Her iki hipotez de incelenmektedir.Обе наши гипотезы были правильными.
Ancak, bu hipotez doğrulanmamıştır.Данная гипотеза, однако, не была доказана.
(Taylor, 1972; Burch, 1978) Bu en güncel hipotez olsa da henüz ispatlanmamıştır.(«Пойдём со мной», 1978), которые были уже менее хитовыми.
Araştırılmış olan gerçek vakalara dair sunulan farklı hipotezler farklı başarı oranları elde etmiştir.Два официальных расследования, проведённые по этому факту, показали противоположные результаты.
Etrüsklerin kökeni hakkında birçok değişik hipotez mevcuttur.Существует несколько гипотез происхождения подобных борозд.
Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.في البداية تم إغفال هذه التخطيطات.
Bu sebeple her türlü hipotez, sürekli olarak deneylere tabii tutulabilir.ولهذا السبب؛ فإن كل الافتراضات المتنوعة تخضع إلى التجارب بشكل مستمر.
Bu hipotez atomların bölünmez olduğunun antik varsayımını çürütmek için önemli bir adım oldu.كانت تلك الفرضية خطوة هامة في دحض الافتراض القديم بأن الذرات غير قابلة للانقسام.
Ancak, hipotezini geliştirmesine rağmen, bazı ünlü bilim insanları farklı açıklamalarla ortaya çıkmıştır.ومع ذلك، حتى بعد أن طرح فرضيته، قام بعض العلماء البارزين بطرح تفسيرات بديلة.
Yine de, bu hipoteze karşı olan savlar var.ومع ذلك، هناك مشاكل مع هذه الفرضية.
Bu hipotez diğerlerinin yanında George Gabriel Stokes ve Woldemar Voigt tarafından da incelenmiştir.من بين الآخرين, هذه الفرضية تم فحصها من قبل جورج جابرييل ستوكس و فولديمار فويفت.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.كانت تلك الأفكار في البداية من المُسلّمات، ولكن اليوم هناك جهود لاختبار كل منها.
Forest Moulton 1900'da bulutsu hipotezinin açısal momentum yüzünden gözlemlerle tutarsız olduğunu gösterdi.أوضح فورست مولتون في عام 1900 أن فرضية السديم لا تتفق مع الملاحظات بسبب الزخم الزاوي.
Yeni hipotezlerin oluşumu da mümkün ve eşit derecede önemli bir başka sonuçtur.ويعد إنتاج الفرضيات الجديدة تبعة أخرى ممكنة للملاحظة – وعلى نفس الدرجة من الأهمية.
Bu yüzden bu hipotez eşcinsel erkeklerin çoğunluğu için geçerli değildir.وما دام الأمر كذلك، فمن الأفضل حصر معظم الإرث في الأبناء الذكور.
Yüzyıllardır, bilimsel hipotezler Ay'ın kökeni merakını ilerletmiştir.على مر القرون، تم تقديم العديد من الفرضيات العلمية بخصوص أصل قمر الأرض.
Avustralya için uygulanan geçerli bir hipotez olarak iklim değişikliğine karşı bir kanıt niteliğindedir.ومن أمثلة الاستخدام الإيجابي التشكيك في تغير المناخ.
P'nin, Belgesel hipoteze göre İkinci İsrail Krallığı'nin yıkılmasından sonra yazıldığı düşünülmektedir.يؤرخ النص الكهنوتي حسب الفرضية الوثائقية إلى ما بعد سقوط مملكة إسرائيل الشمالية.
Günümüzde, analizler herhangi bir hipotezi doğrulamamaktadır.حتى الآن لم تثبت هذه التحليلات صحة أي من هذه الفرضيات.
Louis de Broglie herhangi bir parçacığın bu ikiliği sergilemesi gerektiği hipotezini sundu.وافترض لويس دي-برولي أن أي جسيم يتعرض لذات التناظر.
Peter D. Mitchell 1961 yılında kemiozmotik hipotezi ortaya atmıştır.Peter D. Mitchell propôs a hipótese quimiosmótica em 1961.
Çerçeve: olumlu gözlemler + olumsuz gözlemler + artalan bilgisi ⇒ hipotez.Esquema: exemplos positivos + exemplos negativos + conhecimento prévio ⇒ hipótese.
Bu göreli risk için hipotez testi kurmak veya güven aralığı oluşturmak için faydalıdır.Isto é útil, por exemplo, na construção de testes de hipóteses ou intervalos de confiança.
Elde edilen veriler ve prehistorik avcılık hipotezleri arasında bazı tutarsızlıklar vardır.Existem algumas inconsistências entre os dados atualmente disponíveis e a hipótese da matança pré-histórica.
Bu hipotezlerin sonuçları Büyük Filtre başlığı altında değerlendirilir.As implicações dessas hipóteses são examinadas como o Grande Filtro.
Dolayısıyla hipotez, Gaia Kuramı olarak tanındı.Isso é conhecido como Hipótese Gaia.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.Essas ideias foram inicialmente tomadas como postulados, mas hoje há esforços para testar cada uma delas.
Daha detaylı moleküler çalışmalar bu hipotezin değişmesine neden olabilir.Mais estudos moleculares podem resultar em esta hipótese ser modificada.
Bunların dışında birçok hipotez daha bulunmaktadır.Fora estes não existem muitas outras.
(Bu hipotezin bir versiyonu hidrojen hipotezi olarak bilinir.)(Em cães esta condição é conhecida como osteopatia hipertrófica.)
Aşağıdaki gereklilikleri sağlayan bir mantıksal önermeye bir doğru hipotez h {\displaystyle h} denir.Uma hipótese correta h é uma proposição lógica que satisfaz os seguintes requisitos.
Hipotezin dayandığı savlar şunlardır.Ele propõe como garantia a hipoteca.
Boltzmann’ın yaklaşımı için ergodik hipotez de oldukça önemliydi.A distribuição de Boltzmann é, entretanto, muito mais geral.
Yeni hipotezlerin oluşumu da mümkün ve eşit derecede önemli bir başka sonuçtur.É surpreendente como tudo pode continuar igualmente bom e tão profundamente diferente.
Hastalığın sebebine ilişkin birkaç hipotez vardır.Há várias teorias sobre a causa da doença de Still.
Bu hipotez üzerine daha fazla araştırma yapılması gerekir.Meer onderzoek is echter nodig om deze hypothese te staven.
Bu fikir "Matematiksel evren hipotezi" olarak adlandırılmıştır.Dit idee wordt geformaliseerd als de 'wiskundig universum hypothese'.
Sıfır hipotez testi reductio ad absurdum(saçmalığa indirgeme) argümanının istatistiğe uygulanmasıdır.Dit bewijs gebruikt reductio ad absurdum.
Bu hipotezi test etmek çok zordur.Deze hypothese is echter lastig te toetsen.
"Alternatif hipotez" kavramı R.Fisher'in formülasyonun da bulunmamaktadır.Het concept van de alternatieve hypothese maakte geen deel uit van de formulering door Fisher.
Hastalığın sebebine ilişkin birkaç hipotez vardır.Er bestaan meerdere hypothesen over de oorzaken van de ziekte.
Ancak, bu hipotez doğrulanmamıştır.Deze hypothese is echter niet bewezen.
Sonuncu hipotez halen en çok kabul görmektedir.De laatste theorie is de meest geaccepteerde.
Avogadro yasası (Avogadro hipotezi olarak da bilinir), Amedeo Avogadro'nun 1811'de bulduğu bir gaz yasasıdır.Avogadro werd vooral bekend door de wet van Avogadro (1811) en de naar hem genoemde constante van Avogadro.
Bu şüpheler yüzünden alternatif hipotezler öne sürüldü.Over het hoofd zien van alternatieve hypothesen.
Bu durum Seysen ve Lenstra tarafından genelleştirilmiş Riemann hipotezi (GRH) ışığında ispatlanmıştır.Als dat waar zou zijn, zou hieruit de Riemann-hypothese volgen.
Sözdebilim Bilim tarihi Bilim felsefesi Bilimsel yöntem HipotezKennisverwerving Wetenschapsfilosofie Wetenschappelijke methode
İki deney de Ritz hipotezi konusunda tutarsızdır.Oba eksperymenty dostarczyły wyników niezgodnych z hipotezą Ritza.
Yine de, bu hipoteze karşı olan savlar var.Istnieją jednak również argumenty przeciwko tej hipotezie.
Mendel genetiğinin keşfinden önce, karışmalı kalıtım isimli hipotez, yaygın bir görüştü.Przed odkryciem genetyki mendlowskiej popularną hipotezą było mieszanie się cech.
Bu hipotez üzerine daha fazla araştırma yapılması gerekir.Hipoteza ta wymaga dalszych badań.
Peter D. Mitchell 1961 yılında kemiozmotik hipotezi ortaya atmıştır.Zagadka została rozwiązana przez Petera Mitchella publikacją teorii chemiosmotycznej w roku 1961.
Ancak, bu hipotez doğrulanmamıştır.Hipoteza ta nie została jednak potwierdzona.
Bu hipotezi test etmek çok zordur.Wówczas weryfikacja tej hipotezy była za trudna.
Bu şüpheler yüzünden alternatif hipotezler öne sürüldü.Ze względu na okoliczności śmierci wysuwano jednak różne hipotezy alternatywne.
Bunların dışında birçok hipotez daha bulunmaktadır.Istnieje wiele innych hipotez.
Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.Początkowo uwagi były ignorowane.
Her iki hipotez de incelenmektedir.Istnieją dowody potwierdzające obie hipotezy.
Dalton’un geliştirdiği hipotezler şöyledir: Elementler atom adı verilen son derece küçük taneciklerden oluşur.Teoria Daltona składa się z następujących postulatów: Atom jest najmniejszym „budulcem” materii.
Bu durum, Milgram’ın deneyindeki hipotezle aynıdır.Tytuł odnosi się do eksperymentu Milgrama.