hikâyesini ile cümle
hikâyesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Я рассказываю ее историю всем, потому что она одна из миллионов детей, осиротевших из-за СПИДа.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarcaIk vertel haar verhaal aan iedereen omdat zij symbool staat voor de miljoenen
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca제가 만나는 모든 사람에게 저는 이 소녀의 이야기를 합니다.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarcaMindenkinek elmesélem a történetét, mert ő képviseli a sok millió
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarcaРазказвам историята й на всекиго, защото тя представлява един от милионите
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarcaאני מספרת את הסיפור שלה לכולם בגלל שהיא מייצגת
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarcaوانا اخبر قصتها للجميع لانها تمثل
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarcaなぜなら彼女は 何百万人といるHIVエイズの
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.Dlatego pomyślałem, żeby opowiedzieć o autorze jednej z najcenniejszy rzeczy swojej epoki.
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.그래서 저는 그의 시대에서 가장 소중한 물건들 중 하나를 만든
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.Por eso quería contarles una historia de alguien que creó uno de los objetos más preciosos de su época.
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.Por isso, pensei em contar uma história sobre uma pessoa que fez um dos mais preciosos objectos da sua era.
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.Så jag tänkte förtälja en berättelse om någon som tillverkade en utav de mest värdefulla sakerna av hans tid.
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.Takže jsem si myslel, že bych vám pověděl příběh o někom, kdo vynalezl jednu z nejzvláštnějších věcí své éry.
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.Οπότε σκέφτηκα να πω μια ιστορία για κάποιον που έφτιαξε ένα από τα πιο πολύτιμα αντικείμενα της εποχής του.
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.И я решил рассказать историю о человеке, создавшем одну из самых дорогостоящих вещей своей эпохи.
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.Тому я вирішив розповісти історію про людину, яка зробила один із найдорожчих об'єктів своєї епохи.
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.אז חשבתי שאספר סיפור על מישהו שעשה את אחד המוצרים הנחשקים ביותר
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.فخطر لي أن أقص قصة عن شخص صنع شيء ذا اهمية كبيرة جداً
O yüzden size zamanının en önemli şeylerinden birini yapmış birisinin hikayesini anlatmaya karar verdim.最も貴重なあるものを 作った人について 話をしようと思いました
Peki! İşte bu noktada, kendi hikayesini anlatmak için dışarı kolunu geldi. "그래서! 그저 그 시점에서, 그의 이야기를 설명하기 위해 밖으로 팔을 들어 왔어요. "
Peki! İşte bu noktada, kendi hikayesini anlatmak için dışarı kolunu geldi. "ذلك! فقط في تلك النقطة ، لتوضيح قصته ، خرج ذراعه ".
Peki! İşte bu noktada, kendi hikayesini anlatmak için dışarı kolunu geldi. ""かというと"いいえ、手なし - ちょうど空のスリーブ。
Pioneer One hikayesini sizlerle paylaşmaktan çok memnunuz.la continuazione della storia di Pioneer One.
Pioneer One hikayesini sizlerle paylaşmaktan çok memnunuz.S radostí vám přináąíme pokračování seriálu Pioneer One.
Pokahontas hikayesini boşverin -- neden o resimlerden o kadar etkilendiler?포카혼타스 이야기는 제쳐놓고요 -- 왜 우리가 그 이미지에 그렇게 감동을 받았나요?
Pokahontas hikayesini boşverin -- neden o resimlerden o kadar etkilendiler?lasciamo perdere la storia di Pocahontas -- perché ci siamo sentiti così emozionati?
Pokahontas hikayesini boşverin -- neden o resimlerden o kadar etkilendiler?los van het Pocahontasverhaal -- geraakt door de beelden...
Pokahontas hikayesini boşverin -- neden o resimlerden o kadar etkilendiler?-sin hablar de la historia de Pocahontas- ¿por qué conmoverse con las imágenes?
Pokahontas hikayesini boşverin -- neden o resimlerden o kadar etkilendiler?Tại sao lại bị lay động bởi biểu tượng đến thế
Pokahontas hikayesini boşverin -- neden o resimlerden o kadar etkilendiler?-και δεν μιλάμε για την ιστοριούλα Ποκαχόντας τώρα- γιατί λοιπόν τόση συγκίνηση από την εικόνα;
Pokahontas hikayesini boşverin -- neden o resimlerden o kadar etkilendiler?עיזבו לרגע את הקטע של "פוקהונטס" -- למה הדימויים האלה מרגשים כל-כך?
