Ana içeriğe geç
Sözlük

hikâyeci ile cümle

hikâyeci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hikâyecilik Igbo kültürünün temel taşı ve Igbo toplumunun tamamlayıcı unsuruydu.Storytelling was a mainstay of the Igbo tradition and an integral part of the community.
Bu dönemin bazı yazarları hikâyeci bir tarih geliştirdiler.Some writers in the period did construct a more narrative form of history.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.It consisted of thirty episodes.
Hikâyeci (落語家 rakugoka) tek başına Kōza (高座) denilen sahnede oturur.The lone storyteller (落語家, rakugoka) sits on stage, called kōza (高座).
Oyuncu ilerledikçe hikâyeci tiyatro hakkında daha çok şey anlatır.As the player progresses, the narrator reveals more about the theater.
Hikâyeciliğin önemli bir parçası ise anlatıcıdır.It is a part of my story telling.
Sait Faik ödüllü iki hikâyeciDouble Award Science Triple Award Science
Kendimi bir hikayeci olarak görüyorum.So I really consider myself a storyteller.
Ve bunu yapış şeklimiz -- cocuklara dijital hikayeciliği öğretiyoruz.And the way we've done this -- we teach digital storytelling to these kids.
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?What are the influences? How do I, as the narrator, as the writer, also influence that?
Oyuncu ilerledikçe hikayeci tiyatro hakkında daha çok şey anlatır.As the player progresses, the narrator reveals more about the theater.
Hikayeci (落語家 rakugoka) tek başına Kōza (高座) denilen sahnede oturur.The lone storyteller (落語家, rakugoka?) sits on stage, called Kōza (高座?).
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.Il a été fait trente éditions de cet ouvrage.
Ahmet Mithat Efendi, sözlü halk hikâyeciliğinden eserlerinde bol bol faydalandı.C. Delores Tucker a eu une longue histoire dans le mouvement des droits civiques.
Yazmış olduğu Müsameretname, Türk hikâyeciliğinin ilk örneklerinden biri sayılmaktadır.Ate my balls — Un primer ejemplo de un fenómeno de Internet.
Herodotos da hikâyeci tarih tarzını kullanmıştır.Heródoto escribe su historia.
Hisarcılar akımı hikâyecilerinden.Records nella raccolta Signori...
1950 - 1960 yılları arasında Türk edebiyatında iki tür hikâyecilik gelişti.تطور نوعان من القص في الأدب التركي في الفترة بين عامي 1950-1960.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.يتألف الكتاب من ثلاثة مجلدات.
Peyami Safa'nın hikâyeciliği akademik olarak pek fazla incelenmemiştir.ملف سلامة سينوكزاسين فيما يبدو غير ملحوظ بالأحرى.
Hikâyeciliğin önemli bir parçası ise anlatıcıdır.Een geheim niet vertellen is belangrijk is sprookjes.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.Składa się z trzydziestu ksiąg.
"Hikâyeciliğime Düşen Cemre: Küçük Şeyler" (PDF).En utställning på väg mot små och stora berättelser (arbetsnamn)”.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.Цей епізод складається з трьох історій.
Hikâyeciliğin önemli bir parçası ise anlatıcıdır.Інша частина історії, звичайно, вигадка.
About.com kendisinden "çağımızın hayal gücü en kuvvetli hikayecilerinden biri" olarak bahsetti.Plútarchos o něm napsal, že byl „jedním z nejnadanějších vládců své doby“.
Hikâyeci (落語家 rakugoka) tek başına Kōza (高座) denilen sahnede oturur.Un singur povestitor (落語家, rakugoka) stă așezat pe scenă, numită kōza (高座).
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.Acest sezon conține 30 de episoade.
Hikâyeci (落語家 rakugoka) tek başına Kōza (高座) denilen sahnede oturur.A rakugoka (落語家, mesélő) egyedül ül a színpad közepén (高座, Kóza).
Ahmet Mithat Efendi, sözlü halk hikâyeciliğinden eserlerinde bol bol faydalandı.Mitracsek úr elfuserált életének hiteles története.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.Az évad 30 epizódból áll.
Geleneksel hikâyeciliğimizi çağdaş bir yorumla yoğurup yeniden topluma kazandırıyor."For det meste, at genfortolke deres klassikere for et nyt publikum."
