Ana içeriğe geç
Sözlük

higgs ile cümle

higgs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bu Higgs Bozonun işi, bu alttaki iki satırın işi.Και αυτή είναι η δουλειά του μποζονίου Higgs, αυτή είναι η δουλειά των δύο τελευταίων γραμμών.
Ve bu Higgs Bozonun işi, bu alttaki iki satırın işi.И това е работата на Хигс бозона, това е работата на долните два реда.
Ve bu Higgs Bozonun işi, bu alttaki iki satırın işi.وهذه هي وظيفة فكرة حقل هيجز بوزون وهي وظيفة السطرين في الأسفل
Ve bu Higgs Bozonun işi, bu alttaki iki satırın işi.下の2行の役割でもあります これらの異なるタイプのクォーク
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Acum când o particulă se deplasează prin univers, poate interacționa cu aceste particule Higgs.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Als een deeltje door het universum beweegt, kan het interageren met deze Higgs-deeltjes.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Bây giờ, khi 1 hạt di chuyển qua vũ trụ, nó có thể tương tác với các hạt Higg.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Cuando una partícula se mueve a través del universo, puede interactuar con esas partículas de Higgs.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Když se částice pohybuje vesmírem, může interagovat s t těmi Higgsovými částicemi.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.이제 입자가 우주를 지나가면 이런 힉스 입자들과 상호작용을 하게 됩니다.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Ko se delec giblje po vesolju lahko pride v stik s Higgsovimi delci.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Kun hiukkanen matkaa ympäri maailmankaikkeutta, se vuorovaikuttaa Higgsin hiukkasten kanssa.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Most amikor egy másik részecske elkezd mozogni a világegyetemben, kölcsönhatásba lép a Higgs-részecskékkel.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Når så en partikel bevæger sig igennem universet, kan den interagere med disse Higgs partikler.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Ora, quando una particella si muove nell'Universo, può interagire con queste particelle di Higgs.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Quando uma partícula se move através do universo, pode interagir com estas partículas de Higgs.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Quand une particule se déplacent dans l'univers, elle peut interagir avec ces particules de Higgs.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Takže, keď sa častica pohybuje vesmírom, môže interagovať s Higgsovými časticami.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Teraz, kiedy cząstka porusza się we wszechświecie może oddziaływać z tymi cząstkami Higgsa.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Τώρα, καθώς ένα σωματίδιο κινείται μέσα στο σύμπαν, μπορεί να αλληλεπιδρά με αυτά τα σωματίδια Χιγκς.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.И когда частица движется сквозь Вселенную, она может взаимодействовать с этими бозонами Хиггса.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.І коли елементарна частинка рухається крізь всесвіт, вона може взаємодіяти з цими частинками Хіггса.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.Когато частица се движи през Вселената, тя може да взаимодейства с Хигс частиците.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.עכשיו כשחלקיק נע דרך היקום, הוא מגיב עם חלקיקי ההיגס האלה.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.الان عندما يتحرك جسيم عبر الكون، يمكنه التفاعل مع جسيمات هيجز تلك.
Yani, bir parçacık evrende dolaşırken, bu Higgs parçacıkları ile etkileşebilir.粒子はヒッグス粒子と相互作用をします あまり有名でない人が部屋の中で動いても
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.Ajattele niin, tässä Higgsin kentässä olevan kuten universal kentässä lumi.
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.Deci gândește la acest câmp Higgs ca la acest câmp de zăpadă universal.
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.Donc, pensez que ce champ de higgs est comme cet universel champ de neige.
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.Entonces, piensen en este Campo de Higgs como si fuera este campo de nieve universal
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.그러니까, 이 힉스 평원이라는 것을 눈밭으로 이루어진 우주라고 생각하세요.
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.Så, tänk dig det här Higgsfältet som ett universellt fält av snö.
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.Vì vậy, nghĩ về trường Higgs này như là sân tuyết có tầm rộng lớn như vũ trụ.
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.Σκεφτείτε το πεδίο Higgs σαν αυτό το συμπαντικό πεδίο από χιόνι.
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.Така че,мислете за Хигс полето като за това всеобхватно снежно поле.
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.لذا يمكن تشبيه حقل هيغز كما لو أنه حقل شاسع من الثلوج
Yani, bu Higgs alanını düşünmek bütün evreni içine alan karla kaplı bir alanı düşünmek gibidir.ユニバーサルな 雪の平原のようなものと 考えてみてください さて ヒッグス ボゾンは どこに登場するのでしょう?
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Baiklah, yang dikerjakan Higgs adalah memberikan massa pada partikel fundamental.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Cái mà hạt Higgs làm là nó cho các hạt cơ bản khối lượng.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Det Higgs gør er at give masse til de fundamentale partikler.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Es verleiht den Elementarteilchen Masse.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Et bien, ce que la particule de Higgs fait, c'est donner une masse aux particules fondamentales.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Higgs-deeltje geeft massa aan de fundamentele deeltjes.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Higgsin hiukkanen antaa massan alkeishiukkasille.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.자, 힉스입자가 뭘 하는거냐면 기초 입자에 질량을 주는 겁니다.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Le particelle di Higgs danno massa alle particelle fondamentali.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Lo que la Higgs hace es dar masa a partículas fundamentales.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.O que o Higgs faz, é atribuir a massa às partículas fundamentais.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Păi, ce anume face particula Higgs este să ofere masă particulelor fundamentale.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Takže, co Higgs dělá je, že dává všem fundamentálním částicím hmotu.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Takže, úlohou Higgsa je dávať elementárnym časticiam hmotnosť.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Tehát, a Higgs-részecske azt csinálja, hogy tömeget ad az elemi részecskéknek.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Torej, Higgsov delec daje maso osnovnim delcem.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Tym co robi Higgs jest "dawanie" masy podstawowym cząstkom.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Αυτό που κάνει το Χιγκς είναι να δίνει μάζα στα θεμελιώδη σωματίδια.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Бозон Хиггса дает массу фундаментальным частицам.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Отже, що робить частинка Хіггса, то це надає фундаментальним частинкам масу.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.Така, това което Хигс частицата прави е, че дава маса на фундаменталните частици.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.אז, מה שההיגס עושה, הוא נותן מסה לחלקיקים הבסיסיים.
Yani, Higgs'in yaptığı şey, temel parçacıklara kütle vermek.حسنا، الذى يفعله هيجز هو انه يعطى كتلة للجسيمات الاساسية
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod