Sonuncu hipotez halen en çok kabul görmektedir.Cette dernière hypothèse reste la plus probable.
Avogadro yasası (Avogadro hipotezi olarak da bilinir), Amedeo Avogadro'nun 1811'de bulduğu bir gaz yasasıdır.Ce constat est exprimé par la loi d'Avogadro, énoncée pour la première fois par Amedeo Avogadro en 1811.
Kürt edebiyatında hikâyenin ortaya çıkmasının ilişkin iki hipotez ileri sürülmüştür.Deux hypothèses expliquent cette rupture selon l'historiographie espagnole.
Etrüsklerin kökeni hakkında birçok değişik hipotez mevcuttur.Cependant, il y a diverses inquiétudes concernant les hyperviseurs actuels.
Bu görüş, Nadir Dünya hipotezi olarak adlandırılır.Ceci fait partie de l'argument utilisé dans l'hypothèse de la Terre rare.
Daha detaylı moleküler çalışmalar bu hipotezin değişmesine neden olabilir.D'autres études moléculaires pourraient venir modifier ce qui n'est qu'une hypothèse.
Peter D. Mitchell 1961 yılında kemiozmotik hipotezi ortaya atmıştır.C'est en 1961 que le biochimiste britannique Peter Mitchell a publié sa théorie chimiosmotique.
(Kalıntının sıfır olduğu özel durumda, hipotez Picard teoremiyle çözülebilir.)Si l'ordre est entier, le cas d'exception du théorème de Picard est possible.
Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.À l'origine, les points n'étaient pas comptabilisés.
Bu hipotez, Edward O. Wilson'ın Biophilia adlı kitabıyla gündeme gelmiştir.Edward O. Wilson n'est pas le premier à utiliser le concept de biophilie.
Bu soruya cevap verebilmek için yapılan çalışmalar sonucunda "Mafya hipotezi" geliştirilmiştir.A través de estudios para intentar responder esta interrogante se desarrolló la "hipótesis de mafia".
16, 8 (Riemann hipotezi) ve 12 nolu problemler çözülememiştir.Esto deja sin resolver el 8 (la hipótesis de Riemann) y el 12, ambos dentro de la teoría de números.
Bu hipotez akraba seçilimi teorisinin genişletilmiş halidir.Esta hipótesis es una extensión de la teoría de selección familiar.
Akademik alanda popülasyon genetiği, genetik çeşitliliğe dair çeşitli hipotez ve teoriler içerir.El estudio de la genética de poblaciones incluye varias hipótesis y teorías acerca de la diversidad genética.
Bu iki hipotez birbirini dışlamaz.Estas dos hipótesis no son mutuamente excluyentes.
Korunum hipotezi, benlik kaynakları tükenmesinin kısmi açıklamasıdır.La hipótesis de la conservación es una explicación parcial del agotamiento del ego.
Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.Al principio, el concepto fue ignorado.
Bu hipotez 1996'nın Aralık ayında The New York Times'ta akademik yayınlar bölümünde yazılmıştır.Esta hipótesis se dio a conocer cuando el periódico The New York Times la publicó en diciembre de 1996.
Hipotezini deneylerle doğruladı ve sonuçları 1791’de yayımladı.El propio Volta verificó experimentalmente esta hipótesis, y la publicó en 1791.
Bu şüpheler yüzünden alternatif hipotezler öne sürüldü.Como suele ocurrir en estos casos, se han postulado hipótesis alternativas.
Bu hipotez Watson ve Crick tarafından öne sürülmüştü..Esta proteína fue descubierta por Watson y Crick.
Bazı araştırmalar bu hipotezi desteklerken diğerleri desteklememiştir.Mientras algunos se oponían a la intervención otros la apoyaban sin disimulos.
Bu bilgiyi de Broglie hipotezini doğrulamak için kullandı.La prueba de Bartlett se puede utilizar para verificar esa suposición.
Hipotezimiz için, sonucun bir tam sayı olan k için geçerli olduğunu varsayalım.Para nuestra hipótesis asumimos que el resultado es verdadero para algún entero positivo k.
Not: Bu sayfadakiler C-T hipotezi değil, Turing testini anlatmaktadır.El nombre TT no indica twin turbo , sino que es una referencia a la Tourist Trophy.
Nokta hipotez terimini tanımlamak çok karmaşık olabilir.Analizar el descriptor HID puede ser complicado.
Bu hipoteze göre Evren, sonsuzdan beri var değildir.En tal universo el hombre nunca hubiera existido.
Bu hipotez özellikle 2013 yılında Giorgi Dundua tarafından tartışılmıştır.Esta marca fue batida por Juan José Narváez en el 2011.
Bu tür hipotez bilimsel araştırmalarda yan tutmamanın gereğidir.El Papel de la Hipótesis en la Investigación Científica.
Onun için yeni bir hipotez kurmak ve yeni bir sınama yapmak gerekir.Adopta un nuevo chasis y un nuevo diseño.
