hikâyesini ile cümle

hikâyesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
"Neden?" sorusu, Aaron Swartz'ýn hikayesinin çođunda asýlýdýr.Nhưng đó cũng là một phần làm<br/>cho anh ấy trở nên xuất chúng.
"Neden?" sorusu, Aaron Swartz'ýn hikayesinin çođunda asýlýdýr.Otázka "proč" visí nad spoustou věcí v příběhu o Aaronu Swartzovi.
"Neden?" sorusu, Aaron Swartz'ýn hikayesinin çođunda asýlýdýr.Spørgsmålet "Hvorfor?" hænger over en stor del af historien om Aaron Swartz.
"Neden?" sorusu, Aaron Swartz'ýn hikayesinin çođunda asýlýdýr.Το ερώτημα "Γιατί;" κρέμεται πάνω από ένα μεγάλο μέρος της ιστορίας του Aaron Swartz.
"Neden?" sorusu, Aaron Swartz'ýn hikayesinin çođunda asýlýdýr.Въпросът "Защо" надвисва над голяма част от историята на Арън Шварц.
"Neden?" sorusu, Aaron Swartz'ýn hikayesinin çođunda asýlýdýr.На вопрос "Почему?" висит над большая часть истории Аарона Шварца.
"Neden?" sorusu, Aaron Swartz'ýn hikayesinin çođunda asýlýdýr..سؤال: "لماذا؟" يحوم حول قصة آرون سوارتز
"Neden?" sorusu, Aaron Swartz'ýn hikayesinin çođunda asýlýdýr.それは政府の原動力、 そしてこの訴訟をどうするつもりだったのか?
O güney kutbuna bütün yol boyunca yürüyen Kaptan Scott'ın hikayesini anlatırdı.Hij vertelde me hoe Kapitein Scott helemaal naar de Zuidpool liep.
O güney kutbuna bütün yol boyunca yürüyen Kaptan Scott'ın hikayesini anlatırdı.Il me parlait du Capitaine Scott qui est allé à pied jusqu'au pôle sud.
O güney kutbuna bütün yol boyunca yürüyen Kaptan Scott'ın hikayesini anlatırdı.Îmi spunea despre cum căpitanul Scott a mers pe jos până la Polul Sud.
O güney kutbuna bütün yol boyunca yürüyen Kaptan Scott'ın hikayesini anlatırdı.Me contaba sobre el Capitán Scott caminando hasta el polo sur.
O güney kutbuna bütün yol boyunca yürüyen Kaptan Scott'ın hikayesini anlatırdı.Mi raccontava del Capitano Scott e della sua marcia fino al Polo Sud.
O güney kutbuna bütün yol boyunca yürüyen Kaptan Scott'ın hikayesini anlatırdı.Ông hay kể về Captian Scott đi bộ tới tận Nam Cực.
O güney kutbuna bütün yol boyunca yürüyen Kaptan Scott'ın hikayesini anlatırdı.Opowiadał jak kapitan Scott wędrował na biegun południowy.
O güney kutbuna bütün yol boyunca yürüyen Kaptan Scott'ın hikayesini anlatırdı.So erzählte er mir von Kapitän Scott, wie er den ganzen Weg zum Südpol zu Fuß ging.
