hikâyelerin ile cümle
hikâyelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.잡다가 놓쳐 버린 물고기는 얘기할 때마다 크기가 커집니다.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.Minden hal, ami elszökik a történet minden elmesélésekor egyre nő.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.Ogni pesce che riesce a squagliarsela cresce di dimensioni con la narrazione successiva.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.Từng con cá lớn lên với đủ truyện tam sao thất bản.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.Κάθε ψάρι που ξεφεύγει μεγαλώνει αφήγηση με την αφήγηση.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.Всяка риба, успяла да се измъкне пораства с всяко разказване на историята.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.Всякая тварь, сорвавшаяся с крючка, становится более и более опасной от одной кружки эля к другой.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.כל דג שמצליח לברוח גדל עם כל סיפור שמסופר עליו.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.كل سمكة استطاعت الهرب تنمو مع كل رواية للقصّة.
Kaçmayı başaran her balık bu hikayelerin her anlatımıyla daha da büyür.尾ひれがついて回るものです それでも海には確かに 巨大な生き物が生息しており
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Eles querem contar as suas histórias.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Họ muốn kể câu chuyện của họ.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.O ni o těch případech chtěli mluvit.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Oni o tom chcú prehovoriť.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.Chcą się nimi podzielić.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.Ellos quieren contar sus historias, quieren compartirlas.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.Ils veulent raconter, ils veulent partager.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.그들은 자신들의 이야기를 들려주고 공유하길 원합니다.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.Mert el akarják mondani, meg akarják osztani.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.Vor să își spună poveștile.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.הם רוצים לספר את סיפוריהם. הם רוצים לגלות את סיפוריהם.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.يريدون أن يرووا قصصهم. يريدون المشاركه بقصصهم.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler. Paylaşmak isterler.こう言えたらいい と思っていたのです
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Sie wollen Ihre Geschichten erzählen.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Vogliono raccontare le loro storie.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Ze wíllen hun verhalen vertellen.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Θέλουν να πουν τις ιστορίες τους.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Вони хочуть розповісти свої історії.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Они хотят рассказать свои истории.
Kendi hikayelerini anlatmak isterler.Те искат да разкажат техните история.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.A félelemnek és a meseszövésnek közösek az összetevői.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Angsten en verhalen hebben dezelfde componenten. Ze hebben dezelfde architectuur.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Ängste und Geschichtenerzählen haben dieselben Bestandteile.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır. Benzer yapıları vardır.Y los miedos y las historias tienen los mismos componentes.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır. Benzer yapıları vardır.Страх та вміння оповідати мають спільні складові та однакову структуру.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Et les peurs et les contes ont les mêmes composantes.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Fricile și povestirile au aceleași componente.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.또한 두려움과 스토리텔링은 동일한 요소들을 갖고 있습니다.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Lęki i historie mają te same składniki.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Os medos e as narrações têm os mesmos componentes.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Paure e storie hanno le stesse basi.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Strach a vyprávění mají ty samé složky.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Strahovi in pripovedovanje zgodb imata enake sestavne dele.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Và những nổi sợ và việc kể chuyện có vài điểm giống nhau.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Ο φόβος και η αφήγηση αποτελούνται από τα ίδια μέρη.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Страхи и истории состоят из одинаковых элементов.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.Страховете и разказването на приказки имат общи елементи.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.ולפחד וליצירת סיפורים יש אותם מרכיבים.
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.والخوف و رواية القصص يحتون على المكونات ذاتها
Korkuların ve hikayelerin benzer bileşenleri vardır.構造をもっています
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Amikor Martha meséltek, amit "anya" mondott vagy tett, mindig hangzott kényelmes.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Atunci când Martha a spus poveşti din ceea ce "mama", a spus sau au sunat întotdeauna confortabil.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Cuando Marta se contaban historias de lo que significa "madre", dijo o hizo que siempre sonaba cómodo.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Když Martha vyprávěl historky o tom, co "matka", řekl nebo udělal vždy znělo komfortní.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Keď Martha rozprával historky o tom, čo "matka", povedal alebo urobil vždy znelo komfortné.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Ketika Martha bercerita tentang apa yang "ibu" katakan atau lakukan mereka selalu terdengar nyaman.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Khi Martha kể những câu chuyện của những gì "mẹ" nói hay, họ luôn luôn nghe thoải mái.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Kiedy Marta opowiadała o tym, co "mama", powiedział lub nie zawsze brzmiał komfortowe.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.마사가 말한 "어머니"의 이야기를하거나했을 때 그들은 항상 소리 편안하게.
Martha ne dedi "anne" hikayelerini anlattı ya da ne zaman onlar her zaman sesi rahat.Ko Martha povedal zgodbe o tem, kaj "mati" je povedal ali pa se vedno zvenel udobna.