Daha sonra hipotezi desteklemek ya da çürütmek için çeşitli deneyler yapılır.Se necesitan más estudios para validar o refutar esta hipótesis.
16, 8 (Riemann hipotezi) ve 12 nolu problemler çözülememiştir.I problemi 8 (ipotesi di Riemann) e 12 sono irrisolti.
İkinci bir hipotez, Dorothy Wrinch tarafından öne sürülen siklol hipotezi idi.Una seconda ipotesi fu quella del ciclolo avanzata da Dorothy Wrinch.
Her iki hipotez de incelenmektedir.Entrambe le ipotesi sono ancora oggetto di indagine.
Bugün, dev darbe hipotezi bilim camiasının büyük kısmı tarafından kabul edilir.Oggi, l'ipotesi dell'impatto gigantesco è accettata dalla maggior parte della comunità scientifica.
Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.I negoziati, all'inizio, non furono considerati.
Bu aynı zamanda dejenerasyon hipotezi ya da azalma hipotezi olarak da adlandırılır.Questa è chiamata anche ipotesi di degenerazione o ipotesi di riduzione.
Bu deney, MSW etkisi ile etkinleşme olayını araştırarak, MSW hipotezini test edecektir.Questo esperimento proverebbe l'ipotesi MSW, trovando la soglia dell'effetto MSW.
Öncelikli unvanıysa, Amerikan yapısal dilbilimcisidir ve Sapir-Whorf Hipotezi'nin kurucularından biridir.Fu grande luminare della linguistica strutturale americana e teorizzatore dell'Ipotesi di Sapir-Whorf.
Louis de Broglie herhangi bir parçacığın bu ikiliği sergilemesi gerektiği hipotezini sundu.Louis de Broglie ipotizzò che qualunque particella avrebbe dovuto comportarsi allo stesso modo.
Ayrıca İngiliz kimyager James Lovelock ile birlikte Gaia Hipotezini geliştirmişlerdir.Nel 1979 il chimico inglese James Lovelock pubblica Gaia.
Benzer biçimde Makro-Algonkin/İrokua dilleri de diğer bir hipotezdir. ^ "Adai."Infine, per la forma for the imperativa/meireikei, si aggiunge un suffisso -yo.
Riemann hipotezi Riemann toplamıSuperficie di Riemann Teorema di uniformizzazione di Riemann
Bu hipotez daha önceden Richard Burton tarafından ortaya atılmıştır.Questa ipotesi era stata precedentemente enunciata anche da Richard Burton come zona sotadica.
Erken hipotezler Dünya'dan kopma, yakalanma ve eş birikimi içermekteydi.Le ipotesi primitive includono la fissione dalla Terra, cattura e co-aggregazione.
Bu iki hipotez birbirini dışlamaz.Queste due ipotesi alternative non si escludono a vicenda.
Sonuncu hipotez halen en çok kabul görmektedir.La seconda teoria è oggi la più accettata.
Günümüzde, analizler herhangi bir hipotezi doğrulamamaktadır.Fino a oggi, queste analisi non hanno dimostrato che nessuna di queste ipotesi sia corretta.
Bu veriler hipotezi desteklemektedir.Эти данные поддерживают гипотезу.
Peter D. Mitchell 1961 yılında kemiozmotik hipotezi ortaya atmıştır.Питер Д. Митчелл предложил хемиосмотическую гипотезу в 1961 году.
Bu fikir "Matematiksel evren hipotezi" olarak adlandırılmıştır.Эта идея обозначается как «гипотеза математической вселенной».
Bu hipotez üzerine daha fazla araştırma yapılması gerekir.Должны быть проведены дополнительные исследования, чтобы проверить эту гипотезу.
P değeri sıfır hipotez testi bağlamında istatistiksel anlamlılığı ölçmek için kullanılır.P — величина, используемая при тестировании статистических гипотез.
İki deney de Ritz hipotezi konusunda tutarsızdır.Результаты этих экспериментов также противоречат гипотезе Ритца .
Bu hipotez bazen serserilik hipotezi, ya da kaçış hipotezi olarak da adlandırılır.Эту гипотезу также называют гипотезой кочевания или гипотезой побега.
Din evrenin kökeni, kuruluşu ve işleyişi üzerine birtakım inançlara (metafizik hipotezlere) sahiptir.Бог сотворил вселенную Своей щедростью, премудростью и благостью.
Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.Этот ресурс вначале не принимался в расчёт.
Morera teoreminin hipotezleri epeyce zayıflatılabilir.Условия теоремы могут быть ослаблены.
Daha detaylı moleküler çalışmalar bu hipotezin değişmesine neden olabilir.Дальнейшие молекулярные исследования могут привести к изменению данной гипотезы.
Bu tanımıyla hipotez veya teoriden ayrılır.Факт противопоставляется теории или гипотезе.