Pokahontas hikayesini boşverin -- neden o resimlerden o kadar etkilendiler?لا تهتموا بقصة بوكاهونتاس -- لماذا يتأثرون للغاية من الصور؟
Pokahontas hikayesini boşverin -- neden o resimlerden o kadar etkilendiler?なぜ あの描写に感動させられるのか それは 失われてしまった何かが
Resmin kendi hikayesini aktarmasına ilişkin kuralları da.והסיפור...
Romalı Senatör Publius Cornelius Lentulus hikayesini anlatıyor.Về quá khứ của 1 nguyên lão La Mã. Publio Lentalus Cornelius.
Savaş Lordu kardeşi Kartikeya'nın hikayesini dinlemeniz gerekir.Ganésáról az elefánt-fejű istenről, aki a történetírók írnoka, és fivéréről, az istenek atletikus harcosáról,
Savaş Lordu kardeşi Kartikeya'nın hikayesini dinlemeniz gerekir.-ο οποίος είναι ο γραφέας των ιστοριών- και του αδελφού του, τoυ αθλητικού πολέμαρχου των θεών,
Scott Fitzgerald'ın bir kısa hikayesinin uyarlamasıdır.Scott Fitzgerald 의 단편 소설을 바탕으로 했습니다.
Scott Fitzgerald'ın bir kısa hikayesinin uyarlamasıdır.Скотта Фитджеральда.
Scott Fitzgerald'ın bir kısa hikayesinin uyarlamasıdır.Филмът е по разказа на Ф. Скот Фицджералд.
Sevdikleri çevreye. Çocuklar, temizledikleri bir nehrin hikayesini anlatıyorlar.E qui siamo in Perù, dove i ragazzi hanno raccontato la storia di un fiume che hanno ripulito loro.
Sevdikleri çevreye. Çocuklar, temizledikleri bir nehrin hikayesini anlatıyorlar.Os EUA ficaram em segundo lugar em conhecimentos geográficos.
Şimdi, 1561 yılında batı Afrika'ya yelken açan, ve seyahatinin detaylı hikayesini yazan,Íme egy idézet egy londoni kereskedőtől, John Locke-tól, aki 1561-ben
Şimdi, 1561 yılında batı Afrika'ya yelken açan, ve seyahatinin detaylı hikayesini yazan,여기 하나를 인용해 보면, 존 로크라는 영국 무역상이 쓴 글인데요,
Şimdi, 1561 yılında batı Afrika'ya yelken açan, ve seyahatinin detaylı hikayesini yazan,Tässä lainaus John Lok -nimisen lontoolaisen kauppiaan kirjoituksista.
Şimdi, 1561 yılında batı Afrika'ya yelken açan, ve seyahatinin detaylı hikayesini yazan,Zacytuję fragment z zapisków kupca Johna Locka z Londynu, który przypłynął do Afryki w 1561 roku.
Şimdi, 1561 yılında batı Afrika'ya yelken açan, ve seyahatinin detaylı hikayesini yazan,הנה ציטוט מתוך כתביו של סוחר לונדוני בשם ג'ון לוק,
Şimdi, 1561 yılında batı Afrika'ya yelken açan, ve seyahatinin detaylı hikayesini yazan,الآن، ها هو إقتباس من كاتب كتاب "تاجر لندن" يسمى جون لوكاى،
Şimdi, 1561 yılında batı Afrika'ya yelken açan, ve seyahatinin detaylı hikayesini yazan,興味深い旅の記述を残した ロンドン貿易商のジョン ロックの
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Agora, falando de muros, quero partilhar convosco a história de um muro no Cairo.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Da es um Wände geht, möchte ich Ihnen die Geschichte einer Mauer in Kairo erzählen.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.En parlant de murs, je veux vous raconter l'histoire d'un mur particulier du Caire.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Ha már a falaknál tartunk, szeretnék megosztani egy történetet egy bizonyos kairói falról.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Keď už hovoríme o stenách, rada by som sa s Vami podelila o príbeh jednej konkrétnej.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.장벽에 대해 이야기 하자면, 카이로의 한 방벽에 대해 들려드리고 싶군요.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Mówiąc o murach, podzielę się z wami historią pewnego muru w Kairze.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Nhân nói về các bức tường , giờ tôi muốn chia sẻ một câu chuyện về một bức tường ở Cairo.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Nyní, když už se bavíme o zdech, chtěla bych s vámi sdílet příběh o jedné zdi v Káhiře.
Şimdi, duvarlardan bahsetmişken, sizinle Kahire'deki bir duvarın hikayesini paylaşmak istiyorum.Ora, parlando di muri, vorrei condividere con voi la storia di un muro del Cairo.