Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.Kezdetben ezek a felvételek senkit sem érdekeltek.
Hipotezlerin oluşturulması nasıl yapacağım?Milyen összetételeket gyártanak?
Aynı zamanda hayvan zekâsının kabaca tahmin edilmesi hipotezidir.Az állatok testfelépítésével kapcsolatban valójában minden csak feltételezés.
Bu iki hipotez birbirini dışlamaz.A két elmélet nem zárja ki egymást.
Onun için yeni bir hipotez kurmak ve yeni bir sınama yapmak gerekir.Be kéne temetni és újat építeni némileg odébb.
Bazı araştırmacılar, Festinger'in benzerlik hipotezini eleştirmişlerdir.Kutatók gyakran egy kissé túl merevnek találják Fiedler kontingencia modelljét.
Hipotez testi anakütle ortalamasına verilen değer hakkındadır.1 összpontszám = közepes kockázat tápláltsági állapot szempontjából.
Hipotezlerden farklı olarak, kuram ve kanunlar basitçe bilimsel gerçekler olarak adlandırılabilir.Toisin kuin hypoteeseihin, teorioihin ja lakeihin voidaan yksinkertaisesti viitata tieteellisinä tosiasioina.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.Alun perin nämä ideat otettiin postulaatteina, mutta nykyisin niitä pyritään myös testaamaan.
Emoto'nun hipotezi yıllar boyunca gelişim göstermiştir.Emoton otaksuma kehittyi vuosien varrella.
Ayrıca, kuramlar ve kurallar, hipotezlerden de farklıdır.Teoriat ja lait ovat myös käsitteellisesti erillisiä hypoteeseista.
Ayrıca İngiliz kimyager James Lovelock ile birlikte Gaia Hipotezini geliştirmişlerdir.Hän kannatti myös James Lovelockin kehittämää Gaia-hypoteesia.
Bu hipotez üzerine daha fazla araştırma yapılması gerekir.Useat tutkimukset tukevat tätä hypoteesia.
(Kalıntının sıfır olduğu özel durumda, hipotez Picard teoremiyle çözülebilir.)(Erikoistapaus, jossa residy on nolla, seuraa Picardin lauseesta.)
Bu prensip Karşıt hipotez hiçbir zaman eşitlik olamaz.Täysin samanlaisia sormenjälkiä ei tiedetä koskaan tavatun.
Çalışma sonuçları bu hipotezi destekleyebilir veya çürütebilir.Näiden tekijöiden vaikutus voi olla yritykselle joko edistävä tai jarruttava.
Bu şüpheler yüzünden alternatif hipotezler öne sürüldü.Sen vuoksi näille rauhoitteille tarvittiin vastalääkkeitä.
Mendel genetiğinin keşfinden önce, karışmalı kalıtım isimli hipotez, yaygın bir görüştü.Ennen Mendelin perinnöllisyyskokeita, yksi yleinen hypoteesi oli perinnöllinen sekoittuminen.
Gaia Hipotezi bu "konukseverliği", tam bir homostasis durumu olarak ifade etmektedir.Η Υπόθεση της Γαίας ορίζει επακριβώς αυτή τη "φιλικότητα" σαν μια πλήρη ομοιόσταση.
Bunlar sırasıyla “Kolomb” ve “Kolomb öncesi” hipotezler olarak anılmaktadır.Αυτές οι υποθέσεις αποκαλούνται «Κολομβιανή» και «προ-Κολομβιανή», αντίστοιχα.
Kurgan hipotezi ilk olarak 1950'li yıllarda Marija Gimbutas tarafından kurgulanmıştır.Η Υπόθεση Κουργκάν προτάθηκε αρχικά από τη Μαρίγια Γκιμπούτας στη δεκαετία του 1950.
Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.Αρχικά δεν περιλάμβανε τις Σπέτσες.
16, 8 (Riemann hipotezi) ve 12 nolu problemler çözülememiştir.Αυτό αφήνει τα 16 ,8 (υπόθεση του Ρίμαν) και 12 άλυτα.
Bu iki hipotez birbirini dışlamaz.Οι δύο αυτές κατηγορίες δεν αλληλοαποκλείονται.
Ancak bu evren, hipotezsel çokluevrenin çok küçük bir kısmına tekabül eder.Γι' αυτό, η Γη δέχεται μόνο ένα πολύ μικρό κλάσμα της.
Kolomb hipotezi en iyi mevcut kanıtlar ile desteklenmektedir.Den columbianske hypotese understøttes bedst af den forhåndenværende evidens.
Bunlar sırasıyla “Kolomb” ve “Kolomb öncesi” hipotezler olarak anılmaktadır.Disse kaldes henholdsvis den "columbianske" og den "præ-columbianske" hypotese.
Bu iki hipotez birbirini dışlamaz.De to hypoteser udelukker ikke hinanden.
Hipotezlerin oluşturulması nasıl yapacağım?Hvordan opstår nye konstruktioner?
Bu bakış açısı bu tip hipotez ve temelsiz varsayımlara katılmayan diğer uzmanlar tarafından reddedilmiştir.Denne holdning er udfordret af andre, der afviser sådanne hypoteser som ubeviste antagelser.