O güney kutbuna bütün yol boyunca yürüyen Kaptan Scott'ın hikayesini anlatırdı.Разказваше ми за капитан Скот, който вървял чак до южния полюс.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Alle studerende der dropper ud af skolen, har en grund til at gøre det der er rodfæstet i deres egen biografi.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Cada alumno que abandona la escuela tiene una razón para ello que está enraizada en su propia biografía.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Cada aluno que abandona a escola tem uma razão para o fazer que está enraizada na sua biografia.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Chaque élève qui quitte l'école a une raison qui est enracinée dans sa propre histoire.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Elke scholier die uitvalt, heeft daarvoor een reden die geworteld is in zijn eigen levensbeschrijving.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Fiecare elev care abandonează școala are un motiv care își are rădăcinile în biografia lui.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.För varje student som hoppar av skolan har ett skäl att göra så som är grundat i deras egen biografi.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Jeder Schüler, der die Schule abbricht, hat einen Grund dafür, der in seiner Lebensgeschichte liegt.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Každý student, který předčasně odejde ze školy, k tomu má důvod zakořeněný ve svém způsobu života.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Każdy uczeń rzucający szkołę ma jakiś powód zakorzeniony w jego biografii.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.중퇴하는 모든 학생들은 나름대로의 원인이 있습니다. 그들의 삶의 어딘가에서 기인한 것이죠.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Mindenkinek, aki kibukik az iskolából, megvan rá az oka, amely ok az életútjában gyökeredzik.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Mỗi học sinh bỏ học đều có lí do riêng nó bắt nguồn từ chính sinh lý của chúng.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Ogni studente che abbandona la scuola ha un motivo per farlo che trae origine dalla propria storia.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Semua murid yang putus sekolah punya alasan yang berakar pada riwayat hidup mereka.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Vsak učenec, ki opusti šolanje, ima za to razlog, ukoreninjen v svoji biografiji.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Всеки ученик, който отпада от училище има причина за това, която се корени в неговата собствена биография.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.У каждого бросающего школу учащегося есть на то причина, уходящая корнями в его биографию.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.У кожного учня, котрий кидає школу, є своя причина, схована у його біографії.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.לכל תלמיד שנושר מבית הספר יש סיבה לכך, שנעוצה בביוגרפיה שלו.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.كل تلميذ ينقطع عن الدراسة لديه سبب متجذر في سيرتهم الذاتية.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.理由があります 退屈だったのか 意味がないと思ったのか
Önce hiç kimsenin oynayamamış olduğu bir oyunun hikâyesini anlatayım.1999年、ゲーム開発会社レアは「ダイナソー・プラネット」 という N64 向けのゲームを開発していました。
Önce hiç kimsenin oynayamamış olduğu bir oyunun hikâyesini anlatayım.Beginnen doen we met het verhaal van een spel dat niemand ooit kon spelen.
Önce hiç kimsenin oynayamamış olduğu bir oyunun hikâyesini anlatayım.Beginnen wir mit der Geschichte eines Spiels, das niemand jemals spielte
Önce hiç kimsenin oynayamamış olduğu bir oyunun hikâyesini anlatayım.Cominciamo con la storia di un gioco che nessuno ha mai avuto la possibilità di giocare.
Önce hiç kimsenin oynayamamış olduğu bir oyunun hikâyesini anlatayım.Commençons par l'histoire d'un jeu auquel personne n'a eu l'occasion de jouer
Önce hiç kimsenin oynayamamış olduğu bir oyunun hikâyesini anlatayım.Empecemos con la historia de un juego que nadie jamás jugó.
Önce hiç kimsenin oynayamamış olduğu bir oyunun hikâyesini anlatayım.아무도 플레이해볼 수 없었던 게임부터 이야기해보지요
Önce hiç kimsenin oynayamamış olduğu bir oyunun hikâyesini anlatayım.Lad os starte med historien om et spil, som ingen kom til at spille.
Önce hiç kimsenin oynayamamış olduğu bir oyunun hikâyesini anlatayım.Zacznijmy od gry, w którą nikt nigdy nie zagrał
Önce hiç kimsenin oynayamamış olduğu bir oyunun hikâyesini anlatayım.בואו נתחיל עם הסיפור של משחק שלא יצא לאף אחד לשחק
Onların tüm hikayesini anlatabilirim, ama kısaca özetlemek gerekirse,Y, puedo explicar su historia, todo, pero viene de herencia del pasado socialista de Mozambique.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Conto a história dela a toda a gente porque ela representa uma em milhões de órfãos de VIH/SIDA.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Ich erzähle jedem ihre Geschichte, denn sie steht für eine von Millionen von HIV/AIDS-Waisen.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Její příběh vyprávím každému, protože ztělesňuje jednoho z milionů sirotků v důsledku HIV/AIDS.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Jej príbeh rozprávam každému, pretože stelesňuje jednu z miliónov sirôt v dôsledku HIV/AIDS.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Je raconte son histoire à tout le monde, parce qu'elle représente un des millions d'orphelins du SIDA.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Le cuento su historia a todo el mundo porque ella representa uno de los millones de huérfanos del VIH/SIDA.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Racconto a tutti la sua storia perché lei rappresenta uno dei milioni di orfani dell'HIV/AIDS.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Spun povestea ei tuturor, pentru că ea reprezintă una dintre milioanele de orfani HIV/SIDA.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Tôi kể câu chuyện của em tới mọi người, bởi vì em đại diện một trong hàng ngàn em bé HIV/SIDA mồ côi.
Onun hikayesini herkese anlatıyorum çünkü o milyonlarca HIV/AIDS yetiminden birini temsil ediyor.Διηγούμαι την ιστορία της σε όλους, επειδή αναπαριστά ένα από τα εκατομμύρια των ορφανών του HIV/AIDS.

İlgili Sayfalar