hikâyeleri ile cümle
hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Aşk hikayelerinden hoşlanmıyorsun.You don't like love stories.
Haber hikayeleri yazma onun işidir.Writing news stories is his job.
Jack gezisi hakkındaki hikayeleri ile beni sıkıyor.Jack bores me with stories about his trip.
Bu, çocuk hikayeleri ile ilgili bir kitap.This is a book of children's stories.
Cookie macera hikayelerini sever.Cookie likes adventure stories.
Ben sadece dedektif hikayeleri okurum.I read detective stories exclusively.
Hüzünlü sonları olan hikayeleri severim.I like stories that have sad endings.
Hüzünlü biten hikayeleri severim.I like stories that have sad endings.
Dedektif hikayeleri eğlendirici.Detective stories are amusing.
Onun anlattığı hikayelerin türünü hiç duymadım.I've never heard the kind of stories he tells.
Uzun hikayeleriyle bizi sıktı.He bored us with his long stories.
Gazetelerdeki tüm hikayeleri yalanladı.He has denied all the stories in the newspapers.
O, zaman zaman dedektif hikayeleri okur.He reads detective stories on occasion.
Akşam yemeğinden sonra o sık sık dedektif hikayeleri okurdu.He would often read detective stories after supper.
Kendi macera hikayelerini seç.Choose-your-own-adventure stories.
Oğlum komik hikayelerin anlatıcısı olmak için çalıştı.My son tried to become a teller of funny stories.
Aşk hikayelerini severim.I like love stories.
Clark Kent Süpermen hikayelerinin kahramanıdır.Clark Kent is the hero of the Superman stories.
Sen aşk hikayelerinden hoşlanmıyorsun, değil mi?You don't like love stories, do you?
Eski insanlar kahramanlık hikayelerini anlatmaktan hoşlanmışlar.Ancient people liked to tell stories of bravery.
Tom Mary'ye Boston'da yaşadığı zamanın hikayelerini anlatırdı.Tom used to tell Mary stories about when he lived in Boston.
Tom Mary'ye cinayet hikayelerini okumayı sevip sevmediğini sordu.Tom asked Mary if she enjoyed reading murder mysteries.
Dedektiflik hikayelerini hep baştan sona okurum, çok heyecan verici!I always read detective stories from cover to cover; they're so exciting!
Halk hikayeleri hakkında bir kitap satın aldım.I bought a book of folktales.
Sen onun hikayelerini duyduğunda sen gerçekten onlara şüpheyle yaklaşmalısın.When you hear her stories you really must take them with a pinch of salt.
"Bazı korku hikâyeleri hakkında ne diyorsun?" "Hayır, o tür şeylere karışmamayı yeğlerim.""How about some horror stories?" "No, I'd rather not mess with those kinds of things."
Halk hikayelerine göre kediler dokuz canlıdır.According to folktales, cats have nine lives.
Hikayelerin sık sık mutlu sonları vardır.Stories often have happy endings.
Medya bu hikayeleri rapor etmiyor.The media are not reporting these stories.
Hikayeleri seviyorum.I like stories.
Macera hikayelerini sever misin?Do you like adventure stories?
Hikayelerinden bıktım!I'm fed up with your stories!
Sürprizlerle biten uzun hikayeleri seviyorum.I like long stories with surprise endings.
Çocuklar hikayeleri duymayı severler.The children love to hear stories.
Çocuklar aşk hikayelerini severler.The kids love stories.
Hikayeleri seversin, değil mi?You like stories, don't you?
O, hikayeleri seviyor.He likes stories.
Tom hikayeleri seviyor.Tom likes stories.
O, hikayeleri sever.She likes stories.
Mary hikayeleri sever.Mary likes stories.
Biz hikayeleri seviyoruz.We like stories.
Onlar hikayeleri seviyor.They like stories.
Tom'un bazı şaşırtıcı hikayeleri var.Tom has some amazing stories.
Bana hikayelerinden birini anlat.Tell me one of your stories.
Tom dedektif hikayeleri okumayı sever.Tom enjoys reading detective stories.
Senin anlattığın hikayeleri seviyorum.I like the stories you tell.
Tom her zaman aynı hikayeleri anlatır.Tom always tells the same stories.
Tom hikayelerinden birini bize anlatmaya söz verdi.Tom promised to tell us one of his stories.
Hiç anlatacak ilginç hikayelerin var mı?Do you have any interesting stories to tell?
Benim ebeveynlerim Tom'un ebeveynlerinin ona anlattığı aynı hikayeleri bana anlattı.My parents told me the same stories that Tom's parents told him.
Çocuklar kamp ateşi etrafına oturdu ve Tom'un hayalet hikayelerini anlatışını dinledi.The children sat around the campfire and listened to Tom tell ghost stories.
Biz bu hikayeleri sevmiyoruz, muhtemelen sen de.We don't like these stories, probably you either.
Bazen dedektif hikayeleri okur.Sometimes he reads detective stories.
Mary aşk hikayeleri bağımlısıdır.Mary is addicted to love stories.
Onlar sana hikayelerini anlatmak istiyorlar.They want to tell you their story.
Ben bir çocukken babam bana yatma zamanı hikayeleri okurdu.My father used to read me bedtime stories when I was a kid.
Tom ve Mary Boston'daki hayatları hakkındaki hikayeleri paylaştı.Tom and Mary shared stories about their life in Boston.
Tom'un hikayelerini dinlemek istiyorum.I like to listen to Tom's stories.
Tom'un hikayelerinden herhangi birini okudun mu?Have you read any of Tom's stories?
Duvarlar konuşabilseydi, bize hangi hikayeleri anlatırdı?If walls could talk, what stories would they tell us?