16, 8 (Riemann hipotezi) ve 12 nolu problemler çözülememiştir.Dermed er nr. 8 (Riemann-hypotesen og Goldbachs formodning) og 12, som begge omhandler talteori, uløste.
Hipotez birçok alanda kullanılır.Dupsko anvendes mange steder.
Bu hipoteze göre Evren, sonsuzdan beri var değildir.Ifølge læren har universet aldri blitt skapt, og det vil aldri opphøre å eksistere.
Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.Opprinnelig var disse ikke tildelt noen grad.
Bu hipotez Watson ve Crick tarafından öne sürülmüştü..Slike spørsmål var det som motiverte modellforsøkene til Watson og Crick.
Bu hipotez daha önceden Richard Burton tarafından ortaya atılmıştır.Arrangementet var på forhånd skrevet av Richard Hewson.
Kolomb hipotezi en iyi mevcut kanıtlar ile desteklenmektedir.Systematisk innhenting av best tilgjengelige bevis.
Bu hipotez de Kimmerlerle ilişkilidir.Dette hadde sammenheng med flere forhold.
Bu hipotez, Edward O. Wilson'ın Biophilia adlı kitabıyla gündeme gelmiştir.Uttrykkets opphav er fra Edward O.Wilson sin bok Biophilia fra 1984.
Hipotez birçok alanda kullanılır.Emulsjon brukes på mange områder.
Her iki hipotez de incelenmektedir.Kedua hipotesis ini masih diselidiki.
Kolomb hipotezi en iyi mevcut kanıtlar ile desteklenmektedir.Hipotesis Columbus sangat didukung oleh bukti yang ada.
Kurgan hipotezi ilk olarak 1950'li yıllarda Marija Gimbutas tarafından kurgulanmıştır.Hipotesis Kurgan pertama kali dirumuskan pada tahun 1950-an oleh Marija Gimbutas.
Akademik alanda popülasyon genetiği, genetik çeşitliliğe dair çeşitli hipotez ve teoriler içerir.Pada bidang akademik genetika populasi, terdapat beberapa hipotesis dan teori mengenai keanekaragaman genetik.
Bunlar sırasıyla “Kolomb” ve “Kolomb öncesi” hipotezler olarak anılmaktadır.Ini disebut sebagai hipotesis "Columbus" dan "pra-Columbus" secara berurutan.
Spekülatif veya varsayımsal açıklamalara hipotez denir.Penjelasan spekulatif atau konjektur disebut sebagai hipotesis.
Bu hipotezi teyit etmek için radyal hızın daha hassas ölçümleri gereklidir.Pengukuran kecepatan radial yang lebih akurat dibutuhkan untuk memastikan hipotesis ini.
Bu iki hipotez birbirini dışlamaz.Kedua hipotesis ini tidak saling eksklusif.
Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.Pasangan ini awalnya tidak diunggulkan.
Avogadro yasası (Avogadro hipotezi olarak da bilinir), Amedeo Avogadro'nun 1811'de bulduğu bir gaz yasasıdır.Hukum Avogadro diitemukan oleh Amedeo Avogadro pada tahun 1811.
Bu düşünceyle bazı hipotezler geliştirmiştir.Mereka mencoba membuat beberapa hipotesis.
Bu hipoteze göre engellenme süreçleri insanlarda saldırgan davranma eğilimi açığa çıkartır.Ia menunjukkan bahwa dorongan libidinal ini dapat bertentangan dengan perilaku yang beradab.
Bu çerçevede viroimmünolojik hipotez gibi görüşler de ileri sürülmüştür.Namun, versi perpanjangan hiperkonjugasi (seperti hiperkonjugasi ganda) juga sama pentingnya.
Bunlardan ilki hipotez kelimesinin ne anlama geldiği bizim için ne ifade ettiğidir.Tidak diketahui dengan pasti apa makna imbuhan si di awal nama tersebut.
Daha sonra hipotezi desteklemek ya da çürütmek için çeşitli deneyler yapılır.Sejak saat itu beberapa penelitian lebih lanjut dilakukan guna mendukung atau menolak pemisahan tersebut.
1937 tarihinde Ettore Majorana tarafından hipotez edilmiştir.Nó được miêu tả trong một giả thuyết của Ettore Majorana năm 1937.
Hipotezlerin oluşturulması nasıl yapacağım?Như vậy thì những lý thuyết siêu hình được hình thành như thế nào?
Bununla birlikte Ay çekirdeğinin küçük boyutu, bu hipotez için potansiyel bir engeldir.Tuy nhiên, kích thước nhỏ của lõi Mặt Trăng là một yếu tố cản trở tiềm tàng cho giả thuyết này.
Mendel genetiğinin keşfinden önce, karışmalı kalıtım isimli hipotez, yaygın bir görüştü.Trước khám phá của Mendel về di truyền, một giả thiết từng phổ biến là sự di truyền pha trộn.
Bu halde hipotez testine t-testi adı verilir.Điều này cho phép ta viết được các công thức bên dưới theo t.