimento e a realidade se tornam discrepantes se tornam diferentes.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.Et le résultat est que l'impression et la réalité ne collent pas, ils diffèrent.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.그 결과, 우리의 느낌과 실제간에 괴리가 생기고, 느낌은 실제와 달라집니다.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.И в результате, ощущение и реальность больше не совпадают, они начинают отличаться.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.И резултатът е, че усещането и реалността се разминават, стават ралични.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.והתוצאה היא שהתחושה והמציאות לא מתואמות, הן נעשות שונות.
Ve bunun sonucunda hislerimizle gerçeklik hızla ayrılıp, farklılaşıyorlar.و النتيجة هي أن الحقيقة و الإحساس لا يعملان مثلما توقعنا، يصبحان مختلفان