hikâyeleri ile cümle
hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Многих тронула моя история, и они стали делиться своими.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.רבים התרגשו מהסיפור האישי שלי, ושיתפו בסיפור שלהם.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.الكثير تأثروا بقصتي الشخصية، و قاموا بمشاركتي بقصصهم بالمقابل.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.多くの人が私の話に感動し それぞれの話をしてくれました
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Az egyik női szerkesztő azt mondta, nem érdeklik az úgy nevezett "kézimunka történetek".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Dan seorang editor mengatakan bahwa dia tidak tertarik pada sesuatu yang disebutnya "kisah pekerjaan tangan."
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Eén redacteur vertelde me dat zij niet geïnteresseerd was in wat ze noemde "verhalen over arbeiders".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Eine Herausgeberin sagte mir, dass sie keine Interesse an "Handarbeitsgeschichten", wie sie es nannte, hat.
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.그리고 한 편집자가 저에게 자신은 "육체노동 이야기"라고 부르는 것에는 관심이 없다고 했습니다.
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.O editoare mi-a spus că nu e interesată de așa-numitele "povești despre muncă fizică".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Un'editrice mi ha perfino detto che non era interessata a quelle che lei chiamava "storie di lavoro manuale."
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Une éditrice m'a dit qu'elle n'était pas intéressée par ce qu'elle a appelé des "histoires de travail manuel".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Y una editora me dijo que no le interesaba lo que llamaba "historias de mano de obra".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Една редакторка ми каза, че не се интересува от онова, което наричаше "истории ръчна изработка".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Одна редактор сказала мне, что она не заинтересована в так называемой "истории о ручном труде".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.עורכת אחת אמרה לי שאינה מעוניינת במה שהיא קרה לו "סיפורי עבודת כפיים".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.قالت لى أحدى المحررات أنها ليست مهتمة في القيام بما وصفته ب "قصص العمل اليدوي".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.類には興味がないと言っていました 私は2007年と2009年にデリー消防庁 DFS の物語を手がけました
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.한 때는 사람들이 저에게 학술지나 그들의 이야기를 저한테 보내주기도 했죠. 6년간 수천 개의 데이터들을 다루다 보니
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.Dokonca mi ľudia začali posielať stránky z novín a svoje príbehy -- tisíce kúskov údajov za šesť rokov.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.Vid en tidpunkt skickade folk journalutdrag och sina berättelser -- tusentals bitar av data under sex år
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.V nekem trenutku so mi ljudje pošiljali strani dnevnikov, in svoje zgodbe -- tisoče podatkov v šestih letih.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.Люди надсилали мені сторінки своїх щоденників і надсилали свої історії - тисячі історій за шість років.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.בשלב מסויים אנשים החלו לשלוח לי דפים מתוך יומנים ולשלוח לי את סיפוריהם -- אלפי חלקיקי נתונים בשש שנים.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.فى نقطة معينة كان الناس يرسلون صفحات من يومياتهم ويرسلون لى قصصهم -- الآلاف من قطع المعلومات فى ستة أعوام.
Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri.自身の体験談を送ってきて それは6年の間に何千ものデータになったのです それで理解の糸口を得ることになりました
Bize Yeni Ahit'in ilk hikayelerini anlatıyor:A toto je jedna z Lorenzettiho nejvýznamnějších maleb.
Bize Yeni Ahit'in ilk hikayelerini anlatıyor: İsa'nın sünnet edilmek için kiliseye getirilmesini.Ікона зображає історію з Нового Завіту, коли малого Ісуса принесли до храму щоб зробити обрізаня.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Chúng ta là những câu chuyện mà chúng ta tự mình kể.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Jesteśmy opowieściami, które opowiadamy sobie samym.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Jesteśmy opowieściami, które sobie samym opowiadamy.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Kita adalah dongeng yang kita tuturkan.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Kita adalah dongeng yang kita ulangi.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.우리는, 우리가 우리 자신에게 해주는 이야기들이에요.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Nós somos as histórias que contamos a nós próprios.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Nous sommes les histoires que nous nous racontons.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Siamo le storia che ci raccontiamo.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Siamo le storie che ci raccontiamo.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Somos las historias que nos contamos.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Suntem poveştile pe care le spunem noi înşine.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Suntem poveştile pe care ni le spunem nouă înşine.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Vi er de historier, vi fortæller os selv.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Wij zijn de verhalen die we onszelf vertellen.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Wir sind die Geschichten, die wir uns erzählen.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Είμαστε οι ιστορίες που λέμε στον εαυτό μας.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Ми - історії, які ми собі розповідаємо.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Ми - це історії, які ми розповідаємо собі.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Мы - это истории, которые мы себе рассказываем.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Ние сме историите, които разказваме на самите себе си.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.Ние сме историите, които си разказваме.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.אנו הסיפורים שאנו מספרים לעצמנו.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.فنحن القصص التي نرويها لأنفسنا.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.نحن القصص التي نرويها لأنفسنا.
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.そして これが物語の幅なのです
Bizler, kendimize anlattığımız hikayeleriz.自分は存在するのかしないのか
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Ayudámos a personas sin hogar en la ciudad de Nueva York a compartir sus historias en Twitter
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Kami menolong tunawisma di kota New York Berbagi tentang cerita mereka kepada Twitter
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.저희는 트위터에 뉴욕 노숙자들의 이야기를 공유해 돕고 있습니다.
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Nós ajudamos os mendigos da cidade de Nova Iorque a contar suas histórias no Twitter
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.On aide les personnes sans abris qui habitent ici á New York partager leur histoires en Twitter.