hikayeler ile cümle

hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Aşk hikayelerinden hoşlanmıyorsun.You don't like love stories.
Haber hikayeleri yazma onun işidir.Writing news stories is his job.
Bütün hikayeler ilginçtir.All the stories are interesting.
Jack gezisi hakkındaki hikayeleri ile beni sıkıyor.Jack bores me with stories about his trip.
Bu hikayeler bana göre çok ilginç.These stories are very interesting to me.
Bu, çocuk hikayeleri ile ilgili bir kitap.This is a book of children's stories.
Kitaptaki hikayeler onun için yazılıyor.The stories in the book are written for her.
Cookie macera hikayelerini sever.Cookie likes adventure stories.
Amy Church tarafından yazılmış hikayeler ilginçtir.The stories written by Amy Church are all interesting.
Benim hobim hikayeler yazmaktır.My hobby is writing stories.
Ben sadece dedektif hikayeleri okurum.I read detective stories exclusively.
Bu hikayeler çok ilgimi çekiyor.I am very interested in these stories.
Bu hikayelerle çok ilgileniyorum.I am very interested in these stories.
Hüzünlü sonları olan hikayeleri severim.I like stories that have sad endings.
Hüzünlü biten hikayeleri severim.I like stories that have sad endings.
Dedektif hikayeleri eğlendirici.Detective stories are amusing.
Onun anlattığı hikayelerin türünü hiç duymadım.I've never heard the kind of stories he tells.
Uzun hikayeleriyle bizi sıktı.He bored us with his long stories.
Gazetelerdeki tüm hikayeleri yalanladı.He has denied all the stories in the newspapers.
O, zaman zaman dedektif hikayeleri okur.He reads detective stories on occasion.
O bazı başka hikayeler duymuştu.He had heard some other stories.
O, hikayeler yazmakla çok meşguldür.He is very busy writing stories.
O, gümüş ağaçları olan altın şehirler hakkında harika hikayeler duymuştu.He had heard wonderful stories about cities of gold with silver trees.
Bana Hindistan hakkında hikayeler anlatırdı.He used to tell me stories about India.
O, hayvanlar hakkında hikayeler yazmaya devam etti.He kept on writing stories about animals.
Akşam yemeğinden sonra o sık sık dedektif hikayeleri okurdu.He would often read detective stories after supper.
Onlar genellikle hikayeler icat ederler.They often invent stories.
Onlar genellikle hikayeler uydururlar.They often invent stories.
İlginç hikayeler uydurmada iyidir.She is good at making up interesting stories.
Babam boş zamanında sık sık polisiye hikayeler okur.Father would often read detective stories in his spare time.
O, komik hikayelerle bizi eğlendirdi.He amused us with funny stories.
Kendi macera hikayelerini seç.Choose-your-own-adventure stories.
Oğlum komik hikayelerin anlatıcısı olmak için çalıştı.My son tried to become a teller of funny stories.
Aşk hikayelerini severim.I like love stories.
Clark Kent Süpermen hikayelerinin kahramanıdır.Clark Kent is the hero of the Superman stories.
O, polisiye hikâyeler okumaktan hoşlandı.He enjoyed reading detective stories.
Sen aşk hikayelerinden hoşlanmıyorsun, değil mi?You don't like love stories, do you?
Uydurma hikayeler en eğlenceli saçmalık türüdür.Apocryphal stories are the most fun variety of bullshit.
Eski insanlar kahramanlık hikayelerini anlatmaktan hoşlanmışlar.Ancient people liked to tell stories of bravery.
Biz küçükken babam bize dokunaklı hikayeler okurdu.When we were small, father used to read us moving stories.
Tom Mary'ye Boston'da yaşadığı zamanın hikayelerini anlatırdı.Tom used to tell Mary stories about when he lived in Boston.
Tom Mary'ye cinayet hikayelerini okumayı sevip sevmediğini sordu.Tom asked Mary if she enjoyed reading murder mysteries.
Dedektiflik hikayelerini hep baştan sona okurum, çok heyecan verici!I always read detective stories from cover to cover; they're so exciting!
Tom sürekli hikayeler yazar.Tom makes up stories all the time.
Halk hikayeleri hakkında bir kitap satın aldım.I bought a book of folktales.
Sen onun hikayelerini duyduğunda sen gerçekten onlara şüpheyle yaklaşmalısın.When you hear her stories you really must take them with a pinch of salt.
O her zaman hikayeler uydurduğu için hiç kimse Kevin'e inanmadı.Nobody believed Kevin because he always makes up stories.
Babam bana yatmadan hikayeler okurdu.My father used to read me bedtime stories.
"Bazı korku hikâyeleri hakkında ne diyorsun?" "Hayır, o tür şeylere karışmamayı yeğlerim.""How about some horror stories?" "No, I'd rather not mess with those kinds of things."
Canım istediği zaman güzel hikayeler yazabilirim.I can write good stories when I feel like it.
Halk hikayelerine göre kediler dokuz canlıdır.According to folktales, cats have nine lives.
Hala bu tür hikayelere inanıyor musun?Do you still believe in this kind of stories?
Sen bize ilginç hikayeler anlatıyorsun.You tell us interesting stories.
O bize tuhaf hikayeler anlatır.He tells us strange stories.
Onlar bize komik hikayeler anlatırlar.They tell us funny stories.
Annem ben genç bir çocukken bana hikayeler okurdu.My mother used to read stories to me when I was a young child.
Ben genç bir çocukken annem bana hikayeler okurdu.My mother used to read me stories when I was a young kid.
Hikayelerin sık sık mutlu sonları vardır.Stories often have happy endings.
İlk çocukluğumuzdan beri o hikayeler yazmayı hayal etti.Since early childhood, he dreamed of writing stories.
Medya bu hikayeleri rapor etmiyor.The media are not reporting these stories.
İlgili Sayfalar