hikâyelerin ile cümle
hikâyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Kun Martta kertoi tarinoita siitä, mitä "äiti" sanoi tai teki ne kuulostaa aina mukava.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.När Marta berättade historier om vad "mamma", sa eller gjorde de lät alltid bekväm.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Når Martha fortalte historier om, hvad "mor" sagde eller gjorde de altid lød behagelig.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Quand Marthe raconté des histoires de ce "mère", a déclaré ou ont-ils toujours sonné confortable.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Quando Marta disse que histórias de "mãe" disse ou fez que sempre soou confortável.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Quando Martha raccontato storie di ciò che "madre", ha detto o hanno sempre suonato confortevole.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Wanneer Martha verhalen over wat "moeder", zei vertelde of deed ze altijd klonken comfortabel.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Wenn Martha Geschichten von dem, was "Mutter", sagte sagte oder tat sie klang immer komfortabel.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Όταν η Μάρθα είπε ιστορίες για το τι "μητέρα", είπε ή έκανε πάντα ακουγόταν άνετα.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Когато Марта разказва истории за това какво каза "майката" или не, те винаги звучат удобни.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Марфа, рассказывали о том, что "мать" сказал или сделал, они всегда звучали комфортно.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Марфа, розповідали про те, що "мати" сказав чи зробив, вони завжди звучали комфортно.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.כאשר מרתה סיפר סיפורים על מה "אמא", אמר או עשה הם תמיד נשמע נוח.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.عندما قال مارثا قصص ما هي "الأم" وقالت أم أنها بدت دائما مريحة.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.快適。 "私はそれでプレイできるカラスやキツネ幼獣を持っていた場合、"メアリーは言った。
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Ad esempio a bambini con il labbro leporino, le cui storie vengono poi documentate.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Así, atienden a niños con paladar hendido y documentan su historia en el blog.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Deci, copii cu buza de iepure, vor avea parte de acest lucru, si ei documenteaza povestea lor.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Des enfants avec un bec de lièvre en bénéficient, et ils racontent leur histoire.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Kinderen met een gespleten gehemelte bijvoorbeeld en ze documenteren hun verhaal.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.입술성형을 받은 아이들의 이야기를
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Poskytují je dětem s rozštěpem a dokumentují jejich příběhy.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar. Süper bir şey.Zum Beispiel Kinder mit Gaumenspalten, und ihre Geschichten werden dokumentiert.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Trẻ em hở hàm ếch sẽ được phẫu thuật, và họ ghi lại câu chuyện đó.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Więc operują dzieci z gotyckim podniebieniem i dokumentują ich historie.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Их сделают детям с расщеплённым нёбом (волчьей пастью), а потом об этом напишут.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Така че деца с цепнато небце да могат да се оправят и документират своите истории.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.אז, ילדים עם חיך שסוע, הם יקבלו את זה,
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.مثل أطفال لديهم تشوه بسقف الفم. يحصلون على الجراحة،
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.その話を記録します 素晴らしいことです
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun? İlgilendiğin konu mu?Michael, ποια είναι η γνώμη σου για το θέμα των ανθρώπων; Θα σας ενδιέφερε;
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, anh sẽ nói gì về chuyện nhân lực?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, apa pendapat Anda tentang kisah manusia?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, e tu come la vedi questa storia degli esseri umani?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, mi az Ön álláspontja emberügyben?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, quelle est votre position sur l'histoire des gens?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, ¿qué piensa de esto de las personas?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, was hältst du von der Menschengeschichte?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, wat is jouw mening over het mensenverhaal?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Майкл, а что вы думаете об этой истории?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?"Майкле, яке Ваше ставлення до людських ресурсів?
Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Майкъл, а какъв е твоят поглед върху историята с хората?
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.Ezt nevezi a nigériai iró, Chinua Achebe, a "történetek egyensúlyának".
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.Kar nigerijski pisatelj Chinua Achebe imenuje "ravnotežje zgodb."
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.Nigeryjski pisarz Chinua Achebe nazywa to równowagą historii.
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.To, čo nigérijský spisovateľ Chinua Achebe volá "rovnováhou príbehov".
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.Αυτό που ο Νιγηριανός συγγραφέας Τσινούα Ατσέμπε ονομάζει "ισορροπία των ιστοριών".
Nijerya'lı yazar Chinua Achebe'nin "hikayelerin dengesi" diye tanımladığı gibi.Это то, что нигерийский писатель Чинуа Ачебе называет "балансом историй".
Önceki evlilik hikayelerine bakarak, New York Times'ınA já jsem dělal jeden výzkum pro nedělní přílohu
Önceki evlilik hikayelerine bakarak, New York Times'ın그 후 저는 뉴욕 타임스의 선데이 스타일 섹션을 보며
Önceki evlilik hikayelerine bakarak, New York Times'ın"הוא אף פעם לא מתעניין באישה." עשיתי קצת מחקר במדור ה"סנדיי סטיילס"
Önceki evlilik hikayelerine bakarak, New York Times'ınوكنت أقوم ببحث ما في باب الموضة الذي يصدر يوم الأحد
Önceki evlilik hikayelerine bakarak, New York Times'ın結婚の裏話を調査していました
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz." "È"½•û"à"¨"ç""¤"Å"·"ª A
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz.Wir sehen sie an unserem Himmel, wir hören Geschichten von anderen, die sie gesehen haben.
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz.Мы видим их в небе, мы слышим истории других, кто видел их, мы даже видели их сами.
O'nları gökyüzünde görürüz, bazen de gören başkalarının hikayelerini dinleriz.היו איתנו מאז תחילת הזמן והם ביקרו אותנו באופן קבוע
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Jag tittar på berättelserna om hur de kom att inse saker.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.Je regarde les évènements qui les ont amenés à le comprendre.
Onların nasıl anladığının hikayelerine bakarım.그들이 어떻게 그걸 이해하게 됐는지 이야기를 봅니다.