hikayeler ile cümle
hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.그리고 그 소년의 아버지는 그 황소들을 통해 그곳의 문명과 그들의 업적을 아들에게 이야기 해주곤 했지요.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Y el padre solía usar esos toros para contarle historias sobre la civilización y sus obras.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.И бащата използвал тези бикове, за да разказва истории на момчето за тази цивилизация и тяхната работа.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Там же отец частенько рассказывал сыну истории об этой цивилизации и их делах.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.והאב היה משתמש בפרים האלה כדי לספר לילד סיפורים על הציויליזציה ההיא ופועלה.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.والأب كان يستعمل تلك الثيران ليخبر الطفل قصصا حول تلك الحضارة وأعمالها.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.古代文明や 彼らが作ったものについて 語って聞かせていました 時を下ること数十年の後
Balina yağına olan talep ve derinlerin canavarlarıyla yapılan savaş hikayeleriזו הייתה הבהל לשמן הלווייתנים ומעשיות על קרבות עם לווייתני המצולות
Balina yağına olan talep ve derinlerin canavarlarıyla yapılan savaş hikayeleriهو كان الأندفاع لزيت الحوت و قصص المعارك مع حوت لوياثان العمق
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Alte povești spun că totul e pe cale să fie rezolvat.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Altre raccontano che siamo sull'orlo di un precipizio.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Andere Geschichten handeln davon, dass alles kurz vorm Zusammenbruch steht.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Andere verhalen vertellen dat alles bijna in duigen ligt.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Còn có những chuyện khác thì chỉ mấp mé, chưa rõ ràng.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.D'autres que tout est sur le point de se désintégrer.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Inne historie wieszczą zbliżający się koniec.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Kisah yang lainnya adalah semua sudah hampir terungkap.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.이제 모든 비밀이 전부 풀릴것이디 하는 이야기도 있습니다.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Más történtek szerint most minden a szétesés határán van.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Otras historias dicen que todo está a punto de venirse abajo.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Другая часть - о том, что всё вот-вот окончательно развалится.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.Според други истории всичко е на ръба на разкриване.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.סיפורים אחרים הם שהכל על סף פתרון.
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.و البعض الآخر من القصص أن كل شيء على وشك الإنهيار
Başka hikayelerde herşey çözümün eşiğinde.私が今日お話しする物語はそれとは違います
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.그리고 첫 공연부터 연극이 끝날 때마다 여성분들이 그야말로 줄을 섰어요. 자신들의 얘기를 들려주려고요.
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.las mujeres literalmente hacían fila despues del show porque querían contarme sus historias.
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.les femmes faisaient la queue après le spectacle parce qu'elles voulaient me raconter leur histoire.
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.בכל אחת מההופעות הראשונות שלי - בסיום ההצגה נשים ממש עמדו בתור כדי לספר לי את הסיפורים שלהן.
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.و في كل مرة اقوم بالعرض في البداية تصطف النسوة بعد العرض لانهن يردن ان يخبرنني عن حكاياتهم
Başlangıçta her gösteriden sonra kadınlar kendi hikayelerini anlatmak için kapıda sıra oluyorlardı.私に伝えたいことがあると 女性が列を作りました 彼らの素晴らしい性生活や
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Algumas das histórias são tão clássicas e, no entanto, tão compreensíveis.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Asadar unele din povesti sunt clasice, si atat de comune
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Así que, algunas historias son tan clásicas, y aún así comprensibles
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Certaines histoires sont tellement classiques, et pourtant si compréhensibles.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Chuyện là, có một số câu chuyện thì rất kinh điển, mà lại khá dễ thông cảm.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Einige Geschichten sind aber einfach klassisch, und doch so nachvollziehbar.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.자, 그중에는 클래식하면서도 이해할만한 얘기들이 있죠
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Niektóre historie są po prostu tak klasyczne, a przy tym tak łatwe do zrozumienia.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Quindi alcune delle storie sono abbastanza classiche, e comprensibili.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Sommige verhalen zijn zo klassiek en toch zo begrijpelijk.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Vannak olyan sztorik, amik nagy klasszikusok lettek, de mégis emberileg érthetőek.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Λοιπόν, μερικές από αυτές τις ιστορίες είναι τόσο κλασικές, κι όμως τόσο κατανοητές.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Некоторые истории — просто классика, и так знакомы.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.Някои от историите са толкова класически, но и толкова разбираеми.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.חלק מהסיפורים הם כל-כך קלאסיים, אך בנוסף אפשר כל-כך להבינם.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.بعض هذه القصصة تحفة، و لكن في نفس الوقت معذورة.
Bazı hikayeler çok klasik ve anlaşılabilir.マウスがキーキー鳴ると ある女性が
Bazı hikâyeler esnasında, hikâyeci bazen dinleyicilere hikâyelerine katılma şansı verir.Durante qualche storia, il narratore a volte dava agli ascoltatori la possibilità di partecipare alla storia.
Bazı hikâyeler esnasında, hikâyeci bazen dinleyicilere hikâyelerine katılma şansı verir.그리고 몇몇 이야기에서 이야기하는 사람은 때때로 청중들에게 이야기에 참여할 기회를 줍니다.
Bazı hikâyeler esnasında, hikâyeci bazen dinleyicilere hikâyelerine katılma şansı verir.Y en algunas historias, a veces el narrador daba la oportunidad de participaren la historia.
Bazı hikâyeler esnasında, hikâyeci bazen dinleyicilere hikâyelerine katılma şansı verir.И иногда рассказчик даёт возможность слушателям поучаствовать в повествовании.
Bazı hikâyeler esnasında, hikâyeci bazen dinleyicilere hikâyelerine katılma şansı verir.И по време на историите, разказвачът понякога дава на слушателите възможност да вземат участие в историята.
Bazı hikayeler gizli bahçeleri.이야기의 일부에 비밀 정원.
Bazı hikayeler gizli bahçeleri.Μυστικοί Κήποι σε ορισμένες από τις ιστορίες.
Bazı hikayeler gizli bahçeleri.סוד הגנים בחלק מהסיפורים.
Bazı hikayeler gizli bahçeleri.الحدائق السرية في بعض القصص.
Bazı hikayeler gizli bahçeleri.時々、人々は彼女が考えていたその、百年のためにそれらにスリープ状態にする必要が行きました
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Aku mendengar kisah yang merasuk ke tubuhku.
Bedenimin içine işleyen hikayeler duydum.Am auzit poveşti care mi-au pătruns în corp.
İlgili Sayfalar