hikâyeleri ile cümle

hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Deres historier blev kunsten i takt med at jeg skrev dem på det omdrejende lærred.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Hun verhalen werden de kunst terwijl ik ze op het ronddraaiende canvas schreef.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Ich historie stały się sztuką, bo wpisałem je na płótno obrotowe.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Jejich příběhy se staly uměním, jak jsem je psal na točící se plátno.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.그리고 저는 그들의 이야기를 회전하는 캔버스에 적어서 작품을 만들었습니다.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Le loro storie sono diventate arte mentre le scrivevo su tele rotanti.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Leurs histoires sont devenues création artistique pendant que je les écrivais sur une toile en rotation.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Poveştile lor au devenit artă pe măsură ce le scriam pe pânza rotativă.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Sus historias se volvieron arte conforme las volcaba en el lienzo giratorio.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Οι ιστορίες τους έγιναν η τέχνη καθώς τις έγραφα στον περιστρεφόμενο καμβά.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Их истории стали картиной, когда я написал их на вращающемся холсте.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Техните истории станаха изкуство докато ги записвах върху въртящото се платно.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.Ці історії стали мистецтвом, коли я написав їх на полотнах, які оберталися.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.הסיפורים שלהם הפכו לאמנות כשכתבתי אותם על כן הציור המסתובב.
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.و صارت قصصهم فناً و انا أكتبهم على قماشتي (لوحتي).
Hikayeleri ben onları tuvale yazarken sanata dönüştü.書いていくと 芸術作品になりました (拍手)
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.C'est ce qui est si spécial avec les histoires, elles ne sont pas un gadget, elles ne sont pas exactes.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Co wspaniałe w opowiadaniach, to że nie są maszynowe, nie są dokładne.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Das ist das Schöne an Geschichten. Sie sind nicht berechenbar, nicht exakt.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Dat is er zo speciaal aan verhalen, het zijn geen gadgets, ze zijn niet exact.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Det är det som är så speciellt med berättelser, de är inte en pryl, de är inte väldefinierade.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Det er, hvad der er så specielt omkring fortællinger, de er ikke en widget, de er ikke nøjagtige.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Đó là điều đặc biệt về những câu chuyện chúng không phải một thứ phụ tùng, chúng không chính xác.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.É isso que é tão especial nas histórias, elas não são um mecanismo, não são exatas.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Eso hace tan especiales a las historias, no son un dispositivo, son inexactas.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Ez olyan különleges a történetekben, nem gépek, nem precízek.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Itulah yang membuat cerita sangat istimewa, cerita bukanlah sebuah benda, cerita tidak pasti.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.그건 이야기가 왜 그토록 특별한지에 대한 것입니다, 그것들은 위젯이 아닙니다, 정확하지 않아요.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Questo è quello che rende speciale le storie, non sono un aggeggio, non sono perfette.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.To je na příbězích tak jedinečné. Nejsou to udělátka, nejsou exaktní.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.To je to, čo je také špeciálne na príbehoch, nie sú nástrojom, nie sú precízne.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Αυτό είναι το ξεχωριστό με τις ιστορίες, δεν είναι σαν τα μηχανήματα, δεν έχουν ακρίβεια.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Именно това прави историите специални, те не са програми, не са с точни параметри.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.Истории особенны именно потому, что они не являются точными механизмами.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.זה מה שכל כך מיוחד בסיפורים, הם לא יישום. הם לא מדויקים.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.هذا ما هو مميز بخصوص القصص، هي ليست بالقطع، ليست مضبوطة.
Hikayeleri bu kadar özel yapan da bu, birer alet değiller, kesin değiller.機械のようなきっちりした ものではないのです いい物語は必然性を持ちながら
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.A o tom vyřezávání příběhů je.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Dan itulah arti dari pemotongan cerita.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Dat is wat verhalensnijden is.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Đây chính là tất cả những gì liên quan đến việc cắt những câu chuyện.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.De eso se trata este arte del papel.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Ecco cosa significa ritagliare la carta.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.E é disso que o recorte de histórias trata.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.És ez az, amiről a történetvágás szól.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Et c'est à propos de cela qu'est la découpe d'histoires.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.I właśnie na tym polega wycinanie z papieru.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.이것이 스토리 커팅에 대한 모든것 입니다
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.O tom je strihanie príbehov.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Şi la asta se rezumă decuparea poveştilor.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Und darum geht es beim Schneiden von Geschichten.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Και αυτό είναι το θέμα της χαρτοκοπτικής ιστοριών.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Вырезание из бумаги как раз об этом.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Ето затова са историите изрязани от хартия.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.Саме в цьому полягає витинання.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.וזוהי כל מהותן של מגזרות נייר.
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.وهو ما يدور حوله فن تقطيع الورق
Hikayeleri kağıtları kesip biçerek aktarmak da bundan ibaret.(拍手)
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.Jag tror inte de skrattade av artighet.
Hikayelerim gayet iyiydi, ve kibarlıktan güldüklerini pek sanmıyorum.J'eus un certain succès. Je ne pense pas qu'ils ne riaient que par politesse.

İlgili Sayfalar