hikayeler ile cümle
hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Aslında, bu hikayeler beni dünyayı dolaşmak zorunda bıraktı, ve 60'tan fazla ülkeye gittim.To te historie skłoniły mnie do podróżowania i odwiedziłam ponad 60 krajów.
Aslında, bu hikayeler beni dünyayı dolaşmak zorunda bıraktı, ve 60'tan fazla ülkeye gittim.Tyto příběhy mě motivovaly k cestování kolem světa, byla jsem ve více než 60 zemích.
Aslında, bu hikayeler beni dünyayı dolaşmak zorunda bıraktı, ve 60'tan fazla ülkeye gittim.Valójában ezek a történetek késztettek arra, hogy körbejárjam a világot, és több, mint 60 országban jártam.
Aslında, bu hikayeler beni dünyayı dolaşmak zorunda bıraktı, ve 60'tan fazla ülkeye gittim.Βασικά, αυτές οι ιστορίες με συγκλόνισαν σε όλο τον κόσμο και έχω πάει σε περισσότερες από 60 χώρες.
Aslında, bu hikayeler beni dünyayı dolaşmak zorunda bıraktı, ve 60'tan fazla ülkeye gittim.Всъщност, тези истории ме накараха да обиколя целия свят, и аз съм била в над 60 страни.
Aslında, bu hikayeler beni dünyayı dolaşmak zorunda bıraktı, ve 60'tan fazla ülkeye gittim.На самом деле эти истории подтолкнули меня путешествовать. Я была в свыше 60 странах мира.
Aslında, bu hikayeler beni dünyayı dolaşmak zorunda bıraktı, ve 60'tan fazla ülkeye gittim.Насправді, їхні історії підштовхнули мене до подорожей і я побувала в більше ніж 60 країнах.
Aslında, bu hikayeler beni dünyayı dolaşmak zorunda bıraktı, ve 60'tan fazla ülkeye gittim.למעשה, הסיפורים הללו גרמו לי להסתובב בעולם, וביקרתי בלמעלה משישים מדינות.
Aslında, bu hikayeler beni dünyayı dolaşmak zorunda bıraktı, ve 60'tan fazla ülkeye gittim.في الحقيقة ، تلك القصص أجبرتني على الطواف حول العالم ولقد زرت أكثر من 60 دولة
Aslında, bu hikayeler beni dünyayı dolaşmak zorunda bıraktı, ve 60'tan fazla ülkeye gittim.呢地故事,令我想去世界各地行下。 我去佐60幾個國家。
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Comparo anche le stesse storie in generi diversi -- (Risate)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)De-asemenea, compar aceleași întâmplări în genuri diferite - (Râsete)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Ich vergleiche auch dieselben Geschichten in verschiedenen Genres - (Lachen)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Ik vergeleek ook hetzelfde verhaal in verschillende stijlen
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Jag jämför också samma berättelser i olika genrer--(skratt)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Je compare aussi des histoires similaires dans différents genres -- (Rires)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)저는 또한 같은 이야기가 서로 다른 장르로 쓰인 것도 비교했고 (웃음)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Porównywałam podobne historie w różnych gatunkach.(Śmiech)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Saya juga membandingkan cerita yang sama dengan aliran yang berbeda -- (Tawa)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Také porovnávám stejné příběhy v různých žánrech -- (Smích)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)También comparé la misma historia en géneros diferentes ─(Risas)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Tôi cũng so sánh những câu chuyện giống nhau theo những thể loại khác nhau (Cười)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Vertailen jopa samoja tarinoita eri genreissä.
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Сравнявах едни и същи истории в различни жанрове като
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Я также сравниваю одни и те же сюжеты в различных жанрах — (Смех)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)Я також порівнюю одні й ті ж історії у різних жанрах -
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)אני גם השוויתי את אותם הסיפורים בז'אנרים שונים -- (צחוק)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)أنا أيضا أقارن نفس القصص في أنواع مختلفة من الأدب (ضحك)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)我亦都會比較相同情節 但唔同敍事手法嘅文學作品(笑聲)
Aynı hikayeleri farklı türde kitaplarda da karşılaştırdım. (Gülüşmeler)[『欽定訳聖書』]
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.A publicação também conta histórias de mulheres que testemunharam os protestos de 1998.
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.Nowela zawiera też opowieść kobiety, która była obserwatorem zamieszek z 1998 roku.
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.Presenta anche le storie di donne che hanno assistito alle sommosse del 1998.
Aynı zamanda 1998 ayaklanmalarına tanıklık eden kadınların hikayelerini de anlatıyor.También incluye las historias de mujeres que presenciaron los disturbios de 1998.
