Bu sizin hisleriniz, her saniye duyularınıza akıtılıyor.To są odczucia, docierające do zmysłów każdej sekundy.
Bu sizin hisleriniz, her saniye duyularınıza akıtılıyor.Toto sú vaše zmysly, hrnúce sa do vašich zmyslov každú sekundu.
Bu sizin hisleriniz, her saniye duyularınıza akıtılıyor.Αυτές είναι οι αισθήσεις σας, τροφοδοτώντας τις αισθήσεις σας κάθε δευτερόλεπτο.
Bu sizin hisleriniz, her saniye duyularınıza akıtılıyor.Това са сетивата ви, това, което се излива в сетивата ви всяка секунда.
Bu sizin hisleriniz, her saniye duyularınıza akıtılıyor.Це ваші відчуття, що потрапляють у вашу свідомість кожну секунду.
Bu sizin hisleriniz, her saniye duyularınıza akıtılıyor.זורמים לתוך החושים שלכם בכל שניה
Bu sizin hisleriniz, her saniye duyularınıza akıtılıyor.تتدفق إلى حواسك في كل ثانية.
Bu sizin hisleriniz, her saniye duyularınıza akıtılıyor.視覚が最も速く
Bütün duyuların, kim için kim için hisleri getiriyorlar?Todos tus sentidos, para quién para quién aportan sensaciones?
Bütün duyuların, kim için kim için hisleri getiriyorlar?Tous vos sens, pour qui... à qui apportent-ils des sensations ?
Bütün duyuların, kim için kim için hisleri getiriyorlar?Všetky tvoje zmysly, komu prinášajú pocity?
Bütün duyuların, kim için kim için hisleri getiriyorlar?Все твои чувства сегодня для кого? Для кого сегодня приносишь ощущения?
Bütün duyuların, kim için kim için hisleri getiriyorlar?誰が経験の試食者なのか
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.Ahogy jobban megszokjuk a környezetünket a modelljeink közeledhetnek az érzéseinkhez.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.Ako si zvykáme v našom prostredí, náš model sa môže dostať bližšie k pocitom.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.Als we ons zekerder voelen in onze omgevingen, kan ons model dichter bij ons gevoel komen te staan.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.Čím se stáváme napojenější na naše prostředí, náš model se může přiblížit našim pocitům.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.Je wohler wir uns in einer Umgebung fühlen, desto eher stimmt unser Modell mit unserem Gefühl überein.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.Ketika kita makin nyaman dengan lingkungan kita, model kita makin makin mirip dengan perasaan kita.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.우리가 우리의 환경에 더 잘 적응하게 되면 우리의 모델은 우리의 느낌과 비슷하게 됩니다.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.W miarę jak jest nam wygodniej w naszych środowiskach, nasze modele zbliżają się do uczuć.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.Колкото по-сигурни ставаме в заобикалящата ни среда, толкова повече моделите се доближават до нашите емоции.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.По мере привыкания к среде наши модели могут приблизиться к нашим ощущениям.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.ככל שאנחנו חשים יותר בנוח בסביבה שלנו, המודלים שלנו יכולים להתקרב לתחושותינו.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.فكل ما كنا مرتاحين أكثر في بيئتنا، تقترب نماذجنا من أحاسيسنا بشكل أكبر.
Çevremizde daha güvende hissetikçe modelimiz hislerimize daha çok yaklaşır.モデルは私たちの感覚に近づいていきます 例としては
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.距地大多數都唔想返鄉下, 不過他們又無城市歸屬感。
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.A maioria não quer regressar ao campo, mas não têm um sentimento de pertença.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.De fleste af dem vil ikke tilbage til landet, men de har ikke følelsen af at høre til.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.De meesten willen niet terug naar het platteland, maar ze voelen zich nergens thuis.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Die meisten von ihnen wollen nicht wieder aufs Land zurück, aber sie gehören nicht dazu.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Kebanyakan dari mereka tidak mau kembali ke desa, namun mereka tidak punya rasa memiliki.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.그들 대부분이 시골지역으로 돌아가기 싫어하지만, 도시에서의 소속감 또한 가지고 있지 않습니다
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.La maggior parte di loro non vuole ritornare fuori città, ma non hanno il senso di appartenenza.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.La mayoría no quiere volver al campo, no tienen el sentido de pertenencia.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.La plupart d'entre eux ne veulent pas revenir à la campagne, mais ils n'ont pas le sentiment d'appartenance.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Majoritatea nu vor să se întoarcă la ţară, dar nu au nici sentimentul de apartenenţă.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Phần lớn không muốn quay lại miền quê, nhưng họ không có cảm giác thuộc về thành thị.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Useimmat heistä eivät halua mennä takaisin maaseudulle, mutta he eivät tunne kuuluvansa mihinkään.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Väčšina z nich sa nechce vrátiť na vidiek, ale necítia, že by sem patrili.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Večina jih ne želi nazaj na deželo, vseeno pa nimajo občutka pripadanja.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Většina z nich se nechce vrátit na venkov, ale jinak nemají pocit, že někam patří.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Większość z nich nie chce wracać na wieś, ale nie odczuwają oni przywiązania do miasta.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Οι περισσότεροι δεν επιθυμούν να επιστρέψουν στα χωριά, αλλά δεν έχουν το αίσθημα οτι ανήκουν (στην πόλη).
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Більшість з них не хоче повертатися в села, але вони не мають й почуття приналежності.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Большинство из них не хотят возвращаться, но и в городе они чувствуют себя неуютно.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Повечето от тях не искат да се върнат обратно в провинцията, но те нямат чувство за принадлежност.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.רובם לא מעונינים לחזור לכפר, אבל אין להם תחושת שייכות.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.معظمهم لا يريدون العودة الى الريف، ولكن ليس لديهم الشعور بالانتماء.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.一方で都会に帰属意識を持ちません 労働時間は長く
Cristina Vicky'nin hisleri karşısında sessiz kalmak zorunda... ...kalmasına üzüldü. Aradan çıkardım.M-aş fi dat la o parte.
Cristina Vicky'nin hisleri karşısında sessiz kalmak zorunda... ...kalmasına üzüldü.- Je me serais effacée.
Cristina Vicky'nin hisleri karşısında sessiz kalmak zorunda... ...kalmasına üzüldü.كم رغبت فيكي بخوان أنطونيو و لم تستطع أن تقول أو تفعل أي شيء لكنت تنحيت جانباً
Çünkü hisler gerçekliğe yakındır.Fiindcă senzația este aproape de realitate.
Çünkü hisler gerçekliğe yakındır.왜냐면 느낌이 실제에 가까웠으니까요.
Çünkü hisler gerçekliğe yakındır.lebo pocit je blízko k realite.
Çünkü hisler gerçekliğe yakındır.Mert az érzés közel van a valósághoz.
Çünkü hisler gerçekliğe yakındır. Modele ihtiyaç duymazsınız.Weil das Gefühl der Realität so nah ist, brauchen sie kein Modell.
Çünkü hisler gerçekliğe yakındır. Modele ihtiyaç duymazsınız.Тъй като чувството е близко до реалността, нямате нужда от модел.
Çünkü hisler gerçekliğe yakındır.Omdat het gevoel zo dicht bij de realiteit staat.