hikayeler ile cümle
hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Lorde annesinin Afrika kökenli Karayipliler hakkındaki hikâyelerini dinleyerek büyüdü.Še posebej rad pa je prisluhnil babičinim zgodbam z Bližnjega vzhoda.
İki OVA, mevcut hikâyelere ek olarak üretildi.V prej omenjenih priročnikih se pojavljata obe.
Bu hikâyelerin kahramanı ise çoğunlukla Panco'ydu.V knjigah o Herculu Poirotu je največkrat pripovedovalec.
Hikâyeleri ve makaleleri 1993'ten sonra daha düzenli bir şekilde dergilerde yayımlanmaya başladı.Literarne objave v časopisju in antologijah so po letu 2004 postajale pogostejše.
İlk kitabı 1998'de yayınlanan Love in a Warm Climate adlı bir kısa hikâyeler koleksiyonu idi.Pirmąją knygą (trumpų apsakymų rinkinį Love in a Warm Climate išleido 1998 m.).
Hikâye ile ilgili ilk anlatılan hikâyeler İtalyancadır.Pagrindinis straipsnis – Italijos istorija.
Hikâyelerinin çoğu kitap olarak yayımlanmadı.Dauguma raštų neišspausdinta.
İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı.Paryžiuje pasirodė pirmosios spaudos publikacijos.
Mısır'a casusluk amacıyla geldiklerini iddia etti ve hayat hikâyelerini anlattırdı.Teigiama, kad jis lankėsi Egipte ir susipažino su Mozės raštais bei pomirtinio gyvenimo idėjomis.
Dizinin bölümlerindeki bazı karakterler de Sherlock Holmes hikâyelerindeki kahramanları refere etmektedir.Taip pat yra keletas gerbėjų rašytų istorijų apie Šerloką Holmsą.
Peyo burada birkaç yeni karakter ve onların hikâyelerini hazırladı.Muriljas yra nutapęs keletą savo laikmečio ir istorinių asmenybių portretų.
Büyülenmiş bir şekilde onların kuşlarla, hayvanlarla ve deniz canlılarıyla ilgili hikâyelerini dinledim.Išleido beletrizuotų pasakojimų knygų vaikams ir jaunimui apie laivus, jūrininkus, jūrų gyvūnus.
Bir papağanın ağzından birçok farklı yapıda çeşitli hikâyeler yer alır kitapta.Jo parašytose pasakose gausu paradoksų.
Öğrencilik yıllarında çok okumaya başlamış, şiirler, hikâyeler yazıyordu.Keletą metų vertėsi privačiomis pamokomis, rašė pasakas ir apsakymus.
Sömürgecilik hakkında halk hikayeleri yazdı.Paskelbė straipsnių demografijos klausimais.
Hala bu tür hikayelere inanıyor musun?Tu vis dar tiki tokiomis istorijomis?
Hikâyeler genelde 1980 veya 90'larda yer alır.Muusikapalade seas esitatakse sageli 1980. ja 1990. aastate hitte.
Çok sayıda dergide bu hikâyeleri gözüktü, mesela Atlantic Monthly.Raamat ilmus kõigepealt lühendatult ajakirjas The Atlantic Monthly.
"Hikayelerin YouTube'u"."Kallis päikene – Youtube".
O sıralarda ilk hikâyelerini yazmaya başladı.Sel ajal kirjutas ta oma esimesed luuletused.
Henri Murger'ın yazdığı hikâyelerin derlendiği "Scènes de la vie de Bohème" adlı esere dayanmaktadır.Seejärel kirjutas libreto Henry Murgeri teose "Scènes de la vie de bohème" (Stseene boheemlase elust) baasil.
On beş adet basılmış romanı ve çeşitli dergilerde ve antolojilerde yayımlanmış hikâyeleri bulunmaktadır.Teda on tõlgitud viieteistkümnesse keelde, avaldatud rahvusvahelistes ajakirjades ja antoloogiates.
Aynı zamanda şu an artık kullanılmayan Disney Stüdyo Programındaki hikâyelerde görüldü.Selle tulemusena oli Disney stuudios hulganisti lõpetamata filmiideid.
Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu.Sel perioodil kirjutab veel ka muid asju.
Ekim 2012'de, ekstra hikâyelerin de yer aldığı birinci ve ikinci bölümlerin birlikte olduğu sürüm oluşturuldu.EP, mis oli planeeritud 2012. aasta suveks, sisaldab 5 uut ja originaalset lugu.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.Isurid peavad lugu oma rahvustoitudest.
Geçmişi hakkında çok iyi belgeler bulunmadığından, sadece ağızdan ağza anlatılan hikâyeler vardır.Ajaloolistes dokumentides teda ei mainita, ainukesed vihjed on tema teostes.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.저는 2011년에도 여전히 여성이 그 범주에 속한다고 생각하지 못했습니다.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Csak nem gondoltam volna, hogy 2011-ben a nők még mindig ebbe a kategóriába fognak tartozni.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.En vain uskonut, että 2011 naiset olisivat yhä siinä kategoriassa.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Ich hätte nur nicht gedacht, dass Frauen im Jahr 2011 immer noch in dieser Schublade stecken.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Je n'imaginais juste pas qu'en 2011, le sujet des femmes entrerait dans cette catégorie.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.las que no se cuentan. No pensé que, en 2011, las mujeres aún estarían en esa categoría.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Maar ik had niet gedacht dat vrouwen daar in 2011 nog onder zouden vallen.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Nemyslela som si však, že v roku 2011 budú ženy ešte stále patriť do tejto kategórie.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Nie sądziłam, że w 2011 roku kobiety wciąż będą ich bohaterkami.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Solo, non pensavo che nel 2011 le donne avrebbero ancora fatto parte di questa categoria.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Só não achava que, em 2011, as mulheres ainda estariam nessa categoria.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Tôi chỉ đã không nghĩ rằng, vào năm 2011, phụ nữ vẫn được xếp vào hạng mục đó.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Απλώς ποτέ δεν περίμενα πως το 2011, οι γυναίκες θα βρίσκονταν ακόμα σε αυτήν την κατηγορία.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.І я й гадки не мала, що у 2011 році жінки досі належатимуть до цієї категорії.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.Я и не думала, что в 2011 году женщины всё ещё будут находиться в тени.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.אבל לא חשבתי שב-2011, נשים עדיין תהיינה בקטגוריה הזו.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.لم أعتقد أنه ، في عام 2011، أن المرأة ستكون في هذا التصنيف.
2011 yılında hala daha kadınların hikayelerinin anlatılmamış olabileceğini hiç düşünmezdim.位置付けにいるとは 思ってもいませんでした 私が代表を務めるのは 報道・女性シンポジウム
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.60대와 70대인 우리들에게는 비교할 만한 우울한 이야기들이 있죠.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Cu toții avem povești deprimante comparabile din anii '60 și '70.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.En wij zestigers en zeventigers hebben allemaal vergelijkbare deprimerende verhalen.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Kaikilla meillä 60-70-vuotiailla on vastaavia masentavia tarinoita.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Kita semua di usia 60 dan 70an memiliki kisah muram yang sama.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Nous avons tous dans nos années 60 ou 70 des histoires déprimantes comparables.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Tất cả chúng tôi trong những năm 60 và 70 có những câu chuyện đầy chán nản
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Todos nosotros en los años 60 y 70 tenemos historias tristes comparables.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Tutti noi 60enni e 70enni abbiamo storie come questa.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Większość moich równolatków zna podobne przygnębiające historie.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Wir Leute in den Sechzigern und Siebzigern haben alle ähnlich deprimierende Geschichten.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Все мы в 60х и 70х имели в запасе подобные.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.Всички ние, 60- и 70-годишните имаме сравнимо потискащи истории.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.לכל אחד מאיתנו, בשנות ה-60 וה-70, יש סיפורים מדכאים שאפשר להשוות ביניהם.
60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var.جميعنا في الستينات والسبعينات لدينا قصص كئيبة متشابهه
İlgili Sayfalar