Ana içeriğe geç
Sözlük

hisler ile cümle

hisler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sizi bilmem ama, bende hemen derin hisler uyandırdı.Non so a voi, ma a me ha subito emozionato profondamente.
Sizi bilmem ama, bende hemen derin hisler uyandırdı.No se si notaron lo mismo, a me hizo sentir de inmediato una emoción profunda.
Sizi bilmem ama, bende hemen derin hisler uyandırdı.Nu știu cum a fost pentru voi, dar pe mine m-a emoționat profund.
Sizi bilmem ama, bende hemen derin hisler uyandırdı.Tôi không biết các bạn thế nào, nhưng bây giờ tôi đang có những cảm xúc rất mãnh liệt
Sizi bilmem ama, bende hemen derin hisler uyandırdı.אישית, זה עורר בי מיד רגש עמוק.
Sonra dikkatinizi nefesinizdeki hislere çevirebilirsiniz.Depois podem voltar a vossa atenção para a sensação da respiração.
Sonra dikkatinizi nefesinizdeki hislere çevirebilirsiniz.E poi potete rivolgere la vostra attenzione verso la percezione del vostro respiro.
Sonra dikkatinizi nefesinizdeki hislere çevirebilirsiniz.Y así pueden centrar su atención en la sensación que les produce su respiración.
Sonra dikkatinizi nefesinizdeki hislere çevirebilirsiniz.כעת תוכלו להפנות את תשומת ליבכם אל תחושת הנשימה שלכם.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.Det er jo noget af det sværeste for os alle at regne ud, hvad andre tænker og føler.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.Dopo tutto, una delle cose più difficili per noi è capire cosa pensano e sentono gli altri.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.En av de svåraste saker som finns för oss är, trots allt, att försöka lista ut vad andra tänker och känner.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.Het is tenslotte een van de moeilijkste dingen voor ons allemaal uit te vinden wat anderen denken of voelen.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.무엇보다도, 우리 모두가 가장 하기 힘든 일 중 하나는 다른 사람이 무얼 생각하고 느끼고 있는지를 알아내는 것입니다.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.Nakonec jednou z těch nejtěžších věcí pro nás všechny je zjistit, co si myslí a co cítí jiní lidé.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.Navsezadnje je ena najtežjih stvari za vse nas ugotavljanje, kaj razmišljajo in čutijo drugi ljudje.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.Porque, a fin de cuentas, lo más difícil es descifrar lo que otro piensa y siente.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.W końcu jedną z najtrudniejszych dla nas wszystkich rzeczy jest wywnioskowanie co inni ludzie myślą i czują.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.В конце концов, одна из самых сложных задач для нас для всех — понять, что другие люди думают и чувствуют.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.В крайна сметка, едно от най-трудните неща за всички нас е да открием какво си мислят и чувстват другите.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.Зрештою, одна з найбільш складних для всіх нас речей це з'ясувати, що інші люди думають і відчувають.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.אחרי הכל, אחד הדברים הקשים ביותר בשביל כולנו זה להבין מה אנשים אחרים חושבים ומרגישים.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.فكما نعلم، من أصعب الأمور علينا جميعا أن نتوصل إلى ما يفكر أو يشعر به الآخرون.
Sonuçta, bizim için anlaşılması en güç şeylerden birisi diğer insanların düşünce ve hislerini anlamaktır.私達にとっても非常に難しいことです もっと難しいのは多分
Şu anki hislerimi anlıyor olmalısın.Ó, értékelnie kellene az érzéseimet.
Şu anki hislerimi anlıyor olmalısın.Oh, vous devriez apprécier ce que je ressens maintenant.
Şu anki hislerimi anlıyor olmalısın.Πρέπει να ξέρεις πως νιώθω τώρα
Şu anki hislerimi anlıyor olmalısın.عليك ان تعرف شعوري
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Ale myslel jsem, že jí řeknu, co přesně k ní cítím.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.És azt terveztem, hogy elmondom neki, pontosan mit is érzek iránta.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Maar ik was van plan om haar te vertellen wat ik voor haar voel.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Ma stavo pensando di rivelarle esattamente i miei sentimenti.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Men jag hade tänkt att berätta precis hur jag känner för henne.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Men jeg tænker på at fortælle hende om mine følelser for hende.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Και σκεφτόμουν να της πω πώς νιώθω γι' αυτή.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.A pessoa que recebia a pedra, entendia os sentimentos da outra, através do peso e da forma da pedra.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.Colui che riceveva il sasso, poteva leggere i sentimenti dell'altro dal peso e dalla superficie del sasso.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.De persoon die de steen ontving, las andermans gevoelens door het gewicht en de tekstuur.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.La persona que recibía la piedra leía los sentimientos de la otra persona por el peso y la textura.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.La personne qui recevait la pierre, devinait les sentiments de l'autre personne par son poids et sa texture.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.Persoana care primea piatra citea sentimentele celeilalte persoane după greutate şi constituţie.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.Tisti, ki je kamen prejel, je tako odčital namen drugega.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.Το άτομο που έπαιρνε την πέτρα, διάβαζε τα συναισθήματα του άλλου από το βάρος και την υφή.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.Получатель такого письма читал чувства отправителя, исходя из веса и формы камня.
Taşı alan kimse, ağırlığına ve dokusuna bakıp... ...veren kişinin hislerini anlarmış.ثم يعطونها لشخص آخر و الشخص الذي يحصل على الحجر يقرأ مشاعر الشخص الآخر عن طريق وزنها وملمسها
"Televizyon programları, içimde dünyaya dair daha olumlu hisler uyandırıyor." anlamına geliyor.저희는 '영감을 주는 TV쇼'를 세상에 대해서 자신이 보다 긍정적이 될 수 있도록 나를 향상시켜주는 측면으로 정의했습니다.
"Televizyon programları, içimde dünyaya dair daha olumlu hisler uyandırıyor." anlamına geliyor.אנו מגדירים השראה כתוכניות טלוויזיה שמרוממות אותי, שגורמות לי להרגיש חיובי יותר לגבי העולם.
"Televizyon programları, içimde dünyaya dair daha olumlu hisler uyandırıyor." anlamına geliyor.عرفنا الإلهام كعرض تلفزيوني يرفع مستوى فكر الشخص ويجعله يشعر بإيجابية أكبر حول العالم
"Televizyon programları, içimde dünyaya dair daha olumlu hisler uyandırıyor." anlamına geliyor.気持ちが高まり 世界をよりポジティブに感じさせた番組と定義します 道徳的なあいまいさとは
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde.Ne morem se vrniti tja. Thomas,... vsi se počutijo kot ti.
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde.Odbiór. Kurwa!
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde. Tamam mı?Det er det som du gør nu, som gør en forskel.
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde. Tamam mı?Ganti.
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde. Tamam mı?Thomas, toţi simţim ca şi tine, în regulă?
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde.- Thomas, todos sentem o mesmo.
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde.Thomas, todos sienten lo mismo que tú.
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde.Tomáši, všichni cítí to co ty.
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde.Τόμας, όλοι νιώθουν το ίδιο.
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde.Томас, всеки от нас се чувства по същия начин както и ти.
Thomas, herkes seninle aynı hisler içinde..תומאס, כולם מרגישים בדיוק כמוך
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod