hikâyeleri ile cümle
hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Bei meiner Arbeit musste ich an die Menschen denken, an die Geschichten hinter diesen Bildern.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Enquanto trabalhava, não conseguia deixar de pensar nas pessoas "e nas histórias representadas nas imagens.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."În timp ce lucram, nu m-am putut abține să nu mă gândesc la oamenii şi la poveştile reprezentate de imagini.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Jak jsem pracovala, nemohla jsem nemyslet na jednotlivé lidi a příběhy zachycené na fotkách.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Keď som pracovala, stále som musela rozmýšľať o jednotlivých ľuďoch a príbehoch zachytených na fotkách.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Khi làm việc, tôi không thể không nghĩ đến mỗi thân phận và những câu chuyện chứa đựng trong các bức ảnh.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."이 일을 하면서, 저는 이미지에 나타나 있는 개인들과 이야기들을 생각하지 않을 수 없었어요.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Mentre lavoravo, non riuscivo a non pensare alle singole persone e alle storie rappresentate nelle immagini.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Mientras retocaba, no podía evitar pensar en las personas y las historias mostradas en las imágenes.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım.'Tijdens mijn werk moest ik alsmaar denken aan de mensen en verhalen achter de beelden.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."W trakcie pracy, nie mogłam przestać myśleć o osobach i historiach, które przedstawiały zdjęcia.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Ενώ δούλευα, σκεφτόμουν τους ανθρώπους και τις ιστορίες που εκπροσωπούσαν οι εικόνες.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Когато работех, не можех да не мисля за хората и за историите, представени на образите.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Пока я работала, я не могла не думать о людях и историях, воплощённых в изображениях.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."Працюючи з вами, я думала лише про особистості та історії, відображення на цих фото.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."כשעבדתי, לא יכולתי שלא לחשוב על האנשים ועל הסיפורים שהתמונות ייצגו.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım."وأنا أعمل، لم يسعني إلا أن أفكر في الأفراد والحكايات الممثلة في الصور.
"Çalışırken bu kişileri ve görüntülerin anlattığı hikayeleri düşünmekten kendimi alamadım.思いを馳せるのが止まりませんでした 特に お婆さんから小さな女の子まで 全ての世代の女性が
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.A tolmácsom elmondta a történetüket.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Il mio interprete mi ha raccontato la loro storia.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.저의 통역사가 그들의 이야기를 전해 주었습니다.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Mein Dolmetscher erzählte mir ihre Geschichte.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Mi intérprete me contó sus historias.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Mijn tolk vertelde me hun verhalen.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Min tolk fortalte mig deres historier.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Mój tłumacz opowiedział mi ich historie.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Mon interprète m'a raconté leurs histoires.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Můj překladatel mi řekl jejich příběhy.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Người phiên dịch của tôi kể chuyện của họ.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.O meu intérprete contou-me as histórias deles.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Prevajalec mi je povedal njihove zgodbe.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Traducătorul mi-a spus istoriile lor.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Ο διερμηνέας μου μού είπε τις ιστορίες τους.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Мій перекладач розповів мені їхню історію.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Мой переводчик рассказал мне истории этих людей.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.Преводачът ми разказа историите им.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.המתרגמת שלי סיפרה לי את סיפוריהם.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı.أخبرني المترجم المرافق لي عن قصصهم.
Çevirmenim bana hikayelerini anlattı."僕らに自由はない" と彼らは言いました
Charlie Chaplin hareketli filmlerde yenilik yaptı ve hikayeleri müzik, sessizlik, komedi ve şiirle anlattı.Charlie Chaplin a inovat filmele şi a spus poveşti prin muzică, tăcere, umor şi poezie.
Charlie Chaplin hareketli filmlerde yenilik yaptı ve hikayeleri müzik, sessizlik, komedi ve şiirle anlattı.Charlie Chaplin đã sáng tạo ra hình động và kể chuyện qua âm nhạc, khoảng lặng, tiếng cười và thơ ca.
Charlie Chaplin hareketli filmlerde yenilik yaptı ve hikayeleri müzik, sessizlik, komedi ve şiirle anlattı.Charlie Chaplin innoveerde de film en vertelde verhalen met behulp van muziek, stilte, humor en poëzie.
Charlie Chaplin hareketli filmlerde yenilik yaptı ve hikayeleri müzik, sessizlik, komedi ve şiirle anlattı.Charlie Chaplin zmienił kinematografię, opowiadał poprzez muzykę, ciszę, humor i poezję.
Charlie Chaplin hareketli filmlerde yenilik yaptı ve hikayeleri müzik, sessizlik, komedi ve şiirle anlattı.찰리 채플린은 영화의 혁신을 일으켰고 음악, 침묵, 유머, 그리고 시를 통해 이야기를 들려주었습니다.
Charlie Chaplin hareketli filmlerde yenilik yaptı ve hikayeleri müzik, sessizlik, komedi ve şiirle anlattı.Чарли Чаплин ввёл новшества в кино, и рассказывал свои истории посредством музыки, тишины, юмора и поэзии.
Charlie Chaplin hareketli filmlerde yenilik yaptı ve hikayeleri müzik, sessizlik, komedi ve şiirle anlattı.Чарли Чаплин прави иновации в киното и разказва истории чрез музика, мълчание, хумор и поезия.
Charlie Chaplin hareketli filmlerde yenilik yaptı ve hikayeleri müzik, sessizlik, komedi ve şiirle anlattı.צ'רלי צ'פלין חידש בקולנוע וסיפר סיפורים דרך מוזיקה, דממה, הומור, ושירה.
Charlie Chaplin hareketli filmlerde yenilik yaptı ve hikayeleri müzik, sessizlik, komedi ve şiirle anlattı.ابتكر تشارلي تشابلن صور تتحرك ليحكى قصص بالموسيقى و الصمت بالدعابة و الشعر
Charlie Chaplin hareketli filmlerde yenilik yaptı ve hikayeleri müzik, sessizlik, komedi ve şiirle anlattı.物語を音楽 沈黙 ユーモア 詩 を通じて伝えました 彼は社交的で 彼のキャラクターTrampは何百万もの人に訴えかけました
Cinsel istismar kurbanları olarak sadece kadınların değil erkekler ve oğlan çocuklarının da hikayeleri var.Жертвами изнасилования становятся не только женщины, но и мужчины и несовершеннолетние мальчики.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Até mesmo em histórias sobre violência sexual, os homens têm a esmagadora maioria do espaço impresso e no ar.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Dokonca aj v správach o sexuálnom násilí dostávajú muži oveľa viac priestoru v tlači aj vo vysielaní.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Jopa jutuissa sukupuolittuneesta väkivallasta miehet saavat suurimman osan palstatilasta ja lähetysajasta.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.심지어 성범죄 사건에서도 남성을 다루는 분량이 인쇄 매체나 방송에서도 대부분을 차지합니다.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Még a nemi erőszakról szóló hírekben is a férfiak kapják a nyomtatott felület és adásidő túlnyomó részét.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Thậm chí trong các bài viết về bạo lực giới tính, đàn ông tốn áp đảo giấy mực và thời lượng phát sóng.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.Zelfs in verhalen over geweld tegen vrouwen krijgen mannen het leeuwendeel van de paginaruimte en uitzendtijd.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.אפילו בכתבות העוסקות באלימות על רגע מגדרי, הגברים זוכים לרוב מכריע של שטח דפוס וזמן אוויר.
Cinsiyete dayalı şiddet hikayelerinde bile erkekler büyük bir alanı kaplıyor.男性が紙面や放送時間の 大半を占めています 男性が紙面や放送時間の 大半を占めています いい例があります
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.Abbiamo visto le brutte storie sulla CNN e sulla Fox e tutti gli altri, ma non abbiamo visto le belle storie.