hikâyeleri ile cümle
hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Lo que encontró fue que muchas de estas historias tienden a culpar a las víctimas y subestimar sus vidas.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Okazało się, że w wielu przypadkach obwiniano i poniżano ofiary.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.O que ela descobriu foi que muitas destas histórias tendem a culpar as vítimas e a desvalorizar as suas vidas.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Ze stelde vast dat vele verhalen de slachtoffers de schuld geven en hun leven laag inschatten.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Zistila, že mnohé z týchto článkov majú tendenciu obviňovať obete a znehodnocovať ich životy.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.Вона виявила, що чимало таких історій звинувачують жертв і низько оцінюють їхнє життя.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.И она обнаружила, что во многих этих историях винили жертв и обесценивали их жизнь.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.היא מצאה שרבות מהכתבות האלה נוטות להאשים את הקורבנות ולהמעיט בערכן.
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.و ما وجددته هو الكثير من تلك القصص التي تميل إلى إلقاء اللوم علي الضحايا و تقليل قيمة حياتهم ..
Bu hikayelerin birçoğunda kurbanları suçlayan ve yaşamlarını değersizleştiren izler buluyor.彼女達の人生の価値を下げる 内容の記事が多いことでした センセーショナルになりがちで 背景の文脈や前後関係に欠けていました
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Byli to muži z velrybářské lodi Essex, jejíž příběh se stal později inspirací pro román "Bílá velryba".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Estes eram os homens do baleeiro Essex, cuja história viria a inspirar partes do "Moby Dick".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Es waren die Männer des Walfängers Essex, deren Geschichte später Teile von "Moby Dick" inspirieren sollte.
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Hun verhaal zou een inspiratiebron zijn van "Moby Dick".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.이는 포경선 에섹스호 선원들의 이야기이고, 이들의 이야기는 훗날에 소설 "모비 딕"에 영감을 줍니다.
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Sono gli uomini della baleniera Essex, la cui storia avrebbe ispirato parti di "Moby Dick".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.To so bili možje s kitolovke Essex, katerih zgodba je bila kasneje navdih za dele "Moby Dick-a".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.To załoga statku wielorybniczego Essex, którego historia zainspirowała "Moby Dicka."
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Αυτοί ήταν οι άντρες του φαλαινοθηρικού Έσσεξ και η ιστορία τους αργότερα ενέπνευσε μέρη του "Μόμπι Ντικ".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Тези мъже били от кораба Есекс, чиято история по-късно щяла да вдъхнови части от "Моби Дик".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Це були моряки з китобійного судна "Ессекс", чия історія пізніше лягла в основу деяких частин "Мобі Діка".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.Это были моряки китобоя Эссекс, трагедия которых частично легла в основу романа "Моби Дик".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.אלה היו הגברים של לווייתנית "אסקס", שסיפורם הווה לאחר מכן השראה לחלק מעלילת "מובי דיק".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.هؤلاء هم رجال سفينة إسكس، والتي ألهمت قصتهم أجزاء من قصة "موبي ديك".
Bunlar hikayeleri sonradan "Moby Dick" adlı hikayeye ilham verecek olan Essex gemisinin mürettabatıydı.後に 『白鯨』 の モデルの一部になりました 現在だったとしても 深刻な状況ですから
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Abbiamo visto questa storia per tutto il Paese e anche in luoghi che si trovano oltre i confini statunitensi.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Am văzut această poveste în toată ţara şi chiar şi în locuri dincolo de graniţele americane.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Chúng ta đã nhìn thấy những chuyện này trên khắp đất nươc ngay cả những nơi ngoài biên giới Hoa Kỳ.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Csak 27 ember négyzetmérföldenként, ami nagyjából 10 ember négyzetkilométerenként.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Já vimos esta história um pouco por todo o país, mesmo em lugares para lá das fronteiras americanas.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Jsme toho svědky po celé zemi, ale i za hranicemi Spojených států.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Kita banyak melihat kisah seperti ini di berbagai wilayah dan bahkan di daerah di luar Amerika Serikat.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.시골지역 붕괴 현상은 미국 전역 뿐만이 아니라 세계의 다른 곳에서도 있어 왔습니다.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.On a vu cette histoire dans tout le pays et même dans les endroits au-delà des frontières américaines.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.S touto situáciou sme sa stretli naprieč celou krajinou a dokonca na miestach za americkými hranicami.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Vi har sett samma sak hända över hela landet och även på platser utanför USAs gränser.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.We hebben dit gezien in het hele land en zelfs buiten de Amerikaanse grenzen.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Widzieliśmy to już w całym kraju a nawet w innych miejscach poza Ameryką.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Wir haben diese Geschichte im ganzen Land gesehen und auch außerhalb der amerikanischen Grenzen.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Το φαινόμενο το έχουμε δει να συμβαίνει σε όλη τη χώρα ακόμα και σε μέρη πέραν των αμερικανικών συνόρων.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Похожую ситуацию мы уже видели по всей стране и за её пределами.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Примери за това има из цялата страна и дори извън американските граници.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.אנחנו רואים סיפורים כאלו בכל המדינה ואפילו במקומות מעבר לגבולות אמריקה.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.رأينا نفس القصة في جميع أنحاء البلاد و حتى في أماكن خارج الحدود الأمريكية.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.また国外にも見受けられます 症状としては...
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.저는 이것을 너무 잘 알고 있습니다. 제가 전 세계를 여행할 때 이런 이야기들을 듣고
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.To znám velmi zblízka, protože i když cestuji po celém světě, naslouchám příběhům a zachycuji je, trpím.
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.В цьому я точно впевнена тому що подорожуючи світом слухаючи та записуючи історії я веду боротьбу
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.זאת אני יודעת באופן אינטימי, מפני שאפילו כשאני נוסעת בעולם
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.انا اعلم هذا جيداً .. لانه وعلى مدى سفري حول العالم
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.私は世界中を旅して このような物語を聞いて 記録していたからです
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Chứa đựng cả ngàn năm lịch sử bên trong, và những sự kiện của con người và thiên nhiên.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.수천년 동안의 오랜 역사와 자연과 인류에게 있었던 재해들에 대한 기록을 자기 몸 안에 담고 있는 것이죠.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Sie enthalten Jahrtausende ihrer eigenen Geschichte und auch Hinweise auf Geschehnisse von Natur und Menschen.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Több ezer év történetét őrzik magukban, természeti és emberi események emlékeit.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Они содержат тысячи лет историй внутри себя, а также записи природных и человеческих событий.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.הם אוצרים בתוכם את אלפי שנות עברם, ומכילים גם רישומים של אירועי טבע ואדם.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.فهي تحمل في طياتها آلاف السنين من تاريخها الذاتي كما انها تحتفظ بسجلات الأحداث الطبيعية و الإنسانية
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.刻み込んでいますし 自然界や人間界の出来事も記録しています バオバブを見ると
Burada bir boşluk var, ve diğer bütün hikayeleri etkiliyor.Acolo e un gol și afectează toate celelalte povești.