Herodotos da hikâyeci tarih tarzını kullanmıştır.Herodotos holdt offentlige forelesninger av sitt historieverk.
Anadolu'da hikâyeci âşıklar tarafından 24 kol halinde anlatılır.Kamandanu mengenal empat perempuan dalam kisah percintaannya.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.本貫は30余本が伝わる。
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.共演出了30幾個作品。
Geleneksel hikâyeciliğimizi çağdaş bir yorumla yoğurup yeniden topluma kazandırıyor."이제 저는 저에 대한 모든 평가를 역사에 맡기고 조용한 시민생활로 돌아가겠습니다.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.במהלך חיו פרסם כשלושים ספרים.
About.com kendisinden "çağımızın hayal gücü en kuvvetli hikayecilerinden biri" olarak bahsetti.Динов определя живописта като „едно от най-съкровените си преживявания“.
"Hikayeciliğimize Düşen Cemre: Küçük Şeyler" (PDF).Zbog članka "Nešto o našim stvarima" ("Slovinac" br.
About.com kendisinden "çağımızın hayal gücü en kuvvetli hikayecilerinden biri" olarak bahsetti.About.com pjesmu je opisao kao "jednu od najdivnijih melodija godine".
Rogue benzeri oyunların çoğu epik fantezi hikâyeciliğinin etkilerini taşır.Beveik visiems šiems romanams būdinga pikareskos įvykių seka.
Bu kitapçık otuz hikâyecikten meydana geliyordu.Ta on avaldanud kolmkümmend raamatut.
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasından사람들은 알아차렸죠. 6천년 이야기의 역사 속에서 우리는 동굴의 벽에 수렵을 묘사하는 것에서 출발해
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasındanFelismerték, hogy a történetmesélés 6 000 évében a vadászatokat ábrázoló barlangrajzoktól eljutottak
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasındanȘi-au dat seama că în 6000 de ani de povestit ajunseseră de la reprezentarea vânătorii pe pereții peșterilor
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasındanהם הבינו, שב 6000 שנות סיפור סיפורים, הם עברו מציור צייד על קיר מערה
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasındanأدركوا أنه خلال 6000 سنة من سرد القصص، انتقلوا من وصف القنص على جدران الكهف
6000 yıllık hikayecilik tarihinde, mağara duvarlarında avcılığın anlatılmasından洞窟の壁に描かれた狩猟画から フェイスブックのウォール上の シェークスピアまで発展したのだと気づきました
Bazı hikâyeler esnasında, hikâyeci bazen dinleyicilere hikâyelerine katılma şansı verir.Durante qualche storia, il narratore a volte dava agli ascoltatori la possibilità di partecipare alla storia.
Bazı hikâyeler esnasında, hikâyeci bazen dinleyicilere hikâyelerine katılma şansı verir.그리고 몇몇 이야기에서 이야기하는 사람은 때때로 청중들에게 이야기에 참여할 기회를 줍니다.
Bazı hikâyeler esnasında, hikâyeci bazen dinleyicilere hikâyelerine katılma şansı verir.Y en algunas historias, a veces el narrador daba la oportunidad de participaren la historia.
Bazı hikâyeler esnasında, hikâyeci bazen dinleyicilere hikâyelerine katılma şansı verir.И иногда рассказчик даёт возможность слушателям поучаствовать в повествовании.
Bazı hikâyeler esnasında, hikâyeci bazen dinleyicilere hikâyelerine katılma şansı verir.И по време на историите, разказвачът понякога дава на слушателите възможност да вземат участие в историята.
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Bagaimana saya, sebagai narator, sebagai penulis, juga mempengaruhinya?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Come posso io, come narratore, come scrittore, influenzare gli eventi?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Como é que eu, enquanto narradora, enquanto escritora, também influencio isso?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?¿Cuáles son las influencias? ¿Cómo puedo yo, como narradora, como escritora, influir en ello?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Cum pot eu, în calitate de narator, de scriitor, să influenţez ce se întâmplă?
Ben bir hikayeci olarak, yazar olarak bunu nasıl etkiliyorum?Den frågan har säkert många forskare också ställt sig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod