hikayeler ile cümle
hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom hikayeler yazdı.Tom wrote stories.
Hikayeleri seviyorum.I like stories.
Macera hikayelerini sever misin?Do you like adventure stories?
Hikayelerinden bıktım!I'm fed up with your stories!
Sürprizlerle biten uzun hikayeleri seviyorum.I like long stories with surprise endings.
Kısa hikayeler yazar mısın?Do you write short stories?
Çocuklar hikayeleri duymayı severler.The children love to hear stories.
Çocuklar aşk hikayelerini severler.The kids love stories.
Tom bize bazı komik hikayeler anlattı.Tom told us some funny stories.
Hikayeleri seversin, değil mi?You like stories, don't you?
O, hikayeleri seviyor.He likes stories.
Tom hikayeleri seviyor.Tom likes stories.
O, hikayeleri sever.She likes stories.
Mary hikayeleri sever.Mary likes stories.
Biz hikayeleri seviyoruz.We like stories.
Onlar hikayeleri seviyor.They like stories.
Tom'un bazı şaşırtıcı hikayeleri var.Tom has some amazing stories.
Tom hikayeler yazmayı seviyordu.Tom liked to write stories.
Bana hikayelerinden birini anlat.Tell me one of your stories.
Tom dedektif hikayeleri okumayı sever.Tom enjoys reading detective stories.
Senin anlattığın hikayeleri seviyorum.I like the stories you tell.
Sık sık birbirimize hikayeler anlatırız.We often tell each other stories.
Tom her zaman aynı hikayeleri anlatır.Tom always tells the same stories.
Korkutucu hikayeler anlatmada iyi değilsin.You're not good at telling scary stories.
Tom size hiç ilginç hikayeler anlattı mı?Did Tom tell you any interesting stories?
Tom hikayelerinden birini bize anlatmaya söz verdi.Tom promised to tell us one of his stories.
Tom bana Avustralya hakkında hikayeler anlatırdı.Tom used to tell me stories about Australia.
Benim millet bana onun hakkında hikayeler anlatırdı.My folks used to tell me stories about that.
Hiç anlatacak ilginç hikayelerin var mı?Do you have any interesting stories to tell?
Benim ebeveynlerim Tom'un ebeveynlerinin ona anlattığı aynı hikayeleri bana anlattı.My parents told me the same stories that Tom's parents told him.
Çocuklar kamp ateşi etrafına oturdu ve Tom'un hayalet hikayelerini anlatışını dinledi.The children sat around the campfire and listened to Tom tell ghost stories.
Biz bu hikayeleri sevmiyoruz, muhtemelen sen de.We don't like these stories, probably you either.
Bazen dedektif hikayeleri okur.Sometimes he reads detective stories.
Mary aşk hikayeleri bağımlısıdır.Mary is addicted to love stories.
Onlar sana hikayelerini anlatmak istiyorlar.They want to tell you their story.
Ben bir çocukken babam bana yatma zamanı hikayeleri okurdu.My father used to read me bedtime stories when I was a kid.
Tom bana bazı hikayeler okudu.Tom read me some stories.
Yeni kitabım için birçok ilginç hikayelere rastladım.I came across a lot of interesting stories for my new book.
Babamın bana anlattığı bütün hikayeler hakkında düşündüm.I thought about all the stories my father had told me.
Tom ve Mary Boston'daki hayatları hakkındaki hikayeleri paylaştı.Tom and Mary shared stories about their life in Boston.
Ben küçük bir kızken babam bana hikayeler okurdu.My father used to read me stories when I was a little girl.
Ebeveynlerim ben küçük bir çocukken bana hikayeler okurdu.My parents used to read me stories when I was a little boy.
Küçük bir çocukken babam bana hikayeler okurdu.My father used to read me stories when I was a little boy.
Tom'un hikayelerini dinlemek istiyorum.I like to listen to Tom's stories.
Tom'un hikayelerinden herhangi birini okudun mu?Have you read any of Tom's stories?
Duvarlar konuşabilseydi, bize hangi hikayeleri anlatırdı?If walls could talk, what stories would they tell us?
Duvarlar dile gelseydi, bize ne hikayeler anlatırdı.If walls could talk, what stories would they tell us?
Hans Christian Andersen'in hikayeleri onu dünyanın en tanınmış Danimarkalısı yaptı.Hans Christian Andersen's stories made him the most famous Dane in the world.
Bütün gece hayalet hikâyeleri anlatarak uyanık kaldık.We stayed awake all night telling ghost stories.
Ürpertici hikâyelerden korkar mısın?Are you afraid of creepy stories?
Mültecilerin hikayeleri yürek parçalayıcıdır.The refugees' stories are heartbreaking.
Haberlerde sahiplerine saldıran evcil hayvanlar hakkında bazı hikayeler vardı.There have been some stories in the news about pets attacking their owners.
Tom çocuklara birçok hikayeler anlattı.Tom told the children many stories.
Bu hikayeleri kim yazdı?Who wrote these stories?
Tom hikayeleri çok iyi anlatmaz.Tom doesn't tell stories very well.
Üyeler bir bir garip hikayelerini anlattı.One by one, the members told us about their strange experience.
Üyeler bir bir enteresan hikayelerini anlattı.One by one, the members told us about their strange experience.
Hikayelerini dinlemek istemiyorum. Ben zaten onların hepsini biliyorum.I don't want to hear your stories. I already know them all.
Polisle konuşurken hikayeler uydurmamalısın ya da yalan söylememelisin.When talking with the police, you shouldn't make up stories or lie.
Tom hikayeler anlatmayı sever.Tom loves to tell stories.
İlgili Sayfalar