Ayrıca, başroldeki kahramanların silahlı suçlular olduğu hikayelere katılmıyordum.Além disso, não concordo com histórias onde os criminosos armados foram vistos como principais heróis.
Ayrıca, başroldeki kahramanların silahlı suçlular olduğu hikayelere katılmıyordum.Co więcej, nie zgadzałem się z ideą uzbrojonych kryminalistów, branych za bohaterów.
Ayrıca, başroldeki kahramanların silahlı suçlular olduğu hikayelere katılmıyordum.Desweiteren stimme ich keinen Stories zu, indem bewaffnete Verbrecher als Helden gefeiert werden!
Ayrıca, başroldeki kahramanların silahlı suçlular olduğu hikayelere katılmıyordum.Pe langa asta,nu am fost de acord cu povestile unde criminali inarmati au fost vazuti ca si eroi conducatori.
Ayrıca, başroldeki kahramanların silahlı suçlular olduğu hikayelere katılmıyordum.Άλλωστε, ποτέ δεν συμφώνησα με τις οποίες ένοπλες ιστορίες εγκληματιών ... που θεωρήθηκαν ως ηρωική ηγέτες.
Ayrıca, başroldeki kahramanların silahlı suçlular olduğu hikayelere katılmıyordum.Освен това не се съгласявах с истории, в които въоръжени престъпници са представени като водещи герои.
Ayrıca, başroldeki kahramanların silahlı suçlular olduğu hikayelere katılmıyordum.地理は、国と言われるものの名前を教えてくれた。
Ayrıca çocuklarımız için yeni hikâyeler yazan bazı müthiş kadınlar da var.A máme tiež pár úžasných žien, ktoré píšu nové rozprávky pre naše deti.
Ayrıca çocuklarımız için yeni hikâyeler yazan bazı müthiş kadınlar da var.E ci sono anche delle donne eccezionali che scrivono nuove storie per i nostri bambini.
Ayrıca çocuklarımız için yeni hikâyeler yazan bazı müthiş kadınlar da var.애들한테 보여줄 새로운 이야기를 쓰는 훌륭한 여자들도 있어요.
Ayrıca çocuklarımız için yeni hikâyeler yazan bazı müthiş kadınlar da var.Nous avons aussi des écrivaines formidables qui écrivent de nouvelles histoires pour nos enfants.
Ayrıca çocuklarımız için yeni hikâyeler yazan bazı müthiş kadınlar da var.We hebben ook geweldige vrouwen die nieuwe kinderverhalen schrijven.
Ayrıca çocuklarımız için yeni hikâyeler yazan bazı müthiş kadınlar da var.Υπάρχουν επίσης φοβερές γυναίκες συγγραφείς που γράφουν νέες ιστορίες για τα παιδιά μας.
Ayrıca çocuklarımız için yeni hikâyeler yazan bazı müthiş kadınlar da var.ויש לנו גם כמה נשים נפלאות שכותבות סיפורים חדשים עבור הילדים שלנו.
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.Apám egy szorgos pék volt, amint azonban végzett a pékségben, gyakran mesélt nekem és a fivéremnek.
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.Cha tôi là một thợ làm bánh chăm chỉ, nhưng sau khi trở về từ tiệm bánh, ông thường kể chuyện cho anh em tôi.
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.저의 아버지는 열심히 일하는 제빵사였죠. 하지만 아버지가 일을 마치고 나서는
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.אבי היה אופה חרוץ, אבל כאשר היה מסיים לעבוד במאפייה שלו,
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.والدي كان خبازاً مثابراً ولكن عندما كان ينتهي من عمله في المخبز
Babam çok çalışan bir fırıncıydı, ama fırında işini bitirdiğinde bana ve kardeşime hikayeler anlatırdı.勤勉なパン屋でした 父は仕事が終わると いつも 私たち兄弟にいろんな話を してくれました
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.A jeho táta využíval ty býky k tomu, aby chlapci vyprávěl příběhy o staré civilizaci a o jejím díle.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Dan sang ayah sering menggunakan banteng itu untuk bercerita tentang peradaban itu beserta karya-karyanya.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.De vader gebruikte die stieren om de jongen verhalen te vertellen over die beschaving en hun werken.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.E o pai costumava usar estes touros para lhe contar histórias acerca daquela civilização e do trabalho deles.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Il padre si serviva di quei tori per raccontargli storie su quella civiltà e sulle sue opere.
Babası, bu boğalardan yola çıkarak oğluna buradaki uygarlık ve eserleriyle ilgili hikayeler anlatırdı.Jego ojciec patrząc na nie opowiadał mu historie o tamtej cywilizacji i ich pracy.
İlgili Sayfalar